Fluent Fiction - Turkish

Balancing Tradition and Trend: A Family's Culinary Journey


Listen Later

Fluent Fiction - Turkish: Balancing Tradition and Trend: A Family's Culinary Journey
Find the full episode transcript, vocabulary words, and more:
fluentfiction.com/tr/episode/2026-01-28-08-38-20-tr

Story Transcript:

Tr: Kar üzeri ince bir beyaz örtüyle kaplanmış mahallede, büyük aile evi ışıl ışıl parlıyordu.
En: In the neighborhood covered with a thin white blanket of snow, the large family house was shining brightly.

Tr: Evin içinde, Emir mutfak masasının başında oturuyordu.
En: Inside the house, Emir was sitting at the kitchen table.

Tr: Elde kalem, önünde bir kâğıt, o hafta sonu düzenleyecekleri aile toplantısı için alışveriş listesini yapıyordu.
En: With a pen in hand and a paper in front of him, he was making a shopping list for the family gathering they were organizing that weekend.

Tr: Emir, ailesinin geleneklerini devam ettirmek isteyen biriydi.
En: Emir was someone who wanted to continue his family's traditions.

Tr: Büyükbabasının sevdiği köfteleri, ninesinin meşhur zeytinyağlı dolmalarını yapmayı düşünüyordu.
En: He was thinking of making the meatballs his grandfather loved and his grandmother's famous olive oil-stuffed grape leaves.

Tr: Üst kattaki odasından gelen ayak sesleriyle, Leyla hızla merdivenlerden aşağıya indi.
En: With the sound of footsteps coming from her room upstairs, Leyla quickly descended the stairs.

Tr: Elinde parlak renklerle dolu bir dergi vardı.
En: She had a magazine filled with bright colors in her hand.

Tr: "Abi, bak!
En: "Brother, look!

Tr: Bak!
En: Look!

Tr: Bu yıl çok moda olan yeni yemek tarifleri burada," dedi heyecanla.
En: The new recipes that are very trendy this year are here," she said excitedly.

Tr: Leyla, gelenekleri biraz daha modernleştirmek istiyordu.
En: Leyla wanted to modernize traditions a bit.

Tr: Ailelerin yemeklerine biraz da günümüz trendlerinden katmak gerektiğini düşünüyordu.
En: She thought it was necessary to add some current trends to their family meals.

Tr: O sırada Zeynep, içeriden geldi.
En: At that moment, Zeynep came from inside.

Tr: Elinde defter ve kalemle, Leyla ve Emir'e yaklaşarak, "Dikkat etmeliyiz.
En: Approaching Leyla and Emir with a notebook and pen in hand, she said, "We need to be careful.

Tr: Çok abartmayalım, bütçemizi aşmayalım," dedi.
En: Let's not go overboard and exceed our budget."

Tr: Zeynep, her zaman ne kadar pratik ve hesaplı olduğunu gösteren bir tavır içindeydi.
En: Zeynep always displayed a practical and economical attitude.

Tr: Leyla'nın abartılı planları onu endişelendiriyordu.
En: Leyla's extravagant plans worried her.

Tr: Emir iki kardeşinin fikirleri arasında kalmıştı.
En: Emir was caught between his two siblings' ideas.

Tr: Bir tarafta eski gelenekler, diğer tarafta yeni trendler.
En: On one side were old traditions, on the other, new trends.

Tr: Nasıl bir karar vereceğini bilmiyordu.
En: He didn't know how to make a decision.

Tr: "Neden iki fikri birleştirmiyoruz?"
En: "Why don't we combine the two ideas?"

Tr: diye düşündü birden.
En: he suddenly thought.

Tr: "Hem geleneksel tatlar olur, hem de modern dokunuşlar."
En: "There can be both traditional flavors and modern touches."

Tr: Alışveriş günü geldiğinde, üçü birlikte çıktı.
En: When the shopping day arrived, the three of them went out together.

Tr: Markette Leyla, yeni bir tatlı tarifi için malzemelerin peşindeydi.
En: At the market, Leyla was chasing after the ingredients for a new dessert recipe.

Tr: Zeynep ise temel ihtiyaçların alışveriş sepetinde yer aldığından emin oldu.
En: Zeynep, meanwhile, made sure that the essential needs were in the shopping cart.

Tr: Emir, bir köşede Ayva Tatlısı için özellikle büyük olan ayvaları seçiyordu.
En: Emir was in a corner, picking particularly large quinces for Ayva Tatlısı.

Tr: Böylece her şeyin kıvamında ve dengeli olacağını hissetti.
En: This way, he felt everything would be just right and balanced.

Tr: Toplantı günü geldiğinde, büyük evin salonunda sıcak bir atmosfer vardı.
En: On the day of the gathering, there was a warm atmosphere in the large house's living room.

Tr: Dışarıda kar usulca yağarken, içeride şömine yanıyor, mutfaktan mis gibi yemek kokuları yayılıyordu.
En: While snow gently fell outside, the fireplace was burning inside, and the delicious aroma of food spread from the kitchen.

Tr: Aile üyeleri gelmeye başladıkça, Emir'in yüzü gülüyordu.
En: As family members began to arrive, Emir couldn't help but smile.

Tr: Herkesin ilgisini çeken masada, hem Leyla'nın önerdiği birkaç modern yemek hem de Zeynep’in önerdiği klasik tatlar yer alıyordu.
En: At the table that caught everyone's attention, there were a few modern dishes suggested by Leyla as well as classic flavors recommended by Zeynep.

Tr: Toplantı sonunda, herkes memnundu.
En: By the end of the gathering, everyone was satisfied.

Tr: Leyla ve Zeynep birbirlerine baktı ve gülümsedi.
En: Leyla and Zeynep looked at each other and smiled.

Tr: İki farklı bakış açısı birleşince, ortaya sıcak bir aile ortamı çıkmıştı.
En: When two different perspectives came together, a warm family environment emerged.

Tr: O gün, Emir anladı ki, gelenekle değişim arasında bir denge kurulabilir.
En: That day, Emir understood that a balance could be struck between tradition and change.

Tr: Yeter ki, samimiyet ve birliktelik olsun.
En: As long as there was sincerity and togetherness.

Tr: Bu birleşim, ailenin daha da güçlenmesini sağladı ve Emir'e daha açık fikirli olmayı öğretti.
En: This union strengthened the family even more and taught Emir to be more open-minded.

Tr: Evin içi, kararan akşamda, hala sıcak ve huzurluydu, kalpler gibi.
En: The inside of the house remained warm and peaceful in the darkening evening, just like their hearts.


Vocabulary Words:
  • blanket: örtü
  • shining: parlıyordu
  • gathering: toplantı
  • traditions: gelenekler
  • stuffed: doldurulmuş
  • descended: indi
  • magazine: dergi
  • trendy: moda
  • modernize: modernleştirmek
  • economical: hesaplı
  • extravagant: abartılı
  • caught: kalmıştı
  • combine: birleştirmek
  • quince: ayva
  • balanced: dengeli
  • fireplace: şömine
  • aroma: koku
  • sincerity: samimiyet
  • perspectives: bakış açıları
  • togetherness: birliktelik
  • atmosphere: atmosfer
  • exceed: aşmak
  • practical: pratik
  • suggested: önerdiği
  • classic: klasik
  • emerged: çıkmıştı
  • balance: denge
  • strengthened: güçlendirdi
  • open-minded: açık fikirli
  • peaceful: huzurluydu
...more
View all episodesView all episodes
Download on the App Store

Fluent Fiction - TurkishBy FluentFiction.org