
Sign up to save your podcasts
Or


Bir şarkın olsun. Senin olsun. Hayatına her giren insana "Bu benim şarkım bak" diye dinlet. Bir gün o kişinin hayatından çıktığında bir radyoda denk gelirse, seni hatırlasın.
Bir tane en yakın arkadaşın olsun. Sadece kötü günde değil, iyi günde de aradığın ilk kişi o olsun. Birlikte düşün, birlikte kalkın. Birbirinizi toparlayın. Yaralarınızı sarın. Herkes gittiğinde "şanssızlığınıza" biraz gülün, biraz ağlayın.
Bir tane çok büyük aşkın olsun. Bir dönem çok sevmiş ol, bir dönem nefret etmiş. Her şey küllendikten sonra tebessümle hatırla. Biraz da bir yanın acıyarak. "O olsaydı nasıl olurdu acaba hayatım?" diye sorgulayarak. Artık bir şey hissetmesen de "başına bir şey gelse yine de ilk ben koşarım" diyecek kadar. Unutma, masallar mutlu sonla, efsaneler kavuşamamakla biter.
Bir evlat edin. Bir kedi olur, bi köpek de. Ama olsun. Kapılarını aç. Senden olmayan ama senin ilgine bakımına muhtaç bir kalbin atışlarını ellerinde hisset. Bir canlının hayatını değiştirmek acayip bir şey. Birinin kahramanı olmak istersen, bundan büyük fırsat olamaz. Sevmek çok güzel. Hele bir de her koşulda sevilmek.
Şansız bir dönemden geçtiğinde ve işler istediğin gibi gitmediğinde, kendi hikayenin yazarı olduğunu hatırla.
Her şey kasvetli bir hal almaya başladığında bu durumların geçici olduğunu hatırla. Senin değerini, içinde bulunduğun durumlar belirlemez. Değerini belirleyen, her şey yanıp bittiğinde küllerinden nasıl doğduğundur.
İplerimizi yönlendiren şeyin içimizde olduğunu hatırla. Bu hitabetimizdir, yaşamımızdır, deyim yerindeyse, bizi insan kılandır. Onu asla etrafını saran damarlarla, üstüne yapışmış organlarla canlandırma kafanda. Çünkü bunlar sadece dülgerin baltası gibidir. Tek farkı, vücudumuza yapışık olmalarıdır. Onları hareket ettiren ve durduran neden olmadan hiçbiri dokumacının mekiğinden, yazarın kaleminden, arabacının kamçısından daha yararlı değildir.
Koşmak zorunda değilsin. Düşersen, kalkmak zorunda değilsin. Düşersen, çayır çimenin tadını çıkar. Ve hatırla: Kimseyi dinlemek zorunda hiç değilsin.
Bol bol kitap oku. Biri seni derinden etkileyene kadar oku. Onu bulduğunda kimseyle paylaşma. O hikaye sana ait. Beğenmediğin sayfayı yırt, sevdiğin sayfayı yıldızla donat. Başucunda dursun. Belki bir gün, biri gizlice o sayfaları keşfeder. Seni daha iyi tanıma imkanı olur.
Salaş bir restaurant edin. Patronundan, garsonuna kadar tanı. Kafan mı bozuk, mekan dolu mu, sana yer açacakları kadar müdavimi ol. Bir masan olsun, hep oturduğun. Bir başına gitsen bile, başına bir şey gelmeyeceğini bil. Bir gün belki kapanır ya da yıkılır. Ama sen önünden her geçtiğinde "burda eskiden hep bir yerim vardı" dersin.
Bir hobin olsun. Kaçmak için. Hiçbir şey düşünmediğin. Dünyadan uzaklaşabildiğin. Onunla övün. En iyi yaptığın şey olsun. İnsanlar şaşırsın. Senin için çocuk oyuncağı olsun.
Bir şey iste. İmkansız olsun. Peşinden koş. Yorul. Defalarca kaybet, defalarca dene ama pişman olma.
Bazı insanlar kalbinde kalabilir. Ama hayatında değil...Ve hiç sorun değil.
Hayatta bir şeylere başlamak için, tamamen ''hazır'' ve ''iyileşmiş'' olmak zorunda değilsin.
Erteleme. O aşkın peşinden git. O hayalin için ilk adımı at. Sevilmene izin ver. Mutluluğun bir varış noktası değil, yürüyüşünün arka fonu olması gerektiğini unutma.
Mutluluğun, senin yola çıkıp, onu bulmanı beklediğini unutma.
Dünyada olabilecek her bir olay için, misal aleminde sayısız ihtimal uyur. Sen ağzından çıkardığın o sözlerle, o ihtimali uyandırırsın.
Güzel kelimeler söyle ki, güzel ihtimaller uyansın. İnsanın kaderine müdahelesi buradadır.
Ve kalbini temiz tut. Çevreni de.
Unutma, yaptığın her iyilik bir gün sana geri döner.
By HedablidaBir şarkın olsun. Senin olsun. Hayatına her giren insana "Bu benim şarkım bak" diye dinlet. Bir gün o kişinin hayatından çıktığında bir radyoda denk gelirse, seni hatırlasın.
Bir tane en yakın arkadaşın olsun. Sadece kötü günde değil, iyi günde de aradığın ilk kişi o olsun. Birlikte düşün, birlikte kalkın. Birbirinizi toparlayın. Yaralarınızı sarın. Herkes gittiğinde "şanssızlığınıza" biraz gülün, biraz ağlayın.
Bir tane çok büyük aşkın olsun. Bir dönem çok sevmiş ol, bir dönem nefret etmiş. Her şey küllendikten sonra tebessümle hatırla. Biraz da bir yanın acıyarak. "O olsaydı nasıl olurdu acaba hayatım?" diye sorgulayarak. Artık bir şey hissetmesen de "başına bir şey gelse yine de ilk ben koşarım" diyecek kadar. Unutma, masallar mutlu sonla, efsaneler kavuşamamakla biter.
Bir evlat edin. Bir kedi olur, bi köpek de. Ama olsun. Kapılarını aç. Senden olmayan ama senin ilgine bakımına muhtaç bir kalbin atışlarını ellerinde hisset. Bir canlının hayatını değiştirmek acayip bir şey. Birinin kahramanı olmak istersen, bundan büyük fırsat olamaz. Sevmek çok güzel. Hele bir de her koşulda sevilmek.
Şansız bir dönemden geçtiğinde ve işler istediğin gibi gitmediğinde, kendi hikayenin yazarı olduğunu hatırla.
Her şey kasvetli bir hal almaya başladığında bu durumların geçici olduğunu hatırla. Senin değerini, içinde bulunduğun durumlar belirlemez. Değerini belirleyen, her şey yanıp bittiğinde küllerinden nasıl doğduğundur.
İplerimizi yönlendiren şeyin içimizde olduğunu hatırla. Bu hitabetimizdir, yaşamımızdır, deyim yerindeyse, bizi insan kılandır. Onu asla etrafını saran damarlarla, üstüne yapışmış organlarla canlandırma kafanda. Çünkü bunlar sadece dülgerin baltası gibidir. Tek farkı, vücudumuza yapışık olmalarıdır. Onları hareket ettiren ve durduran neden olmadan hiçbiri dokumacının mekiğinden, yazarın kaleminden, arabacının kamçısından daha yararlı değildir.
Koşmak zorunda değilsin. Düşersen, kalkmak zorunda değilsin. Düşersen, çayır çimenin tadını çıkar. Ve hatırla: Kimseyi dinlemek zorunda hiç değilsin.
Bol bol kitap oku. Biri seni derinden etkileyene kadar oku. Onu bulduğunda kimseyle paylaşma. O hikaye sana ait. Beğenmediğin sayfayı yırt, sevdiğin sayfayı yıldızla donat. Başucunda dursun. Belki bir gün, biri gizlice o sayfaları keşfeder. Seni daha iyi tanıma imkanı olur.
Salaş bir restaurant edin. Patronundan, garsonuna kadar tanı. Kafan mı bozuk, mekan dolu mu, sana yer açacakları kadar müdavimi ol. Bir masan olsun, hep oturduğun. Bir başına gitsen bile, başına bir şey gelmeyeceğini bil. Bir gün belki kapanır ya da yıkılır. Ama sen önünden her geçtiğinde "burda eskiden hep bir yerim vardı" dersin.
Bir hobin olsun. Kaçmak için. Hiçbir şey düşünmediğin. Dünyadan uzaklaşabildiğin. Onunla övün. En iyi yaptığın şey olsun. İnsanlar şaşırsın. Senin için çocuk oyuncağı olsun.
Bir şey iste. İmkansız olsun. Peşinden koş. Yorul. Defalarca kaybet, defalarca dene ama pişman olma.
Bazı insanlar kalbinde kalabilir. Ama hayatında değil...Ve hiç sorun değil.
Hayatta bir şeylere başlamak için, tamamen ''hazır'' ve ''iyileşmiş'' olmak zorunda değilsin.
Erteleme. O aşkın peşinden git. O hayalin için ilk adımı at. Sevilmene izin ver. Mutluluğun bir varış noktası değil, yürüyüşünün arka fonu olması gerektiğini unutma.
Mutluluğun, senin yola çıkıp, onu bulmanı beklediğini unutma.
Dünyada olabilecek her bir olay için, misal aleminde sayısız ihtimal uyur. Sen ağzından çıkardığın o sözlerle, o ihtimali uyandırırsın.
Güzel kelimeler söyle ki, güzel ihtimaller uyansın. İnsanın kaderine müdahelesi buradadır.
Ve kalbini temiz tut. Çevreni de.
Unutma, yaptığın her iyilik bir gün sana geri döner.