
Sign up to save your podcasts
Or


Condorcet Jüri Teoremi: Çoğunluk Her Zaman Haklı mıdır?
Bir milyon insanın verdiği karar, tek bir uzmanın kararından daha doğru olabilir mi?
Condorcet Jüri Teoremi, şaşırtıcı bir gerçeği ortaya koyuyor: İnsanların doğru karar verme ihtimalindeki küçücük bir fark, kalabalık büyüdükçe devasa sonuçlar doğurabiliyor.
Peki çoğunluğa ne zaman güvenebiliriz? Bin kişinin aynı şeyi söylemesi, gerçekten bin bağımsız görüş anlamına mı gelir?
Bu bölümde matematikten demokrasiye uzanıyor; çoğunluğun gücünü, sınırlarını ve bağımsız düşünmenin önemini sorguluyoruz.
Çünkü mesele kaç kişinin aynı şeyi düşündüğü değil, nasıl düşündüğü.
Bunu da bir düşün.
Adil bir paranın yazı gelme olasılığı nasıl hem %50 hem de %33 olabilir?
Uyuyan Güzel Problemi, basit bir para atışından yola çıkıp çok daha derin bir soruya ulaşıyor:
Olasılık, dış dünyanın bir özelliği mi; yoksa bizim o dünya hakkında bildiklerimizin bir ölçüsü mü?
Bazen değişen dünya değildir.
Değişen, dünyaya baktığımız yerdir.
Bunu da bir düşün.
Elinizde 1.000 TL var. Matematik size “Zarfı değiştir, ortalama 1.250 TL’n olacak” diyor.
Hesap doğru.
Ama sonuç yanlış.
İki Zarf Paradoksu, basit bir olasılık hesabının bizi nasıl son derece ikna edici bir yanılgıya sürükleyebildiğini gösteriyor.
Peki hata nerede?
Belki de mesele matematiği bilmekten çok, matematiğe hangi bilgiyi verdiğimizi sorgulamakta.
Ve daha önemlisi: Bir sayı gördüğümüzde gerçekten neye baktığımızı anlamakta.
Bunu da bir düşün.
Bir şeyi ölçmeye başladığımızda onu daha iyi mi anlarız, yoksa fark etmeden değiştirmeye mi başlarız?
Sınav puanları, satış rakamları, izlenmeler, performans puanları…
Goodhart Yasası basit ama rahatsız edici bir şey söylüyor:
“Bir ölçü hedef hâline geldiğinde, iyi bir ölçü olmaktan çıkar.”
Peki hayatımızdaki sayıları yalnızca takip mi ediyoruz, yoksa artık onlara hizmet mi ediyoruz?
Bunu da bir düşün.
Bir romandaki kelimeleri tek tek siz seçiyorsunuz.Ama on binlerce kelimeye uzaktan baktığınızda, karşınıza sizin planlamadığınız matematiksel bir düzen çıkabiliyor.*t Defteri* üzerinden Zipf Yasası’na baktım: Kelimeleri saydım, grafiğini çıkardım ve sonunda şu soruya geldim:**Bir şeyi ölçebildiğimizde, onu gerçekten anlamış olur muyuz?**Zipf Yasası, dil, edebiyat ve istatistik üzerine.**Bunu da bir düşünün.**
Ortalama olarak kârlı bir oyun, neden sizi zaman içinde fakirleştirebilir?
Ergodiklik; yatırım, sağlık, ekonomi ve gündelik hayatta kullandığımız “ortalama”ların neden bazen tek bir insanın gerçek deneyimini anlatmadığını gösteriyor.
Çünkü kalabalığın başına ortalama olarak gelen şey, sizin hayatınızda gerçekleşecek şey olmak zorunda değil.
Ergodiklik: Ortalama Neden Sizi Yanıltabilir?
Bunu da bir düşünün.
Beş kez üst üste tura geldiyse artık yazı gelme ihtimali artar mı? Peki son üç şutunu isabet ettiren bir basketbolcunun dördüncü şutu da sokma ihtimali yükselir mi?
Birinde serinin biteceğini, diğerinde devam edeceğini düşünüyoruz. Peki neden?
Bu bölümde kumarbaz yanılgısını ve sıcak el etkisini konuşuyor; rastlantı, bağımsız olaylar, şans ve beceri arasındaki ilişkiyi sorguluyoruz.
Çünkü bazen geçmişin geleceğe hiçbir etkisi yoktur. Bazen de geçmiş, geleceği gerçekten değiştirebilir.
Mesele serilere değil, mekanizmaya bakabilmek.
Bunu da Bir Düşün.
Başarıdan sonra neden çoğu zaman daha kötü bir sonuç gelir? Ceza gerçekten davranışı düzeltir mi, yoksa sadece ortalamaya dönüşü mü izliyoruz?
Bu bölümde ortalamaya regresyonun başarı, başarısızlık, övgü, ceza ve şans algımızı nasıl yanıltabildiğini konuşuyoruz.
Bazen bir değişimin nedeni sandığımız şey, yalnızca uç bir sonucun normale yaklaşmasıdır.
Bunu da Bir Düşün.
Bir test yüzde 99 doğruysa ve sonucunuz pozitif çıkarsa, gerçekten yüzde 99 ihtimalle hasta mısınız?Sezgimiz çoğu zaman “evet” diyor. Ama Bayesçi düşünce bize yalnızca yeni bilgiyi değil, o bilgi gelmeden önce bildiklerimizi de hesaba katmamız gerektiğini söylüyor.Bu bölümde Bayes teoremini formüllere boğulmadan; test sonuçları, olasılıklar, başlangıç ihtimalleri ve gündelik kararlarımız üzerinden konuşuyorum.Çünkü bazen yeni bir bilgi fikrimizi değiştirmelidir.Ama ne kadar?Ve hangi bilgiye ne kadar güvenmeliyiz?Bunu da Bir Düşün.#Bayes #BayesTeoremi #Olasılık #Matematik #İstatistik #EleştirelDüşünme #BunuDaBirDüşün
Üç kapı, bir araba ve iki keçi… Seçiminizi yaptıktan sonra sunucu size yeni bir bilgi veriyor. Peki kararınızı değiştirmek gerçekten kazanma ihtimalinizi artırır mı? Bu bölümde Monty Hall problemi üzerinden sezgilerimizin olasılık karşısında nasıl yanıldığını ve yeni bilgi geldiğinde fikrimizi değiştirmenin neden bazen en akılcı karar olduğunu konuşuyoruz.
#MontyHall #MontyHallProblemi #Matematik #Olasılık #İhtimaller #BunuDaBirDüşün #TahsinÇember #MatematikPodcast #FelsefePodcast #KararVerme #Sezgi #KoşulluOlasılık #İnsanZihni #EleştirelDüşünme #Paradoks #FikriniDeğiştirmek #Düşünce #Podcast
From the publisher's feed