
Sign up to save your podcasts
Or


Gözlerimin önünde hep aynı beyaz ev
Her dağ yamacına kurduğum,
Beliren her su kenarında,
Pembe damlı, yeşil panjurlu, balkonlu,
Balkonuna tırmanan sarmaşık
Gece, pencerelerinden sızacak ışık,
Kışın tütecek bacası....
Kapıyı ittiğinde çalacak bir çıngırak
-Duyuyorum o sesi şimdiden, berrak-
Geçeceğim yol, çıkacağım üç basamak,
Ellerinden sıyırıp atacağın eldiven,
Okşayacağım saç, dinleyeceğim ses,
Bakmakla doymayacağım yüz...
Açık panjurlardan o gün dolacak gündüz, o günkü hava...
Bir kapıyı açman, dolaşman sofada.
Şaşıracağım:
Böyle gezinen kim?
-Evim! Evim!.. Ellerimle asacağım Camlarına perdelerini
Yatak odasında düşüneceğiz bir an İki kişilik karyolanın yerini...
Yatak odamız, yemek odası,
kiler Raflarında ellerinle yapılmış reçeller
Karşı karşıya oturacağımız sofra,
Sürahide ışıldayan su,
Yazın, rüzgâra koyacağımız testi;
Senin yatacağın öğle uykusu...
Sararacak bir yandan çardaktaki üzümler,
Kâh esecek rüzgâr, kâh dinleyeceğiz yağmuru,
Kâh karlarla bembeyaz kesilecek çimenler
Hep geçireceğiz içimizden: Hayat beraber, ölüm beraber...
Şu göklerin altında, Olacağız o kadar bahtiyar
Ki annemiz, babamız da,
Uzun kış geceleri onlar da aramızda
Göz göze bakışacak, mangalı eşecekler...
By HedablidaGözlerimin önünde hep aynı beyaz ev
Her dağ yamacına kurduğum,
Beliren her su kenarında,
Pembe damlı, yeşil panjurlu, balkonlu,
Balkonuna tırmanan sarmaşık
Gece, pencerelerinden sızacak ışık,
Kışın tütecek bacası....
Kapıyı ittiğinde çalacak bir çıngırak
-Duyuyorum o sesi şimdiden, berrak-
Geçeceğim yol, çıkacağım üç basamak,
Ellerinden sıyırıp atacağın eldiven,
Okşayacağım saç, dinleyeceğim ses,
Bakmakla doymayacağım yüz...
Açık panjurlardan o gün dolacak gündüz, o günkü hava...
Bir kapıyı açman, dolaşman sofada.
Şaşıracağım:
Böyle gezinen kim?
-Evim! Evim!.. Ellerimle asacağım Camlarına perdelerini
Yatak odasında düşüneceğiz bir an İki kişilik karyolanın yerini...
Yatak odamız, yemek odası,
kiler Raflarında ellerinle yapılmış reçeller
Karşı karşıya oturacağımız sofra,
Sürahide ışıldayan su,
Yazın, rüzgâra koyacağımız testi;
Senin yatacağın öğle uykusu...
Sararacak bir yandan çardaktaki üzümler,
Kâh esecek rüzgâr, kâh dinleyeceğiz yağmuru,
Kâh karlarla bembeyaz kesilecek çimenler
Hep geçireceğiz içimizden: Hayat beraber, ölüm beraber...
Şu göklerin altında, Olacağız o kadar bahtiyar
Ki annemiz, babamız da,
Uzun kış geceleri onlar da aramızda
Göz göze bakışacak, mangalı eşecekler...