Bir gün uyanıp, hayatın bunca çabası, acısı, kaygısı, hırsı — belki de hiçbir anlama gelmiyor olsa?
Eğer evren cevap vermiyorsa, bu soruları neden soruyoruz?
Ve biz neden hâlâ inatla güne başlıyor, mücadele ediyor, hayal kuruyoruz?
Albert Camus’nün sorduğu soru cesaret ister:
“Hayatın anlamı yoksa, yaşamak bir yanılgı mı, yoksa en büyük başkaldırı mı?”
Sisifos kayayı neden bırakmıyor?
Meursault neden umursamıyor?
Veba şehri neden savaşmaya devam ediyor?
Belki de asıl problem cevap bulamamak değil, cevapsızlıkla yaşamak zorunda oluşumuzdur.
Şimdi seni, kaçtığın o soruyla yüzleşmeye çağırıyorum:
“Yaşamın nihai amacı yoksa… Sen neden yaşamaya devam ediyorsun?”