
Sign up to save your podcasts
Or


1 Eylül Dünya Barış Günü, bu yıl Türkiye’de yeni çözüm sürecinin önemli bir aşamasına denk geliyor. Kamuoyunda “çerçeve yasa” olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un yürürlüğe girmesiyle birlikte, barışın nasıl kurulacağı kadar bu sürecin kimlerle ve nasıl yürütüleceği de yeniden tartışılıyor.
Peki bütün bu gelişmeler gençlerin penceresinden nasıl görünüyor?
1 Eylül Dünya Barış Günü vesilesiyle Hafıza Merkezi Eş Direktörü Olcay Özer’le gençlerin barıştan ne anladığını, çözüm sürecine neden temkinli yaklaştıklarını, karar alma mekanizmalarına nasıl dahil olabileceklerini ve hafıza çalışmalarının toplumsal barıştaki rolünü konuştuk.
🏳️🌈 Bu yıl 22-28 Haziran tarihleri arasında düzenlenecek İstanbul Onur Haftası’nın teması “AÇIK S’AÇIK” olarak belirlendi. Haftayı ve yürüyüşü, İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası Komitesi’nden Es ve Diren’le konuştuk.
🎙️ Söyleşi: Tuğçe Yılmaz
Bu bölümde Işılay Embel, İrem İnceoğlu ile birlikteakademinin çatlaklarını, makbullük rejimini ve bilgi üretiminin giderek daha fazla denetim altına alınan yapısını konuşuyor. Bölüm, üniversiteyi yalnızca bir bilgi üretim yeri olarak değil, aynı zamanda hangi bilginin meşru sayılacağına karar veren bir iktidar alanı olarak ele alıyor. Finansman rejimleri, projeçağrıları ve destek mekanizmaları üzerinden şekillenen akademik alanın, “makbul” ve “makbul olmayan” ayrımını nasıl yeniden ürettiği; hangi konuların desteklenebilir, hangilerinin ise riskli bulunduğu bu konuşmanın temel eksenlerinden birini oluşturuyor. Sistem, akademisyeni yalnızca yasaklarladeğil; onu uygun, ölçülü, fon bulabilir ve çerçeveye sığan bir özne haline getirme baskısıyla da biçimlendiriyor. Bölüm, tam da bu noktada, akademide eleştirel düşüncenin hangi çatlaklarda yaşamaya devam ettiğini sorguluyor.
Bu bölümde Işılay Embel’in konuğu sinema yazarı Deniz Üğütgen. Bölüm, sinemada, kültür sanat alanında ve dergicilikte sansür ile otosansürün nasıl işlediğine odaklanıyor. Türkiye bağlamında kültürel üretiminhangi görünür ve görünmez baskılar altında şekillendiğini konuşan Embel ve Üğütgen; yayıncılık pratiklerine, yazı dilinden seçki oluşturma süreçlerine kadar uzanan bir hatta sansürün yalnızca doğrudan yasaklarla değil, aynı zamanda riskten kaçınma, kendini geri çekme, yumuşatma ve “makbul” olana yaklaşma biçimleriyle de kurulduğunu tartışıyor. Bölüm, sinema yazarlığının ve dergiciliğin Türkiye’de nasıl bir kırılganlık alanında var olmaya çalıştığını, aynı zamanda bu alanlarda nasıl ısrar ve direnç üretilebildiğini görünür kılmayı amaçlıyor.
Bu ilk bölümde Işılay Embel, Bianet’in de katılımcıları arasında yer aldığı #OurMedia projesi kapsamında yürütülen Genç Liderler için Medya Okuryazarlığı ve Aktivizm Akademisi’nin genel hatlarından yola çıkarakifade özgürlüğü üzerine düşünmeye açılan alanı tartışıyor. Yaklaşık bir yıla yayılan atölyeler, saha çalışmaları ve karşılaşmaların ardından bu bölüm, ifade özgürlüğünü yalnızca hukuki bir hak ya da medya alanına sıkışmış bir mesele olarak değil; kamusal alan, bağımsız medya, dezenformasyon ve görünürlük rejimleriyle birlikte ele alıyor. Işılay Embel, bu bölümde kronolojik bir olaylar dizisi sunmak yerine, bugün ifade özgürlüğü hakkında neden söz üretmenin hâlâ acil ve gerekli olduğunu soruyor; baskının sıradanlaştığı, kamusal tartışma alanının daraldığı ve bazı seslerin daha en baştan dışlandığı bir bağlamda, söz üretmenin kendisinin neden politik bir önem taşıdığını tartışıyor.
Eğitim Reformu Girişimi "Eğitim İzleme 2025" raporunu açıkladı. Rapor içinde "Okul" ayrıca bir başlık olarak ele alındı. Sadece eğitim mekanı değil aynı zamanda ilişkiler alanı olan okul eğitim sistemindeki işlevini görebiliyor mu, okul yemeği projesi imkansız bir adım mı? ERG'nin Kıdemli Politika Analisti Özgenur Korlu ile bu soruların yanıtlarını ve "Okul Aidiyeti" kavramını konuştuk.
Eğitim Reformu Girişimi'nin "Eğitim İzleme 2025" raporu açıklandı. Rapor kendi içindeki gruplandırmalarla birlikte 1 milyon 470 bin çocuğun örgün dışında kaldığını ortaya koydu. Bu çocukların hangi koşullar sebebiyle örgün eğitim dışında kaldığını ve sosyoekonomik koşulların bu sonuca etkisini ERG Politika Analisti Kayıhan Kesbiç ile konuştuk.
Eğitim Reformu Girişimi'nin "Eğitim İzleme 2025" raporu açıklandı. Rapor toplumda çok fazla konuşulmayan bir konuya da yer verdi. Suriyeli öğrencilerin eğitim hayatında nelerle karşılaştıklarını ve kapsayıcı bir sistem için başlıca çözüm yöntemlerini raporun bu bölümünü hazırlayan Gülen Naz Terzi ile konuştuk.
bianet editörü Tuğçe Yılmaz, Aras Yayıncılık Genel Yayın Yönetmeni Betül Bakırcı ile yayınevinin dününü ve bugününü konuştu
Sokakta oyun oynadığım Türk arkadaşlarım devlet okullarına giderken biz Ermeni okullarına dağıldık. O yaşta bunun bende bir tür mahcubiyet yarattığını hatırlıyorum. Sanki doğru olmayan bir şey yapıyormuşuz gibi hissediyordum.
Rober Koptaş, başkalarının bilmediği bir dili öğrenmek üzere okula gitmeyi anlattı.
From the publisher's feed