
Sign up to save your podcasts
Or


Çaresizliğin en amansız olduğu yerdeyim şimdi.
İlk defa sevmenin tarif edilmez korkuları içindeyim.
Uykusuz gecelerin yorgun sabahlarında seni düşünüyor,
Ve korkularla yine sana doğru koşuyorum
Hep aynı soru düşüncemde
“Ya severse?”
O zaman neler olabileceğini düşünmek korkutuyor beni...
İlk defa yenileceğimi anlıyorum.
Karşımda kendinden emin gözlerin,
Dudakların,
Ellerin bunu söylüyor bana
Seni tanımadan geçen bütün yıllara lanet ediyorum.
Önceleri hiç bilmediğim adını, şimdi binlerce defa tekrarlıyor dudaklarım.
Gün oluyor, bir tabloyu seyredercesine,
Mutlu heyecanlarla doluyorum karşında.
Gün oluyor, eski bir yunan heykelin,
Ölümsüz güzelliğiyle büyülüyorsun beni.
Gözlerin gözlerime takılınca, güçsüzlüğüm aklıma geliyor.
Beni sevmediğin, sevmeyeceğin...
O zamanlar öylesine yıkılıyorum ki, bilemezsin.
İnsan nasıl gökyüzüne baktığı zaman,
Bu sonsuz evren içinde küçük ve çaresiz bir yaratık olduğunu anlarsa,
Güzelliğin de bana aynı şeyleri düşündürüyor.
Gün oluyor mavilerde,
Gün oluyor kırmızılarda,
Gün oluyor karalarda yaşıyorum seninle
Dudaklarından çıkan her kelime, suya bir taş atmışçasına büyüyor içimde.
Nereye gitsen, kulaklarımda o yarı karanlık çocuksu sesin.
Sonra kendine has kokun,
Kokuların en çıldırtıcısı,
Ve gözlerin…
Esmer bir akşamüstünün serin hüznünü getiren gözlerin
Görebildiğim, duyabildiğim her şey
Bana seni sevmeyi söylüyor.
Uzaklaştıkça, yaklaşıyor uzak.
İşin en kötüsü, yaklaştıkça da uzaklaşmaktan korkuyorum.
Belki hiçbir zaman sana seni sevdiğimi söyleyemeyeceğim
Ne sana, ne de senden başkasına…
Düşün ki, çoğu zaman kendime bile söyleyemiyorum.
Sanki söylediğim anda her şey bitecek
Ve bu emsalsiz büyü bozuluverecekmiş gibi geliyor.
Bir insanın kendini aldatması ne güçtür, bilirsin...
Bu sevmek korkusunun aslında çok sevmek olduğunu biliyor, fakat anlatamıyorum
Galiba, asıl korku sevmek değil
Onun arkasına gizlediğimiz sevilmemek korkusu.
Küçük aldanmalarla kendimizi avutmaya çalışıyor,
Düştüğümüz bir çıkmazda bir teselli arıyoruz kendimize.
Belki de, aynı korkular içindeyiz seninle,
Birbirimizden haberimiz yok
Sevmek…
Seni alabildiğine sevmek…
Hiçbir şeyi umursamadan,
Bütün karanlıkları hiçe sayarak sevmek.
Tutmak ellerinden,
O derinlere inmek,
Gitmek oralara, o yerlere.
Orda hep sen olmalı,
Seni yaşamak,
Ve olduğun yerde bile seninle sensiz olamamak…
Sonrada sensiz edemediğimi,
Edemeyeceğimi söyleyememek sana
Susmak…
Susmak...
Korkudan ölünceye kadar…
By HedablidaÇaresizliğin en amansız olduğu yerdeyim şimdi.
İlk defa sevmenin tarif edilmez korkuları içindeyim.
Uykusuz gecelerin yorgun sabahlarında seni düşünüyor,
Ve korkularla yine sana doğru koşuyorum
Hep aynı soru düşüncemde
“Ya severse?”
O zaman neler olabileceğini düşünmek korkutuyor beni...
İlk defa yenileceğimi anlıyorum.
Karşımda kendinden emin gözlerin,
Dudakların,
Ellerin bunu söylüyor bana
Seni tanımadan geçen bütün yıllara lanet ediyorum.
Önceleri hiç bilmediğim adını, şimdi binlerce defa tekrarlıyor dudaklarım.
Gün oluyor, bir tabloyu seyredercesine,
Mutlu heyecanlarla doluyorum karşında.
Gün oluyor, eski bir yunan heykelin,
Ölümsüz güzelliğiyle büyülüyorsun beni.
Gözlerin gözlerime takılınca, güçsüzlüğüm aklıma geliyor.
Beni sevmediğin, sevmeyeceğin...
O zamanlar öylesine yıkılıyorum ki, bilemezsin.
İnsan nasıl gökyüzüne baktığı zaman,
Bu sonsuz evren içinde küçük ve çaresiz bir yaratık olduğunu anlarsa,
Güzelliğin de bana aynı şeyleri düşündürüyor.
Gün oluyor mavilerde,
Gün oluyor kırmızılarda,
Gün oluyor karalarda yaşıyorum seninle
Dudaklarından çıkan her kelime, suya bir taş atmışçasına büyüyor içimde.
Nereye gitsen, kulaklarımda o yarı karanlık çocuksu sesin.
Sonra kendine has kokun,
Kokuların en çıldırtıcısı,
Ve gözlerin…
Esmer bir akşamüstünün serin hüznünü getiren gözlerin
Görebildiğim, duyabildiğim her şey
Bana seni sevmeyi söylüyor.
Uzaklaştıkça, yaklaşıyor uzak.
İşin en kötüsü, yaklaştıkça da uzaklaşmaktan korkuyorum.
Belki hiçbir zaman sana seni sevdiğimi söyleyemeyeceğim
Ne sana, ne de senden başkasına…
Düşün ki, çoğu zaman kendime bile söyleyemiyorum.
Sanki söylediğim anda her şey bitecek
Ve bu emsalsiz büyü bozuluverecekmiş gibi geliyor.
Bir insanın kendini aldatması ne güçtür, bilirsin...
Bu sevmek korkusunun aslında çok sevmek olduğunu biliyor, fakat anlatamıyorum
Galiba, asıl korku sevmek değil
Onun arkasına gizlediğimiz sevilmemek korkusu.
Küçük aldanmalarla kendimizi avutmaya çalışıyor,
Düştüğümüz bir çıkmazda bir teselli arıyoruz kendimize.
Belki de, aynı korkular içindeyiz seninle,
Birbirimizden haberimiz yok
Sevmek…
Seni alabildiğine sevmek…
Hiçbir şeyi umursamadan,
Bütün karanlıkları hiçe sayarak sevmek.
Tutmak ellerinden,
O derinlere inmek,
Gitmek oralara, o yerlere.
Orda hep sen olmalı,
Seni yaşamak,
Ve olduğun yerde bile seninle sensiz olamamak…
Sonrada sensiz edemediğimi,
Edemeyeceğimi söyleyememek sana
Susmak…
Susmak...
Korkudan ölünceye kadar…