
Sign up to save your podcasts
Or


Görülme arzumdan ve aynı zamanda görülme kaygımdan bahsediyorum. İkisini bir arada tutabilecek kocaman bir kap istiyorum. Popüler bir çocukluk anımı anlatıyorum. Masumiyet Müzesi'nin bir sahnesini tekrar masaya koyup, biraz inceliyorum. Masadan hepinize sarılarak kalkıyorum.
Görünür yanlarımla,
Eda
Ne kadar gerçek olduğumu sorguluyorum. Gerçek ben ile sahte ben arasındaki eşiği belirleme sorumluluğumla karşılaşıyorum. Zorlanıyorum. Kendimi tanımlamak için kendime izin vermem, hatta yetki vermem gerektiğini fark ettiğim anlar yaşıyorum. Devriliyorum, çünkü içimde bir devrim var.
Gerçekle,
Eda
Yaşadıklarımı kişiselleştirmiyorum, yaşadıklarımı herkesleştiriyorum.
23 yaşıma dünyanın bütün kalplerini gönderiyorum.
Minnetle,
Eda
Yokuş aşağı konuşuyorum.
Helena Walsh: https://www.instagram.com/helenawalshcoaching?igsh=MTRnYXY5N2J4ZDNjdg==
Bırakın da kadın olmanın ne demek olduğuna biz karar verelim.
Bir muharebe meydanındayız ve adına şarkı diyorlar.
Kadın olmanın ne olduğunu keşfetmenin biz kadınlara bırakıldığı bir evrende var olmak dileklerimle,
Eda
Normal olmadığımdan bahsediyorum. Anormal bir hayatı anormal yaşamaya davet ediyorum sizleri.
Anormalliğimle,
Eda
Pelin Dilara Çolak video: https://www.youtube.com/watch?v=aqTCqXUBqyQ
Daha önce hiç duymadığınız bir öneriyle geldim. Aklınızda bulunsun. Psikologa gidin veya psikiyatra. İyi değilim, hiç bölümünü tekrar ziyaret ediyorum. Güzel bölümmüş. Cyrano de Bergerac'tan İstemem Eksik Olsun okuyorum. Deniz Tekin'in hangi şarkısıyla bitirsem bilemiyorum. İki şarkıyı da dinleyin.
Özgün önerilerimle,
Eda
Erkeklerin kadınlara sık söylediği yalanlarla başlıyoruz. Erkekler cepte tutmak istedikleri kadınlara nasıl davranıyor? Gerçekten ilgi duydukları kadınlara neler yapıyorlar? Erkeklerin bir kadın için yaptıkları en maksimum şey neydi? Romantik ilişkiler neden bu halde? En çok kim zarar görüyor?
En son ne zaman son küçük kutu süt içtiğimi hatırlamıyorum.
Bir şeyin artık son olduğunu nasıl anlıyoruz?
İlkokulun, ortaokulun, lisenin, üniversitenin, son iş yerimin son gününü hatırlamıyorum.
Öykülere son yazamıyordum. Çünkü "önemli değil"di.
Büyürken bir şeylerin sona erdiğini ne zaman öğreniyoruz?
***
Ben ilişkileri hiç biten şeyler olarak görmedim.Son kullanma tarihleri yoktu.Bitişleri benim varlığımı tehdit ediyordu.O kadar büyüktüler ki, benden çok büyüktüler.“Biterse ben de var olmayacağım” sanıyordum.
Sonra yavaş yavaş bir şeyler bitti.
Önce bitişlere verdiğim tepkileri kabul ettim.
Sonra bitişlerin kendisini.
Bu bitecek.Ben çok acı çekeceğim.Ve bu tamam.Bu olabilir.Bunu yaşayabilirim.Bu da hayata dahil.
Zamanla bitişlerde profesyonelleştim.
Artık anlıyorum.Bu, bu kişiyi son görüşüm.Bu, bu kişiyle son kez aynı masaya oturuşum.Bazen o an anladığım anda yas tutmaya başlıyorum.
Bir sabah uyanıyorsun.Bitmiş.İçinde bir şey kapanmış.Bilgisayarı açıyorsun, masaüstünde hep duran dosya yok.Nerede diye aramıyorsun bile.Varlığını da unutmuşsun.
Başlamak çok abartılıyor.Herkes başlar.Bitirmeyi bilmeliyiz.
Bitişlerle,
Eda
From the publisher's feed