O bir dolu yaprak bense pınar,
O az güneş bense derinlik,
O ölüm bense yaşama bilgeliği
İstiyordum ki, zaman alaycı olmayan gülüşüyle
Yüzünü göstere karanlıkta,
Karanlığı taşıyan rüzgâr esse
Ve kuytu pınarda sarmaşığın içtiği
Derin suyu bulandırmak ola ölüm
Dolaşıp o kararmış yollarda,
Taşın uyumuşluğunu paylaşırdım
Kördüm onun gibi tıpkı...
İşte çıktı o yel, gülünç oyunlarımı
Ölüm perdesinde belirten pırıl pırıl.
Özlediğim yazdı,
Gözyaşımı kurutacak kızgın bir yaz,
İşte çıktı o soğuk, üyelerimde büyüyen,
Ve ben uyandım ve acı çektim.
Sen ey kaçınılmaz sürem,
Ey toprak, o en çıplak, bıçak gibi!
Özlediğim yazdı,
Mutluydum gerçek,
Ölesiye hem.
Ellerim açılmakta pisliğine
Bir bengi yağmur
Sönüp bitsin söz
Sönüp gitsin söz
Şu basık odada, senin bana erdiğin,
Daralsın ocağı çığlığın, kapansın
Sönüp bitsin söz