﴾14﴿
De ki: “Gökleri ve yeri yoktan var eden, yediren ama yedirilmeye ihtiyacı olmayan Allah’tan başkasını mı dost edineceğim?” De ki: “Bana Müslüman olanların ilki olmam emredildi ve sakın müşriklerden olma (denildi).”
Bu mübarek âyetler de başka bir uslüb ile Cenab'ı Hak'kın bütün kâinatın yaratıcısı ve rızık vericisi olduğunu beyan buyurmaktadır, ve kıyamet gününde onun azabından kurtularak rahmetine ulaşmak için onu tasdik etmekten, onun hükümlerine uymaktan başka çare bulunmadığını şöylece hatırlatmaktadır; Resulüm: Seni kendi dinsiz babalarının, dedelerinin yoluna çevirmek isteyen o müşriklere hitaben (De ki: Göklerin ve yerin yaratıcısı) onları yoktan var etmiş ve yaratmış (olan Allah Teâlâ'dan başkasını veli) Rab, Mâbud, Yardımcı, Destekçi (edinir miyim?.) böyle cahilce bir hareketi, ancak Allah'ın varlığının birer parlak, eşsiz şahidler bulunan bu mükemmel eserlerini görüp düşünmekten mahrum olanlar yaparlar. (Halbuki) Bu Kâinatın Yüce Yaratıcısı, bütün bu mahluklar! Yaratmıştır ve (o) Kerem Sahibi Yaratıcı bütün bu mahluklar! (besliyor) büyütüyor, onları rızıklandırıyor, (ve kendisi beslenmekten) Başkaları tarafından rızıklanmaktan, başkalarına muhtaç bulunmaktan beri, (uzak bulunuyor.) işte böyle bir Yüce Yaratıcı var iken herhangi bir âciz, başkasına muhtaç, ve yok olmaya mahkûm olan şeyleri mâbud edinebilir miyim?. Habibim!. Ve (De ki: Ben muhakkak) Allah tarafından (emrolundum ki, ehli İslâm'ın) bu müslümanların, müslüman olma şerefiyle vasıflanmaları itibariyle (birincisi olayım) onların Peygamberi, selâmet rehberi olduğum için bu öncelik şerefine benim sahip olmam lâzımdır (ve) ben böyle müslüman olmakla emrolunduğum gibi bana (sakın müşriklerden olma) diye de (buyuruldu.) yani, ben küfr ve şirkten de yasaklandım. Artık öyle bir Yüce Mabudun emir ve yasağına nasıl muhalefet edilebilir?.