
Sign up to save your podcasts
Or


Ece bu bölümde, eve dönmekten bahsediyor. Evden, ait olduğumuz yerden, kendimizden çok uzakta bir yerde dururken başta hepimizin kıpırdayabileceğine bile inanmadığı bir an oluyor. Zamanımızı olup biteni tekrar tekrar gözden geçirerek, neyin eksik neyin fazla olduğunu hesaplayarak, bir gölgeyle kavga edip kazanmayı bekleyerek geçiriyoruz. Yani aslında terk edildiğimiz yerde, koca bir kördüğümle bir şeylerin geçmesini bekliyoruz.
Hareketsizliğimizi bozan şeyin içimizi kemiren hırs mı, öfke mi yoksa korku mu olduğunu bilmiyorum. Ama etrafımızdaki her şey, her zamanki gibi akmaya devam ederken bir rüzgâr esiyor ve bizi hareket etmeye zorluyor. Biz de orada yaktığımız ve etrafında günlerimizi geçirdiğimiz ateşi söndürüp yürümeye başlıyor; başkalarının hayatlarına bakarak, kendimizinkiyle kıyaslayarak, yaramızdan, yaralanmış olmaktan ya da bazen bu kadar yol yürüyüp hâlâ eve varamamış olmaktan utanarak ilerliyoruz.
By Ece KöseEce bu bölümde, eve dönmekten bahsediyor. Evden, ait olduğumuz yerden, kendimizden çok uzakta bir yerde dururken başta hepimizin kıpırdayabileceğine bile inanmadığı bir an oluyor. Zamanımızı olup biteni tekrar tekrar gözden geçirerek, neyin eksik neyin fazla olduğunu hesaplayarak, bir gölgeyle kavga edip kazanmayı bekleyerek geçiriyoruz. Yani aslında terk edildiğimiz yerde, koca bir kördüğümle bir şeylerin geçmesini bekliyoruz.
Hareketsizliğimizi bozan şeyin içimizi kemiren hırs mı, öfke mi yoksa korku mu olduğunu bilmiyorum. Ama etrafımızdaki her şey, her zamanki gibi akmaya devam ederken bir rüzgâr esiyor ve bizi hareket etmeye zorluyor. Biz de orada yaktığımız ve etrafında günlerimizi geçirdiğimiz ateşi söndürüp yürümeye başlıyor; başkalarının hayatlarına bakarak, kendimizinkiyle kıyaslayarak, yaramızdan, yaralanmış olmaktan ya da bazen bu kadar yol yürüyüp hâlâ eve varamamış olmaktan utanarak ilerliyoruz.