
Sign up to save your podcasts
Or


“Bir yerdeki yok nağmeni takdir edecek gûş Tazyî-i nefes eyleme tebdîl-i makam et” Ziya Paşa
Geç otur hele! İki laf edelim baş başa. Anlat bakalım. Bu gidiş nereye?!.
Dostun alâmetifârikası (ayırıcı özelliği) hesabî değil hasbî olmasıdır. Susmaz, konuşur, acıyı bal edip söyler. Kalabalıklara karışmaz. Herkes alkışlarken “Mağrur olma padişahım senden büyük ALLAH var” der. Pembe tablo çizmez, yanlışı doğru gibi sunmaz. Geride kalır, öne çıkmaz. İşte bu yüzden, dostun kadri kıymeti bilinmez, dikkate alınmaz. Dost başına bunların geleceğini bilir de bildiği halde dostluktan vaz geçmez.
Son zamanlarda yatay şehirleşmeden bahsetme modası var. Yeni bir şey değil aslında. 1983 yılında %45’in üzerinde oy alarak iktidara gelen ANAP Lideri Turgut Özal, 1984 yılı Yerel Seçimlerinde Kastamonu’da DSİ 52. Şube Müdürü, 34 yaşındaki genç inşaat mühendisi Ali KÖSE’yi aday göstermiş ve seçimleri kazanmıştı.
Başkanın, gazetelere yansıyan bu vaatlerine uygun olarak MHP’li Belediye eski Başkanı Turhan Topçuoğlu’nun projesi olan teleferiği kendisinin de pek tasvip etmediğini, halka soracağını açıklaması takdire şayan bir gelişme.
15 Temmuz 2016. Cuma. Saat 21.00 suları…
Farklı sivil toplum kuruluşlarından arkadaşlarla İlim Yayma Cemiyetinde toplantı halindeyiz. Bazı arkadaşlar cep telefonlarına gelen son dakika bilgilerini paylaşmaya başladı. “Boğaz Köprüsünü Tank kapattı”, “Askerler trafiği kesiyor”, “Darbe mi oluyor ya hû?” Ciddiye almadık. Eve dönüş yolunda AK Partili bir genç aradı beni.
"Tarih, ölçüyü kaçırmış aklın hazin örnekleri ile doludur" demiş İbrahim Kalın ve bu İstanbul fotoğrafını paylaşmış. Tarihi ve modern iki İstanbul'u tek bir fotoğrafta resmeden ve ölçüyü kaçırmış aklımızın hazin bir örneğini dikkatimize sunmuş. Modern dünya ölçüsüzlüğün ölçü, görgüsüzlüğün görgü olduğu koca bir köye dönüştü.
Her sene birçok evladımız üniversite eğitimi için Kastamonu’dan şehir dışına gidiyor. Dar gelirli bir aileyi bırakın bir devlet memuru bile yerine göre aynı anda 2-3 çocuk okutmakta zorlanıyor. Yurt bulamayanlar, eğitim materyalleri önemli yekûn tutan ve ailesinin geliri sınırlı olan ilim tahsil eden gençlere mutlaka destek olmak gerekiyor.
Bir gün ağlayarak geldiğin bu dünyadan, yine ağlayarak gideceksin. İlkelerin, değerlerin, doğruların peşinden git. Rüzgâra kapılıp uçuşan yapraklar gibi sonbaharda süpürülmektense, ağaç ol.
İlk farz siyasetçi ve bürokratlar ile arayı iyi tutmak. Memleket meselesi ile ilgili fazla baş ağrıtıp rahatsız etmemek.
Metropollerdeki nüfus yoğunluğu ülke güvenliğini, ekonomisini, sağlığını tehdit eder hale gelmiştir. Türkiye ekonomisinin ve sanayisinin kalbini deprem bölgesi İstanbul ve çeperine sıkıştırmak ve nüfus artırıcı projelerle bütçenin önemli bir kısmını Anadolu aleyhine İstanbul’a harcamak ve kısır döngü ile fasit daire içinde dolaşmak sürdürülebilir olmaktan çıkmıştır.
From the publisher's feed