Şiirlenelim

Bukre- Kahraman Tezioğlu


Listen Later

İnsan haysiyetini boğazlayarak, kışın soğuk bir gününde, dilim bağlı, dört duvar arasına koydular beni. Her adam, kendi dünyasını yaşıyordu.

Bir kadına tutkundum o sıra. Onu en iyi tanıyanlar, elbette ki benden önce tanıyanlardır.

Çiçeği ve kadını.

Yaşamımda belki de ilk kez, her şeyi sağlıklı bir insan gibi irdeledim; eskisi gibi yalnızca

heyecanın ve sabırsızlığın etkisiyle yorumlamadım. Yaşamımda belki de ilk olarak, korkmadan düşünebilmenin ne kadar olağanüstü bir duygu olduğunu hissettim. Ve belki de ilk olarak, normal bir insan gibi hissetmenin ne kadar harika olabileceğini anladım.

O da benim gibi doğallığını yitirmişti. Bir şeyi saklamak ya da saklamak zorunda kalan kişinin,

gözlerinin, doğal; özgür ve samimi bakması olanaksızdır.

Ancak şimdi gerçek açığa çıkmış ve bu ikimizi de yüreğimizden yaralamıştı. İkimiz de çok şeyler ifade eden bu sözlerin ardından suskunlukla oturuyor ve birbirimize bakmaktan çekiniyorduk. Sessizlik sanki havayı yarıp küçük odadaki masanın üzerine, tam aramıza çökmüştü. Bu sessizliğe belki bir dakika daha dayanabilirdik; ama daha sonra ya ikimiz de boğulacaktık ya da ikimizden biri bir sözcükle bu öldürücü, boğucu baskıyı hafifletecekti.

Adın yaramdır. Adın yaramdır! Ve yaralar iyidir.

Bir insanın ruhunu ancak yaralarından görebilirsin. Yara iyidir. Yara, “Ben ölmedim!” demektir. Bu yaralarımla birlikte bir uçuruma bırakmak istiyorum kendimi; çünkü senden sonra gidilecek tek yer orası gibi geliyor bana.

Karanlıkta gözbebekleri siyah, cam bilyeler kadar donuktu. Sonra birden, kendi insanca sesini yitirmiş bir insan gibi, son derece ürkütücü, kayıtsız bir tonda boşluğa doğru mırıldandı:

“O zaman... o zaman her şey bitti.”

Belki de ben çok önceden o uçuruma düştüm. Kalbinin derinine inmek istemiştim, orası bir tek bana uçurummuş bilemedim.

...more
View all episodesView all episodes
Download on the App Store

ŞiirlenelimBy Hedablida