
Sign up to save your podcasts
Or


Zorlandığında kendinle nasıl konuşuyorsun?
Bu bölümde, Kristin Neff’in Öz Şefkat kitabından ilhamla kendimize neden bu kadar sert davrandığımızı ve kendimizle daha nazik bir ilişki kurmanın yollarını konuşuyorum.
Belki bu bölüm, kendine açılan çok küçük bir nefes olur.
Ikigai nedir, ne değildir?
Bu bölümde Héctor García & Francesc Miralles’in Ikigai kitabından ilhamla, yavaş yaşamı, hayat amacı kavramını ve Okinawa’da uzun yaşayan insanların acele etmeden kurduğu hayatı konuşuyoruz.
Ikigai belki büyük bir hedef değil,
hayatla bağ kurma biçimidir. ✨
Bugün dertleşiyoruz.
Hastalık sonrası durmak, nefese dönmek ve basit şeylerin ne kadar kıymetli olduğunu hatırlamak üzerine samimi bir bölüm. Dinlerken yavaşlamana izin ver.
Bu bölümde Erin Niimi Longhurst’ün Japonizm kitabı üzerinden
Japon kültürünün sade, dengeli ve farkındalık temelli yaşam felsefesini konuşuyoruz.
Japonizm; hayatı yavaşlatmayı değil,
dikkati toplamayı,
anda kalmayı ve
kusurları kabullenmeyi öneriyor.
Bu bölümde değindiğimiz bazı kavramlar:
• Ichi-go Ichi-e
• Wabi-sabi
• Ma
• Gambatte
Modern hayatın hızına karşı,
Doğu’dan gelen sade bir bakış açısı.
Bu bölümde Zen’i en sade haliyle ele alıyoruz.
Zen nedir?
Hayatı sadeleştirmek neden bizi iyileştirir?
Neden “daha az”, bazen “daha çok”tur?
Japonya’da en çok satan kitaplardan biri olan Zen: The Art of Simple Living’den ilhamla;
anda kalmayı, zihni sadeleştirmeyi, dikkat dağıtıcıları hayatımızdan çıkarmayı ve küçük adımlarla nasıl berrak bir yaşam kurabileceğimizi konuşuyoruz.
Eğer zihnin kalabalık, ruhun yorgunsa…
Bu bölüm sana iyi gelecek.
Beni dinlediğin için teşekkür ederim. 🌿
Bu bölümde Thich Nhat Hanh’ın Yaşama Sanatı kitabından ilham alarak, anda kalmanın iyileştirici gücünü, gülümsemenin neden bir mindfulness pratiği olduğunu ve huzurun aslında nasıl her an elimizin altında olduğunu konuşuyorum.
Eğer bugün biraz fazla yorulduysan… biraz durmaya, nefes almaya ve kendine dönmeye ihtiyacın varsa, bu bölüm senin için.
Hepimizin çocukluğundan bir parça olan Winnie the Pooh’un arkasında aslında derin ve kimsenin bilmediği bir hikâye var.
Bu bölümde, o sıcacık masalın nasıl doğduğunu, hangi gerçeklerden beslendiğini ve neden hepimize bu kadar iyi geldiğini anlatıyorum. 🍯💛
Günün büyük kısmını çalışarak geçiriyoruz.
Peki mesai saatlerinde huzurlu hissetmek mümkün mü? 🌿
Bu bölümde, Danimarkalıların mutluluk felsefesi hygge’nin iş yaşamına nasıl taşınabileceğini konuşuyoruz.
Küçük anlarda huzuru bulmak, ofiste bile “bir fincan sıcaklık” yaratmak mümkün mü birlikte keşfedelim. ☕✨
İlham kaynağı: NPR Design, The Guardian
Mutluluk Bir Tesadüf mü?” serisinin ikinci bölümünde,
bu kez hygge’nin ruhsal tarafına dokunuyoruz.
Sadelik, doğa, dostluk ve anda olma hali...
Tüm bunların içinde gizli olan küçük mutlulukları birlikte hatırlıyoruz.
Loş bir ışık, bir fincan kahve, belki sessiz bir an.
Çünkü bazen, basit olan gerçekten de güzeldir. ☕✨
İlham kaynağı: Meik Wiking – “Danimarkalıların Mutluluk Sırları ''
Huzurlu bir yaşamın sırrı ne olabilir?
Bu bölümde, Danimarkalıların mutlulukla özdeşleştirdiği hygge kavramını konuşuyoruz.
Mum ışığı, kahve, sıcak battaniyeler ve küçük mutluluklar…
Belki de huzur, sandığımız kadar uzakta değildir. ☕✨
From the publisher's feed