Ne garip bir düzen. Sabah polis uyanıyorsun akşam terörist oluyorsun. Geçen hafta, polis sendikası kurmaya çalışan, bunun için sosyal medyada Polis Sendikası hesabını yöneten polis Levent A’nın hikâyesini anlatmıştım. Soylu’nun kızının Baltalimanı Polis Evi yerleşkesi içindeki konutta kalmasını sorgulayan bir mesaj paylaşınca evi basılmış, kelepçelenmiş, tutuklanmıştı. Yazıdan sonra polislerden pek çok mesaj aldım. Çoğu “Bir de Bombacı Mülayim var” diyordu. Hikâyesinden bu sayede haberdar oldum. Herkes onu “Bombacı Mülayim” olarak tanıyor. Adı: Vedat Kılıçel. Lakabını Kemal Sunal’ın Korkusuz Korkak filmindeki karakterinden alıyor. Son olarak Trabzon Emniyet’inde görevli polis Vedat, “Haksızlığa karşı susan dilsiz şeytandır” felsefesine inanıyor. Uzun süredir sosyal medyada polislerin yaşadığı haksızlıkları paylaşıyor. Örneğin polis araçlarının kaza veya görev nedeniyle zarar görmesinin bedelini polislerin ödediğini anlatıp itiraz ediyor. Kelepçenin, silahın parasını polisin vermesini eleştiriyor. Uykusuz, gecesiz gündüzsüz, parasız yaşamanın polislerde aile dramlarına, intiharlara yol açtığını anlatıyor. Elbette polis, polisin hakkını savunmak için de olsa ayrık otluğu yapınca başı belaya girmekten kurtulmuyor.
Bitlis Cumhuriyet Savcılığı’nın hazırladığı önümdeki iddianame kopuş anını anlatıyor. Her şey nisan ayında yaşanmış. Bitlis Emniyet Müdürlüğü’nde görevli polis Sefa B., Bombacı Mülayim sosyal medya hesabına, tanık olduğu olayı anlatmış. Hesap ise “sizden gelenler” adıyla bu mesajı paylaşmış: “V... abi Bitlis il mdrnn eşi de polis memuru. Polis okulunda kadrosu. 2023 Ford Kuga araca biniyor. Ayrıca siyasi görüşü nedir bilmem, seçimlerde açık şekilde AKP adayına oy istedi. Kafasına göre ilde terör estiriyor, mdr yardımcılarını görevden alıyor.” İşte il Emniyet müdürünün polis eşinin, başta makam otosuna binmek üzere, diğer polislerden farklı bir yaşamı olduğunu gösteren bu mesajın paylaşılması, iki polisin de başını yakmış. (Elbette asıl dert polisin seçimde AKP lehine çalıştırıldığının yazılması.) Bitlis’ten Trabzon’a gönderilen terörle mücadele polisleri, Bombacı Mülayim’i görevi başındayken gözaltına almış. Konutu aranmış, çocuklarının telefonu, bilgisayar ve tabletlerine, eşinin bilgisayarına el konulduktan sonra kelepçelenip Trabzon’dan Bitlis’e götürülmüş. Devletin kurumlarının çivisinin çıktığını gösteren olay: Bitlis Emniyet müdürünü eleştiren mesajdan sonra, Bitlis Emniyet’i tarafından gözaltına alınan “Bombacı Mlayim” lakaplı polis Vedat, Bitlis Emniyet’inde 3 gün gözaltında kalmış. Tutuklanmış. 70 gün cezaevinde tutulmuş. Sorsanız “soruşturmanın gizliliği”, “lekelenmeme hakkı”, “suçu kanıtlanana kadar herkes suçsuzdur” derler. Ancak gözaltında daha ifadesi bile alınmadan Emniyet Genel Müdürlüğü, Dezenformasyonla Mücadele Başkanlığı ve Bitlis Valiliği sırayla basın açıklaması yapmış. Evinde 3 bin sayfa gizli belge geçirildiğinden haksız kazanç elde ettiğine kadar çok sayıda suçlamada bulunmuşlar. İşin ilginci, bu süreçte yapılan araştırmada, Emniyet müdürünün polis eşinin, il Emniyet müdürlüğüne kayıtlı araçla işe gidip geldiği ortaya çıkmış. Mesajda sadece aracın markası yer aldığı halde, Bombacı Mülayim “terör örgütlerine hedef göstermek”le suçlanmış. Bahse konu 3 bin sayfanın, polislerin dertlerini anlatmak için Bombacı Mülayim’e yolladığı, aslında saklı olmayan belge olduğu anlaşılmış. “Menfaat elde etme”nin sokak hayvanlarına toplanan yardım olduğu ortaya çıkınca “yardım kanununa muhalefet”ten hakkında soruşturma açılmış.
Sonuç olarak Bombacı Mülayim “terörle mücadele eden kamu görevlisini hedef göstermek” suçundan halen yargılanıyor. Sokak hayvanları için toplanan yardım nedeniyle, hakkında kademe durdurma cezası ile 26 bin lira idari para cezası verilmiş.