“Dullar Köyü”, “Şişman Adam” ve “Küçük Çocuk”
ATOM BOMBASI PATLARSA NE OLUR?
Isı o kadar yüksek olacak ki (yaklaşık 300.000 derece); önce deriniz yanarak eriyecek, sonra gözleriniz ve kulaklarınız eriyip akıp buharlaşacak; ilk anda hissedeceğiniz yüz binlerce derecelik bu ısı sizi haşlayacak ve tamamen buharlaştıracak… Vücudunuzda bulunan kan ve su gibi bütün sıvılar bir anda kaynar hale dönecek içinizde… ABD’nin ikinci dünya savaşında Japonya’ya karşı kullandığı atom bombasının ilk etki çemberinde gözlenen sonuç buydu işte... Bombanın patladığı merkezin etrafında en yakın çemberdeki her şey ortaya çıkan ısının etkisiyle tamamen eriyor, buharlaşıyor.
Gelin önce bazı nükleer bombalara dair birimleri açıklayalım. Bir ton 1000 kilogram demektir.
Bir kiloton 1 MİLYON kilogram demektir.
1 megaton ise 1 MİLYAR kilogram demektir.
Bu arada bir kiloton TNT’yi, YANİ 1 MİLYON kg TNT’yi
her kenarı 8,46 metre olan bir küp olarak görselleştirilebilirsiniz kafanızda.
Kenar uzunluğu her yönde 9 metre olan bir oda gibi düşünün ve tamamen patlayıcı dolu.
1 megaton patlayıcı için ise o odalardan bin taneyi bir arada düşünün. Ve onun bir anda patladığını.
Şimdi de, yüzeyde patlatılan 1 megaton’luk bir atom bombasınınyarattığı çarpıcı etkileri merkezden dışarı doğru çember çember anlatan şu bilgilere bir bakalım beraber;
“1.Daire (merkez): 120 m. Genişliğinde, 360 m. Derinliğinde bir krater açılır ve her şey “yok” olur.
2.Daire (1,3 km):Saniyenin onda birinde her şey; insanlar, yapılar, araçlar, binlerce ton toprak, moloz yığını ateş topu içinde “yok” olur.
3.Daire (1,3 km-3,2 km):İnsanların %98’i ölür. Saatte hızı 800 km olan kasırgalar oluşur, betonarme binalar bile yanar.
4.Daire (3,2 km-4,8 km):Elbiseler, tahtalar, kâğıtlar uçuşur. İnsanların %50’si hemen, geriye kalanların da %40’ı sonra ölür.
5.Daire (4,8 km-9 km): İnsanların %50’si ölür veya yaralanır, evler yıkılır, sığınaklar birer fırına dönüşür.
6.Daire (9 km-24 km): Açıktaki insanlar yanar ya da kör olur. 500 km2’lik bir alan harap olur.
Ayrıca radyoaktif serpinti, ilk anda, 1000 km2’lik bir alanı insanlar için öldürücü yapar. Daha sonra, rüzgârla zehirlenen alan –ki insanlarda kanser, genetik bozukluklar, vs. yaratır- 50000 km2’yi bulur.” (Kaynak: https://www.ttb.org.tr/eweb/savas/12....)
“Manhattan Projesi, nükleer silah üretmek üzere II. Dünya Savaşı sırasında ABD, Kanada ve İngiltere tarafından başlatılan projedir. Projenin bilimsel başkanlığını fizikçi Robert Oppenheimer, askeri başkanlığını ise General Leslie R. Groves üstlenmiştir. Proje başarıyla(!) sonuçlanmış, 16 Temmuz 1945 tarihinde Trinity adı verilen denemede, dünyanın ilk nükleer bombası New Mexico eyaletinin Alamogordo kenti yakınlarında patlatılmıştır.
Kanada'da, proje kapsamında, Port Radium'daki El Dorado Maden Ocağı’nda hiçbir önlem alınmadan ve radyoaktif bilgilendirme yapılmadan, 1942 yılından 1960 yılına kadar çalıştırılan ve bez çuvallarla radyoaktif cevher taşıttırılan Deline (Délıne) kabilesinden Kızılderili Sahtu’lar arasında kanser sonucu ölümler baş göstermiş; Deline köyünün bütün yetişkin erkekleri ölmüş ve köyün adı "Dullar Köyü" (Village of Widows) olarak anılmaya başlanmıştır. 1999 yılında Peter Blow tarafından yapılan “Village of Widows” adlı belgesel filmde Sahtu’ların maruz kaldıkları radyoaktif dehşet belgelenmiştir.”(Kaynak: Wikipedia)
Bu proje ile nükleer silah geliştirmiş olan Amerika Birleşik Devletleri, 6 Ağustos 1945'te Hiroşima'ya dünyanın ilk atom bombası "Little Boy" (Küçük Çocuk)'u atarak 140.000'den fazla insanı katlettikten yalnızca üç gün sonra, 9 Ağustos 1945'te dünyanın ikinci ve öncekine göre 1,5 kat daha yıkıcı atom bombası “Fat Man” (Şişman Adam)'i atarak ilk anda 74.000'den fazla insanı katletmiştir.
Nagasaki genel olarak dağlık bir bölgedir ve yerleşim yerleri daha çok; dağlar arasındaki derelerde kurulmuş olduğu için Hiroşima'ya nazaran ölü sayısı daha az olmuştur.
Çok değil yaklaşık 80 yıl önce yaşandı bütün bu yaşananlar. Sonra ne mi oldu? Dünyanın hemen tüm ülkele