Bu bölümde İran’ı yalnızca bugünün haberleriyle değil, tarihi, mitolojisi, dini doktrini ve devlet aklı üzerinden okumaya çalışıyorum.
Sasanilerden Selçuklulara, Zerdüştlükten Şiiliğin İranileşmesine; Pehlevi modernleşmesinden Humeyni devrimine uzanan uzun bir tarihsel hat üzerinden, bugünkü İran rejiminin neden kalıcı bir istikrar üretemediğini ele alıyorum.
Ayetullahlar rejimi, Kasım Süleymani sonrası güvenlik kırılması, Mahsa Amini isyanları, istihbarat savaşları ve bölgesel güç mücadelesi bu bölümün ana eksenlerini oluşturuyor.
Son bölümde ise İsrail, ABD ve İran üçgeninde şekillenen yeni senaryoların Türkiye açısından taşıdığı riskleri masaya yatırıyorum.
Bu bir haber aktarımı değil;
bu bir sosyopolitik tahlil ve düşünsel yolculuk.