BİLİM KAZANI

BİLİM KAZANI

By İlker Öztop, Aysu Uygur, Alp SipahigilEducationNatural Sciences
Download on the App Store

BİLİM KAZANI episodes

  • Bölüm 23: #ALS #IceBucketChallenge #BirKovaBuzluSu
    Meydan okuyanlar, meydan okunanlar, ciddiye alanlar, almayanlar, bu hastalıkla yaşayıp artık yalnız başına boğuşmadığı için bir nebze rahatlayanlar, boykotçular, bağışçılar, su tasarrufçuları, sosyal medya ilgi arsızları, futbol yorumcuları, kampanyayı amacından saptıranlar, kötü araçları amacın yerine koyup yargısız infaz yapanlar… #ALS #icebucketchallenge #birkovaBuzlusu kampanyasının B’sindeki BİLİMİ anlatmaya, hakkını vere vere en güncel bilimsel bilgileri aktararak Amiyotrofik […]
    27 min
  • Bölüm 22: Ateşş’e Hükmeden Biyolog Ezgi Hacı
    Bu hafta moleküler biyolojinin en temel öğretilerinden ‘merkezi dogma’yı sorguluyoruz. Bizi yoldan çıkaran ve kazana yasak elmayı yuvarlayan, Harvard Üniversitesi Moleküler ve Hücresel Biyoloji bölümünde doktora öğrenimine devam eden ve Firre (Ateşş) genetik dizilimi üzerinde çalışmalarını  sürdüren Ezgi Hacısüleyman.
    Son 50 yıldır her biyoloji öğrencisi, genetik kodun vücudumuzdaki işlevsel süreçlerde izlediği yolu DNA -> RNA -> Protein şeklinde öğrenir. DNA diziliminden RNA yapılır, RNA bir elçi gibi hücre çekirdeğinin dışına çıkarak bu dizilime uygun protein yapımı için taslak görevi görür, ve hücrede genetik koda uygun protein üretilir.  Ne var ki son 10 yıldır bilim dünyası RNA’nın bilinmeyen başka rolleri olduğunu keşfetmeye, moleküler biyolojinin bu çoğu zaman umursanmayan üyesinin çekirdekte çok farklı işlevleri de olduğunu göstermeye başladı. Ezgi Hacı doktora çalışmalarında, Firre RNA diziliminin kromozomun farklı bölgelerini iplik gibi sararak birbirine yakın pozisyonlara getirdiğini, böylece birden fazla genin ifadesini kontrol edebildiğini gösterdi.
    Bilim dünyasının dogmasını kırmaya, tabuları yıkmaya hazır mıyız ? Moleküler biyolojinin yeni tanrısı RNA’yı pohpohlamaya var mıyız? Öyleyse ateşş’e hükmeden biyolog Ezgi Hacı ile dogmatik sohbetlere hoşgeldiniz!
    Kazana bas, porsiyonu indir!
     
    https://bilimkazani.org/wp-content/uploads/2014/08/bilim20140821.mp3
    0 min
  • Bölüm 22: Ateşş’e Hükmeden Biyolog Ezgi Hacı
    Bu hafta moleküler biyolojinin en temel öğretilerinden ‘merkezi dogma’yı sorguluyoruz. Bizi yoldan çıkaran ve kazana yasak elmayı yuvarlayan, Harvard Üniversitesi Moleküler ve Hücresel Biyoloji bölümünde doktora öğrenimine devam eden ve Firre (Ateşş) genetik dizilimi üzerinde çalışmalarını  sürdüren Ezgi Hacısüleyman. Son 50 yıldır her biyoloji öğrencisi, genetik kodun vücudumuzdaki işlevsel süreçlerde izlediği yolu DNA -> RNA […]
    27 min
  • Bölüm 21: Şerlok Tamer Kök Hücrenin İzinde


    Bilimi Lokman Hekim hikayelerinden öğrendik,  yanıldık. Ölümsüzlüğün formülünü çiçekler fısıldamıyor, bu yolda kırlar ve ırmaklar yok. Bu yolda ter, gözyaşı, entrika,  bazen de kan var!
    5 Ağustos 2014’te bilim dünyası, dünyaca ünlü kök hücre biyoloğu Yoshiki Sasai’nin intiharı ile sarsıldı. Sasai’nin öğrencilerinden biri, kısa bir süre önce kök hücre yapımında devrim yaratacak bir metod geliştirmiş, bilim dünyasını zelzeleye veren bu metodun detaylarını prestijli bilim dergisi Nature’da yayınlamıştı. Neden sonra yoğun basın ilgisi, tekrarlanamayan deneyler, şaibeli bulgular ve makaledeki sahtekarlık iddiaları, hem bu metodun geçerliliğine dair şüpheleri kuvvetlendirdi, hem de olası bir sahtekarlığa karışmış olabileceği için Doktor Sasai’nin laboratuvarına korkunç bir kara leke sürdü. Bir bilim insanının intiharı (Sasai), bir diğerinin istifası (Vacanti) ve sahtekarlığı yapmış olabilecek öğrencinin kariyerinin muhtemelen sönmesi (Obokata) ile sonuçlanan bu macera, çiçekli düşlediğimiz bilimsel serüvenlerin hiç farkında olmadığımız karanlık yüzünü ortaya koyuyor olabilir mi?
    ‘Olamaz mı, olabilir’ diyor bilirkişiliğine başvurduğumuz bilim insanı Dr. Tamer Önder, nam-ı diğer Şerlok Tamer. 2012 yılından beri Koç Üniversite’sindeki araştırma laboratuvarında kök hücre yapımına yoğunlaşan Dr. Tamer ile bu üzücü intiharın ardındaki bilimsel hikayeyi ilmek ilmek dokuyarak gerçeklere ulaşmaya, sizlere bilim dünyasının bu defa karanlık yönünü göstermeye çalıştık! Dünyaca ünlü kök hücre ve kanser araştırmacılarının laboratuvarlarında çalışmış olan Doktor Tamer, bilimsel araştırmaların ne kadar yoğun ve stresli ortamlarda gerçekleştiğini anlatırken, yine de dinleyicilerimize mutlu bir nota ile veda ediyor: Yüreğinizin götürdüğü yere gidin!
    Kazana bas, porsiyonu indir!
    https://bilimkazani.org/wp-content/uploads/2014/08/bilim20140814_tamer.mp3
    0 min
  • Bölüm 20: Parkinson Yoğurdu (Değil)
    Bu hafta bilim kardeşimiz, bibişimiz Bilim-Bilmiyim‘le el ele verdik ve yüce milletimize musallat olmuş Yoğurt Lobisi’nin (YoLo) köküne kibrit suyu ektik!! Teşekkürler bilimsiz bilim haberciliği, yaşasın ‘kolay-çözümlere-hop-dedi-atlamacılık’ ve hurra ‘yoğurt-ye-zehrini-alır-pazarlama’. Olmasaydınız olmazdık.
    Konumuz Milliyet gazetesi bilim dış haberler çeviri servisinin Türkiye’yle paylaştığı “Alman bilim insanları Parkinson’i yoğurtla yendi. Onlar da çok şaşırdı” haberi. Önce gazete haberinin iki karış boyunun ölçüsünü alıyoruz, sonra da araştırmacı şanımıza yaraşır biçimde gazetenin hunharca katlettiği orjinal bilimsel çalışmanın yazarı Dr Cihan Erkut’u konuk alıp Konya’ya Konya, Hanya’ya Hanya diyoruz. EN ÖZHAKİKATİ tabağınıza getiriyoruz!
    Tikveş Yoğurtçularını değil, Boğaziçi Üniversite’sine hakkını helal ettikten sonra taşı tarağı toplayıp gurbet vatan Almanya’ya yerleşen, Dresden Max Planck Moleküler Hücre Biyolojisi ve Genetik Enstitüsü’nden doktor çıkan susuzluk ve metabolizma uzmanı Cihan’i dinleyin. Dinleyin ki bu araştırmanın aslında Parkinson’a tedavi geliştirmediğini, ama Parkinson’un bir türüyle ilişkilendirilmiş DJ-1 geninin hücrelerin susuzluk direncinde oynadığı rol ile ilgili olduğunu, DJ-1 geninin kodladığı enzimin ürettiği D-laktik asidin de bu direnç mekanizmasına katkı sağladığını, ve sadece Bulgar değil, aynı mayayla yapılan süzülmemiş tüm yoğurtlarda bulunan D-laktik asidin Parkinson ile zarar görmüş beyin dokusunu deney tüpünde tamir edebileceğini öğrenin. Biz size gaza gelmeyin demiyoruz, gelin tabii, ama hobi olarak gelin; önce işin doğrusunu öğrenin.
    Kazana bas, porsiyonu indir!
    https://bilimkazani.org/wp-content/uploads/2014/08/bilim20140807_cihan.mp3
    0 min
  • Bölüm 20: Parkinson Yoğurdu (Değil)
    Bu hafta bilim kardeşimiz, bibişimiz Bilim-Bilmiyim‘le el ele verdik ve yüce milletimize musallat olmuş Yoğurt Lobisi’nin (YoLo) köküne kibrit suyu ektik!! Teşekkürler bilimsiz bilim haberciliği, yaşasın ‘kolay-çözümlere-hop-dedi-atlamacılık’ ve hurra ‘yoğurt-ye-zehrini-alır-pazarlama’. Olmasaydınız olmazdık. Konumuz Milliyet gazetesi bilim dış haberler çeviri servisinin Türkiye’yle paylaştığı “Alman bilim insanları Parkinson’i yoğurtla yendi. Onlar da çok şaşırdı” haberi. Önce gazete […]
    29 min
  • Bölüm 19: Dr. Öz out, Dr. Öztop in!
    Bilim Kazanı Unplugged
    Doktorlar kervanına geçtiğimiz haftalarda katılan, ekibimizin kurucu üyelerinden HİV/AİDS uzmanı virolog Dr. Öztop bu bölümde yurtdışında doktora yapma sürecini ve araştırmalarını anlattı. Gelin Boğaziçi Üniversitesi’nin Harvard Tıp Fakültesi’ne yolladığı Truva Atı İlker ile kah hüzün, kah gözyaşı, kah coşku ve eğlence dolu bu 8 senenin muhasebesini yapalım; hangi beyin devreleri yandı, neler yaşandı bitti saygısızca öğrenelim ve akademinin Malazgirt Kalesi Harvard’i ele geçiren İlker’i bundan sonra macera dolu New York’ta neler bekliyor, hep beraber dinleyelim.
    Kazana bas, porsiyonu indir!
    https://bilimkazani.org/wp-content/uploads/2014/08/bilim20140731.mp3
    0 min
  • Bölüm 18: Beyin Tümörü Kamikaze
    Bu hafta beyne yolculuk yaparak algının kapılarını tamamen kırdık! Glioblastoma beyin tümörlerini tarihe gömmek üzere yola koyulan, Koç Üniversitesi’nin jet transferi Dr. Splinter Tuğba Bağcı-Önder’le bilimsel çetelesini, İstanbul’da kurduğu yeni laboratuvarını ve Türkiye’deki akademik hayatı konuştuk.
    Kanser hücrelerini canından bezdirip kendi kendilerini intihar etmeye zorlayan, zararlı tümörleri kamikaze taktiğiyle punduna getirme ve imha etme üzerine çalışan Doktor Tuğba Harvard’da başlayıp Türkiye’de devam ettiği çalışmaları sayesinde hem Türkiye’de hem de Avrupa’da bir çok ödül aldı, akademik rüştünü çoktan ispatladı. Bilkent Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik mezunlarınının medar-ı iftiharı, Tufts Üniversitesi’nden doktora nişanını, Harvard Üniversitesi’nden de doktora sonrası araştırmacı rütbesini cebe atıp şimdi de kendi laboratuvarında borusunu öttüren Doktor Tuğba ile temel bilimlerin tıbbi bilimler için önemini, akademik hayatın detaylarını, araştırma yapmaya başlayacak lisans öğrencilerine tavsiyelerini ve Bilim Kazanı’nı üniversite kantinlerinden megafonla yayınlatıp yayınlatamayacağını konuştuk.
    Bilimde kadının gücü Tuğba Sultan geliyor. Kahrolsun bağzı Beyin tümörleri, yaşasın Ninja Kaplumbağalar!
    Kazana bas, porsiyonu indir!
    https://bilimkazani.org/wp-content/uploads/2014/07/bilim20140724.mp3
    0 min
  • Bölüm 18: Beyin Tümörü Kamikaze
    Bu hafta beyne yolculuk yaparak algının kapılarını tamamen kırdık! Glioblastoma beyin tümörlerini tarihe gömmek üzere yola koyulan, Koç Üniversitesi’nin jet transferi Dr. Splinter Tuğba Bağcı-Önder’le bilimsel çetelesini, İstanbul’da kurduğu yeni laboratuvarını ve Türkiye’deki akademik hayatı konuştuk. Kanser hücrelerini canından bezdirip kendi kendilerini intihar etmeye zorlayan, zararlı tümörleri kamikaze taktiğiyle punduna getirme ve imha etme üzerine çalışan Doktor Tuğba […]
    27 min
  • Bölüm 17: Ekoloji Dünyası
    Aşağıdakilerden hangisi Doğa’nın hakimidir?
    A) Ayı
    B) Dev Mürekkep Balığı
    C) İnsan
    D) Drogon
    E) Doğa’nın tek hakimi Doğa’dır cnms
    Aşağıdaki canlılardan hangisi şu koskoca alemde yalnızdır?
    A) Bülbül
    B) İlker
    C) Dev Kaplumbağa Yalnız George
    D) Ümit Besen
    E) Hiç bir canlı yalnız değildir. İster makro ister mikro düzeyde olsun, her canlı mutlaka diğer canlılarla ekolojik bir alışveriş halindedir. Canlı canlının külüne muhtaçtır.
    17. Bölümde konuğumuz müstesna ekolog ve eğitmen, aynı zamanda yazar-çizer Duygu Dünya Önen. Dünya bize ekolojiyi yani çevrebilimini, yenilenebilir HAKİKİ biyoenerji üretmek üzere Hawaii’de deniz yosunlarıyla yaptığı çalışmalarını, Türkiye’de ilk ve orta öğretim seviyesinde ekoloji eğitmenliği tecrübesini, doğanın sınırsız tüketilebilir bir meta değil, bizim de parçası olduğumuz ve gereksindiğimiz bir yaşam alanı olduğunu, bu bilinci geliştirmek için insan yavrularına hitaben yazdığı kitabı, soyu tükenmeye yüz tutan pandaları seviştirtmenin önemini (bunu konuşmadık ama KONUŞMALIYDIK EN MÜHİM ŞEY BU!!) ve biyolojinin çalışma alanına giren HER şeyin nasıl aslında sürekli ekolojik değişkenlere tabi olduğunu anlattı. Bu bölümü şöyle gökyüzüne, çimenlere, denize baka baka dinleyin. Ve unutmayın;
    Canlı hayat en hakiki mürşittir.
    Kazana bas, porsiyonu indir!
    https://bilimkazani.org/wp-content/uploads/2014/07/bilim20140710.mp3
    0 min

About BİLİM KAZANI

From the publisher's feed

Bilim Kazan, Biz Kepçe