Son zamanlarda medyada edindiği yer ile gerek ülkemizde gerek globalde popülerleşen kürek sporunu; Türkiye’nin en iyi üniversite takımlarından Koç Rowing’ten bir kadın sporcu olarak tanıtmaya çalışacağım.
Romantizmin Ötesindeki Disiplin
Kürek dışarıdan romantize edilebilir bir su yolculuğu gibi görünür ama tekneye oturduğunuzda kürek çekmenin sadece kol, gövde ve bacaktan ibaret olmadığını görürsünüz. Sabır ister; denge ve ritim ister. Ekibin ve teknenle tek vücut olman gerekir. Küçük zaman kırıntılarına tahammül yoktur suda. Aynı anda nefes alırsın; küreklerin suyla dansı eş zamanlıdır.
Kürek, temelde az akıntılı su yüzeyinde küreklerin pala kısmı ile suya kuvvet uygulayarak teknenin ilerlemesinin sağlandığı bir spor dalıdır.
Tekne çeşitleri bazında: Deniz teknesi ve olimpik tekne,
Kürek çeşitleri temelinde: Çift kürek ve tek kürek olarak sınıflandırılır.
Kişi sayısı ve dümencinin varlığına göre de çok farklı kombinasyonlarda yarış ekipleri oluşur. Fiziksel açıdan bakıldığında; kondisyon ve kuvvet olarak beklenilen performans, kürek sporunun en zor spor branşları arasında yer almasına yeter. Ayrıca teknedeyken dengeyi korumak, performansı maksimize etmek ve açık suda çevresel tehlikeleri fark edebilmek tetikte bir zihin gerektirir.
Teknede tek vücut olma hali, zamanla suyun dışına da taşınıyor. Haftada 5 günlük bir antrenman programı demek, sosyal çevremizin de büyük bir kısmının takım arkadaşlarımızdan oluşması demek.
Kışın parmaklarımız uyuşmuş şekilde yaptığımız antrenmanlar, akademi ve sporu beraber ilerletebilmek adına sabah 4 suları kayıkhaneye gittiğimiz günler, yarışlarda gerçek anlamda kan ve ter dökerek ulaştığımız zaferler bizi takımdan aileye çeviriyor. Teselliyi birbirimizde buluyoruz, mutluluğumuzu paylaşıyoruz, stresle de beraber başa çıkıyoruz. Yüksek nabız bazen birbirimize karşı yansısa da gün sonunda daha çok kenetlenmemizi sağlıyor.
En Zorlu Savaş: Ergometre
En zor zihinsel savaşımızı ergometre adını verdiğimiz salon kürek simülatörü üzerinde veririz. Aslında bireysel olarak çalışma fırsatımız varken orada da takım arkadaşlarımızla beraber olmayı tercih ederiz. Çünkü ergometre üzerinde yan yana verilen mücadele, su üzerindekinin bir yansımasıdır.
Dalgalar yoktur, kaçacak bir yer de yoktur. Sadece ekrandaki sayılara eşlik eden yüksek bir nabız vardır. Ve sınırlar birlikte zorlandığında aşılır. Bu mentalite, küreği en iyi şekilde anlatır.
Kürek su üzerinde başlayan, spor salonunda devam eden zamanla da hayatın her alanına yayılan bir disiplin. Bedeni ve zihni aynı anda eğitirken bir ekibin parçası olmayı da öğretiyor. Bundan sonra küreğin sakin su üzerindeki o estetik görüntülerine baktığınızda arkasında ne kadar büyük bir emek olduğunu da göreceksiniz. Umarım aranızdan birileri ile bu cümlelerden sonra bir yarışta da denk geliriz.