
Sign up to save your podcasts
Or


“Herkesle her şey konuşulur mu?” “Sınır çizmek samimiyeti öldürür mü?” Az Yanlışa Doğru’nun bu bölümünde, ilişkilerin en kaygan ama en hayati zemini olan “Samimiyetin Sınırları” üzerine konuşuyoruz. Bir yanda ruhumuzun görülme ve derin bağlar kurma ihtiyacı, diğer yanda “ya bu anlattıklarımı bana karşı kullanırsa?” tedirginliği… İçimizi kime, ne kadar açmalıyız? Samimiyet sandığımız şey aslında ne zaman bir “sınır ihlali”ne dönüşüyor?Bu bölümde sadece samimiyetin güzelliğini değil, risklerini de masaya yatırıyoruz. Enerjimizi sömüren, “biz çok samimiyiz” bahanesiyle hayatımıza saygısızca müdahale eden ve mesafe koyulması gereken insan profillerini inceliyoruz. Duvarlar örüp yalnızlaşmak yerine, kapıları doğru insanlara açmanın ve o hassas dengeyi kurmanın yollarını arıyoruz.Eğer sen de bazen “bunu söylememeliydim” pişmanlığı yaşıyor, ya da samimi olayım derken suistimal edildiğini hissediyorsan, bu bölüm sana rehberlik edebilir. Kendini korurken insanlara dokunabilmek, doğru mesafeyi bulmak ve ilişkilerde “az yanlışa doğru” bir adım daha atmak için…
“Bir şeyleri kaçırıyor muyum?”“Orada olmalı mıydım?”“Herkes bir şeyler yaparken ben neden gerideyim?”Bu bölümde, modern çağın sessiz ama güçlü baskılarından biri olan FOMO (Gelişmeleri Kaçırma Korkusu) üzerine konuşuyoruz.Sosyal medyada gördüklerimiz, başkalarının hayatlarına dair seçilmiş anlar ve sürekli “daha fazlası”na yetişme hali… Tüm bunlar zihnimizde nasıl bir acele, eksiklik ve yetersizlik duygusu yaratıyor?FOMO’nun sadece bir trend değil;kararlarımızı, mutluluk algımızı ve hatta kendi yolumuza olan güvenimizi nasıl etkilediğini birlikte sorguluyoruz.Kaçırma korkusuyla yaşamak mı, gerçekten bize iyi geleni seçmek mi?Eğer sen de zaman zaman başkalarının hayatına bakıp kendi anını kaçırıyormuş gibi hissediyorsan, bu bölüm sana iyi gelecek.Durup nefes almak, karşılaştırmayı bırakmak ve “benim için yeterli olan ne?” sorusunu yeniden sormak için…🎧 Keyifli dinlemeler.
En sevdiğimiz şeylerden biri de yeniden başlamak değil mi?Yeni bir sayfa açmak, geride kalanları bırakıp “bu kez daha bilinçli olacağım” demek…Ve yeniden başlama motivasyonumuzun en yüksek olduğu zaman tam da şimdi:Yeni bir yılın eşiğindeyken.Bu bölümde, yeni yıl hedeflerini aceleyle yazılan listeler olmaktan çıkarıp, gerçekten bize ait, sürdürülebilir ve anlamlı hale nasıl getirebileceğimizi konuşuyoruz.Hayallerimizi gözden geçiriyoruz, önceliklerimizi netleştiriyoruz ve yeni yıla daha düzenli, daha farkında bir başlangıç yapmanın yollarını arıyoruz.Yeni hedefler, yeni hayaller, yepyeni bir düzen…Hazırsan, bu yılı birlikte planlayalım. ✨
Yaş 31. Yolun kaçta kaçı bilinmez.Üçüncü geleneksel yeni yaş bölümümüz sizlerle🫶🏼Son bir yılın muhasebesini yaptığımız samimi bir sohbet sizleri bekliyor.Umarız keyifle eşlik edersiniz🌼
Yeni bir yıl… Yeni bir sayfa…Ve 2026’ya girerken hepimizin zihninde aynı soru:“Bu yıl kendim için neyi daha iyi yapabilirim?”Bu bölümde, yeni hedefler belirleme sürecini daha bilinçli, düzenli ve sürdürülebilir hale getirmenin en güçlü yollarından biri olan ajanda kullanımını konuşuyoruz🤍✨
Bu bölümde hepimizin zaman zaman hissettiği onaylanma ihtiyacını konuşuyoruz.Başkalarının takdiriyle güçlenmek, beğenilmek, kabul görmek… Bunlar insani duygular. Ama bazen öyle bir hâl alıyor ki, kendi kararlarımızı bile başkalarının gözünden süzerek veriyoruz.Peki neden onay arıyoruz?Bu ihtiyaç nereden geliyor ve hayatımızı nasıl etkiliyor?Kendi değerimizi dışarıdan gelen geri bildirimlere bağladığımızda neler oluyor?Bu bölümde, onaylanma arzusunun psikolojik kökenlerini, ilişkilerimize ve özsaygımıza olan etkilerini ve daha sağlıklı bir iç denge kurmanın yollarını konuşuyoruz.Kendimize daha şefkatli bakmayı hatırlatan, farkındalık dolu bir bölüm olsun 🤍✨
Bu bölümde, hepimizin fark etmeden içine düştüğü çok tanıdık bir zihinsel tuzağı konuşuyoruz:“Onaylama Yanlılığı” — Yani aslında zaten inandığımız şeyleri haklı çıkarmaya çalışma eğilimimiz.Hayatımızın pek çok alanında karşımıza çıkıyor bu durum:Bir fikre kafayı takıp sadece onu destekleyen bilgileri görmek…Bir insanı bir kez olumlu ya da olumsuz etiketleyip, sonra her davranışını o etikete göre yorumlamak…Ya da bir kararın yanlış olabileceğini gösteren işaretleri görmezden gelmek.Peki neden böyle davranıyoruz?Bizi bu düşünce döngüsüne iten şey ne?Beynimiz hatalarını neden kabullenmek yerine onları savunmayı tercih ediyor?Bu bölümde şunları konuşuyoruz:• Onaylama yanlılığı nedir ve günlük hayatta nasıl ortaya çıkar?• “Tabii ki haklıydım!” duygusu neden bu kadar cazip?• Kararlarımızı, ilişkilerimizi ve düşünme biçimimizi nasıl etkiliyor?• Ve en önemlisi: Bu yanlılıktan nasıl daha bilinçli olabiliriz?Kendi düşünce kalıplarımızı fark ettiğimiz, zihnimizin küçük oyunlarını birlikte çözdüğümüz, eğitici ve yer yer eğlenceli bir bölüm olsun 🤍✨
Bu bölümde, hepimizin zaman zaman yaşadığı o derin meseleyi konuşuyoruz:“Bir şey yapmam gerektiğini biliyorum… ama neden içimde o gücü bulamıyorum?”İçsel direnç kimi zaman mükemmeliyetçiliğin gölgesinden gelir;“Ya yeterince iyi olmazsa?” korkusundan…Kimi zaman da ertelemenin, tükenmişliğin ya da görünmez bir iç yorgunluğun izidir.Bu bölümde şunu soruyoruz:İnsan neden yapmak istediği şeyleri bile bazen yapamaz?Motivasyon neden bir anda kaybolur?Ve en önemlisi: Bu içsel düğümü nasıl çözebiliriz?Hep birlikte içsel direncimizin üzerine eğildiğimiz ve motivasyonumuzu artırdığımız bir bölüm olsun🫰
Bu bölümde zihinsel dayanıklılık, tolerans ve metanet kavramlarını konuşuyoruz.Zorluklar karşısında nasıl direnç gösterebiliriz?Gerçek dayanıklılık nedir — duygularını bastırmak mı, yoksa onlarla birlikte yürüyebilmek mi?Psikolojiden, nörobilimden ve hayatın içinden örneklerle;insanın kırıldığında nasıl onarılabileceğini, kaybettiğinde nasıl yeniden tutunabileceğini konuşuyoruz.Çok önemli rol modellerle desteklediğimiz sohbetimize siz de dahil olmak isterseniz videoda buluşalım.
Hepimizin beklentileri var…Sevilmek, anlaşılmak, takdir edilmek, karşılık bulmak…Ama bazen bu beklentiler bizi yorar, bazen de başkalarının beklentileri altında eziliriz.Bu bölümde “beklentiler” meselesine yakından bakıyoruz:Nedir haklı beklenti, nedir haksız olan?Neden bazen hayal kırıklığına dönüşürler?Ve biz neden hem kendi beklentilerimizin hem de başkalarınınkilerin içinde kayboluruz?Psikolojiden, ilişkilerden, günlük yaşamdan örneklerle; bazen bilimsel, bazen duygusal, bazen de kendi hayatımızdan yola çıkarak bu karmaşık duyguyu konuşuyoruz.
From the publisher's feed