Şiirlenelim

Bilinçaltımla Söyleşi- Özgür Özmeral


Listen Later

Uzağa gidiyordun, önündeki kırmızılıkların çok uzağına

Kapılarını parmak izlerinden sıyırdın, yaktın

Ne bir ses istiyordun peşinden gelen ırmaklardan

Ne yüzünü sürdüğün, avuçlarını açtığın sarhoş merhametler

İçeri girdiğini sandığın tüm odalar, 

Aslında farkında olmadan yaktığın sokaklardı

Uzağa gittiğini sanıyordun, önündeki kırmızılıkların çok uzağına

Gecikmiş bir yolcunun telaşını yüzünden silebilir miydin?

Zamanı, renklerinden ayıramadın

Demir sürgülerle örülmüş hastalıklı bir çağı sen seçmedin elbet

Yakana iliştirdiğin yabani çocukluğu, uyaksız korkuları...

Dışında kalamadın huzursuz kulübenin

Çıkmadın, çık(a)madın

Anlamını zorlamadın hiçbir kelimenin

Seni yok eden varlığın değil,

Yokluğunu düşündüğün, gergeflere asılı zavallılığındı

Seviştin kimselere veremediğin telaşlı ve titreyen yanınla

Düzensiz bir terk edişti kasvetli yüzlere bıraktığın simgeler


Uzağa gidiyordun

Peşinden sürüklediğin çocuk yanının çok uzağına

Kendini yineleyen yaşamların imgesi gibi tehditkâr,

Ve anaforlardan medet umarcasına

Bir yangında kayboldu usul gözlerin...

Çiseleyen her yağmur, seni beraberinde sürükler sandın

Boşluğun genzini yakan tadı aşktı ve sen bunu unutmadın


Yaşadın,

Yaşadığın her geri dönüş yüzünü kesen bir rüzgar gibi...

Acıttı dudaklarını, sesini, bedenini

Bahar senin evine hiç gelmedi.

Uzak sendin

Ve yakın olmayı hiç bilmedin

Karakalem tablolardan artırdığın tonları erdem saydığından beri


Sabah bilgiç yanını sürüklüyor uzak coğrafyalardan


Kime baksan, kendi suretini yaratıyorsun

Aden bahçelerinden

Killi yontuların menşeinden...


Belki, ruhun kekremsi bedenlerin tanınmaz resmini arıyor


Uzak sendin, 

Sen, yakını tanımayan....



...more
View all episodesView all episodes
Download on the App Store

ŞiirlenelimBy Hedablida