Şiirlenelim

Ayrılık Provaları- Kemal Varol


Listen Later

Olmadım!

Dağların sabrına sığındığımdan beri, olduğum yok artık benim.

Bulamadım...Taş neden yüzünü döndü bana?

Ne söyleyecekti eğilip baktığım su?

Rüzgâra kapılmış sağrısı bana ne dileyecekti?

Ah ki....Durmadım dünyada soluklanmak için.

Çok gözler gelip geçti canımdan,

ama olmadım!

Hepsi birdi,

Nasılsa sonunda hepsi birdi.

Filizkıran fırtınasıydı hayatım!

İyi hatırla!

Kimin yüzüyle gelmişti bana?

Bir begonvil, bir serçe, bir sabah ıslığı...Kimin yüzüyle hayatım?

Ayrıldığımızda kimdik?

Bağışla!

Bazı zamanlar unutuyorum yola uzun bakmayı.

Bazı şarkılardan geçmeyi...

Otların hışırtısına kulak verdiğimiz o geceyi unutma. İçinde çok dönmüş paslı bir anahtarla gelirdi sana...

Gözler, o zamanlar bir dua sessizliğiydi,
Unutma....

Halkalanan bir deftere yazdık geceyi,

Harfler belki susar sandık
Bütün kelimeler ''bizi de an'' der gibi bakıyordu bize
Unutma...

Kimselere demeden çözdük iplerimizi

Unutuş dedik sabaha karşı
Dünya uzun bir unutuş...
Bir meleğin kanatlarını elledik o gece,
Unutma.

Konuştuklarımız değil,

Sustuklarımız doğruymuş....

Bazen bir musluk sesine bile uyandı gözlerim. Bazen hiçbir şeye uyanmadı. Senden önce bin cümleye açılan ağzım,  senden sonra bir harfe bile uzanmadı. Bulut geçti, rüzgârın geçti, yağmurun geçti. Bütün gün elimde bir dal parçası; ikiye bölüp durdum toprağı.

Bir eve döndüm bazen. Oyuklu bir kayaydım. Bu taşı kaldırmama yardım edecek misin?

Bir sığırcık sürüsü geçmeyegörsün, bakır çalığı bir dağdım bazen...Her yangına ateş taşıdım. Bazen gökyüzüne baktım, bazen toprağa. Her taş gediğinde, bilmediğim bir şey aradım. Hayattı, çekiyordu içine. Dünyaya sığdım da, bir yatağa sığmadım bazen...

Bir yel esiyor alnımda,

Saçlarımı karıştıran bir el,

Göğsünü karla ovduğum bir kış bitiyor.

Görüyor musun?

Yıllar önce attığım ok, şimdi düşüyor.

Çok seneler geçti...Adın hâlâ, bir alaçiçek gibi duruyor, büyüyor şuramda.

Adın geçtiğinde susmasını öğrenecektim güya.

Ortancaların sabrıyla bakacaktım dünyaya. Sesimi kimin kalbinde düşürdüğümü unutacak, rüzgâra katılacaktım güya.

Tutunduğum zifir sonuna kadar yandı gittiğin gece

Yedi tas su içtim bir divandan

Yedi kat göğün yetimiydin göğsümde,

Yol kokusu başın, şimdi kimin sesinde uyuyor?

Kimin ırmağındasın şimdi?

Yeşerdi mi tarlan?

Acı kök tadı aldın mı dünyadan?

Bir avlunun karanlığından bakıp: Her aşk, kusur soyundandır

Dedin mi her kapıda?

Adını bilmediğim bir kuşun, suya batıp çıkan gagası

Akasya ağacının altında uyuklayan bir adam,

Ellerini rüzgâra uçak yapan bir çocuk,

Gün akşam olunca, etekliğini taşlara yayıp oturan bir kadın,

Yamaçtan aşağı yuvarlanan bir çakıl taşı mesela: yamaçtan aşağı kayan çocuklar… Yok yere saklanmış bir fıkra diyelim ya da.

Leyleklerin sadakati üzerine, gazeteden koparıp saklanmış bir haber.

Döne dolaşa dinlenmiş, beraber söylenmeyi beklenmiş bir şarkı:

Büyüsü bozulmasın diye, adını yazmadığım çok ağlanmış bir film ya da…

Sırt ağrılarını dindiren bir ilaç. bazı atların neden ağladığına dair önemli bir bilgi.

Gelip bende duran bazı kelimeler mesela....

Kırık kolumun sargılarında senden bir işaret ya da…

Biriktirdim hepsini...Kar topladım. Çığım bu yüzden kopuyor. çığlığım bu yüzden kapkara!

Zaman olur, başka şeyler de anlatırım sana.
Ama şimdilik:
Can ile ten
Cam ile taş
gibi kelimeler dönüyor ağzımda.

O büyülü aynada, ki herkes kendisiyle sınanır

Denize dokunsam, dönemem suyu geri.

...more
View all episodesView all episodes
Download on the App Store

ŞiirlenelimBy Hedablida