
Sign up to save your podcasts
Or


Dinlen Podcast’in bu bölümünde Fransız yazar Mathias Enard’ın Savaşları, Kralları ve Filleri Anlat Onlara romanından yola çıkarak Rönesans’ın en ünlü sanatçılarının pek bilinmeyen hayatlarını konuşuyoruz.
Michelangelo’nun Osmanlı’ya uzanan hikayesini, Leonardo da Vinci’nin inanılmaz mühendislik tasarımlarını, bu iki sanatçının rekabetini ve Raffaello’nun onlardan nasıl ayrıldığını anlatıyorum.
Bir kitapla başlayıp tarihe, sanata ve insan doğasına uzandığımız bu bölüme hoş geldin
Bu bölümde Michelle Cohen Corasanti'nin Badem Ağacı romanını konuşuyoruz.
İsrail-Filistin çatışmasının ortasında büyüyen Ahmed'in hikayesinden yola çıkarak romanın arka planındaki gerçek tarihe, Ahmed ve Abbas'ın aynı koşullardan nasıl bambaşka yollar çizdiğine ve kitabın sürekli önümüze koyduğu zor sorulara bakıyoruz.
İnsanın hayatını ne kadar kendi seçimleri, ne kadar içinde bulunduğu koşullar belirliyor?
Aynı acı birini uzlaşmaya, diğerini öfkeye götürebilir mi?
Bir insanın neden öyle davrandığını anlamak, ona hak vermek anlamına gelir mi?
Biraz tarih, biraz karakter analizi ve bolca gri alan.
Bölüm spoiler içerir.
Sarı Yüz Romanının devamını ve Rebecca F. Kuang'ın benim inanmak istediğim Meta Oyununu, görünür olmanın, beyaz/mavi yaka işlere karşılık, yaratıcı bir sektörde çalışmanın, içerik üretmenin, fikir üretmenin yarattığı baskıları ve daha fazlasını bu bölümde konuşuyoruz.
Başarı gerçekten yetenek meselesi mi, yoksa doğru zamanda doğru hikâyeyle görünür olabilmek mi?
R. F. Kuang’ın Sarıyüz romanı üzerinden kıskançlığı, başarı ve takdir edilme hırsını, yayıncılık dünyasındaki ırk ve pazarlama meselelerini ve ilhamla düşünce hırsızlığı arasındaki o bulanık sınırı konuşuyoruz.
Kitap insanlık hallerini, acılarını, yaslarını anlatan ama bunlara rağmen, insanın merak etmeye, uğraşmaya, insanlarla bağ kurmaya, kendilerine meşguliyetler bulmaya yani ''gerçekten yaşamaya'' devam edebilişini çok güzel anlatıyor. Sybil’in hayatının son dönemindeyse bu yalnızca hayatta kalmak olmaktan çıkıyor ve yeniden seyahat ettiği, yeni ilişkiler kurduğu, kendine daha fazla özgürlük verdiği bir yaşama dönüşüyor. Sanki uzunca bir dönem önce hayatı bırakmıyor, sonra bir adım daha atıp yeniden hayatın içine doğru genişliyor.
Bu bölümünde kurgusu müthiş bi incelikle yazılmış, belirsizlikle yaşamak, rutinleşmiş bi ilişki, yaşamın abzürtlüğü konularını ele alan Solvej Balle’nin Hacim Hesabı Üzerine romanı üzerine baştan aşağı konuşuyoruz.
Bir ailede en çok ne yaralar? Yaşananlar mı, yoksa yaşananların inkar edilmesi, yok sayılması mi?
Bu bölümde Vigdis Hjorth'un Miras romanı üzerinden aile içi sessizliği ve görülmeyen, duyulmayan bir insan olmanın duygusal etkilerini konuşuyoruz. Bu romandaki en büyük çatışma yaşanan bir travmanın kendisinden de çok, kimsenin bunu duymaya ve anlamaya yanaşmaması.
İyi dinlemeler.
Bu bölümde F. Scott Fitzgerald'ın en meşhur eserini; yüzeysel ilişkiler, erkeklerin toplum gözündeki ekonomik sağlayıcı olma beklentisinin yükü ,sınıf farkı, old money–new money ayrımı, toplumsal statüler konuşuyoruz.
Bir yandan da kitabın neden bu kadar büyük bir klasik kabul edildiğini, beni neden okurken zorladığını ama Leonardo DiCaprio'nun başrolünde olduğu film uyarlamasının neden bende çok daha güçlü bir etki bıraktığını ele alıyoruz.
Keyifli dinlemeler.
Amin Maalouf, Ölümcül Kimlikler kitabı üzerinden aitlik hissi, benlik, kimlik kavramlarını konuştuğumuz bu bölüme hoş geldin.
Bu bölümde Harriet Lerner, Öfke Dansı kitabından yola çıkarak, her duygumuza olduğu gibi canımız öfkemize de doğru şekilde sahip çıkmayı konuşuyoruz. Benim de oldukça içli dışlı olduğum üzerine çok mesai harcadığım bir duygu. Kuş gibi bir insan mıyım artık? Hayır ama fena da yönetmiyorum artık. Daha ne olsun diyorum.
İyi dinlemeler
From the publisher's feed
DinleN Podcast sayfasına hoş geldin.