
Sign up to save your podcasts
Or


Ece bu bölümde, bir şeyi çok istemenin, bazen ona ulaşamamanın en büyük sebebi olduğundan bahsediyor. Umduğumuz yere varmayı çok istiyoruz ama bununla birlikte, varamamaktan o kadar çok korkuyoruz ki, adım atmayı erteleyip, varacağımız yeri düşünerek önümüzdeki haritaya yeni yollar ekliyoruz; yeni çıkmazları, yokuşları ve bizi yolumuzdan alıkoyacak engelleri düşünerek, henüz adım bile atmadığımız bir yolda kayboluyoruz.
Hayatımız boyunca, kontrolü kaybetmemek için çabalıyoruz. Tutabildiğimiz kadar fazla ipi, tutabildiğimiz kadar sıkı tutmak istiyoruz. Cevabını zaten bilmediğimiz hiçbir soruyu sormuyoruz; ne kadar zorlansak da, bildiğimiz yoldan, tanıdık gelen döngülerden şaşmıyoruz. Ya da, emin olana kadar mesajları yazıp siliyoruz, ilişkilerimizin adını koymuyoruz; çünkü kötü şeylerin başımıza, kontrolü bıraktığımız anlarda geleceğini düşünüyoruz. Ama iyi şeyler de böyle geliyor.
Hatta çoğu zaman, iyi şeyler, ancak bu şekilde gelebiliyor.
Çünkü her şeyi ne kadar kontrol etmek istiyorsak, ellerimiz o kadar doluyor ve elimizi gerçekten uzatmak istediğim hiçbir şeye; hiç kimseye uzatamıyoruz. Her şey kontrolümüz altında, ama ne pahasına?
By Ece KöseEce bu bölümde, bir şeyi çok istemenin, bazen ona ulaşamamanın en büyük sebebi olduğundan bahsediyor. Umduğumuz yere varmayı çok istiyoruz ama bununla birlikte, varamamaktan o kadar çok korkuyoruz ki, adım atmayı erteleyip, varacağımız yeri düşünerek önümüzdeki haritaya yeni yollar ekliyoruz; yeni çıkmazları, yokuşları ve bizi yolumuzdan alıkoyacak engelleri düşünerek, henüz adım bile atmadığımız bir yolda kayboluyoruz.
Hayatımız boyunca, kontrolü kaybetmemek için çabalıyoruz. Tutabildiğimiz kadar fazla ipi, tutabildiğimiz kadar sıkı tutmak istiyoruz. Cevabını zaten bilmediğimiz hiçbir soruyu sormuyoruz; ne kadar zorlansak da, bildiğimiz yoldan, tanıdık gelen döngülerden şaşmıyoruz. Ya da, emin olana kadar mesajları yazıp siliyoruz, ilişkilerimizin adını koymuyoruz; çünkü kötü şeylerin başımıza, kontrolü bıraktığımız anlarda geleceğini düşünüyoruz. Ama iyi şeyler de böyle geliyor.
Hatta çoğu zaman, iyi şeyler, ancak bu şekilde gelebiliyor.
Çünkü her şeyi ne kadar kontrol etmek istiyorsak, ellerimiz o kadar doluyor ve elimizi gerçekten uzatmak istediğim hiçbir şeye; hiç kimseye uzatamıyoruz. Her şey kontrolümüz altında, ama ne pahasına?