
Sign up to save your podcasts
Or


Donald Trump ve Şi Cinping arasındaki o beklenen büyük buluşmanın ilk günü tamamlandı. Elimizde çok taze, bir o kadar da satır arası okunması gereken yoğun bir trafik var.
Gündemimizde, Avrupa Birliği'nin yıllardır tozlu raflarda bekleyen ama son günlerde aniden hararetle tartışılmaya başlanan bir maddesi var: Meşhur 42.7'nci madde... Namıdiğer, Avrupa Birliği'nin karşılıklı savunma ilkesi.
Peki, ne oldu da bu madde bir anda kıymete bindi? Ve asıl soru: Kıbrıs'ın bu maddenin üzerine bu kadar titremesinin arka planında, duyulan bir "Türkiye endişesi" mi yatıyor?
Amerika Birleşik Devletleri'nin 19. yüzyıldaki dumanlı ve terli fabrikalarından, Avrupa'nın kongre salonlarına kadar götürecek oldukça ilginç, biraz kanlı ve yanlış bilinen detaylarla dolu bir hikaye var karşımızda.
Geldiğimiz noktada Brent petrolün varil fiyatı 126 doları aştı! Bu, 2022'nin Mart ayından, yani Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinden bu yana gördüğümüz en yüksek seviye.
Peki fiyatlar neden fırladı?
İran, Amerika Birleşik Devletleri'ne "Gelin boğazı yeniden açalım, bu savaşı bitirelim ama nükleer meseleleri sonra konuşalım" dedi. Peki Washington bu teklife ne diyor? Masadaki kriz gerçekten çözülebilir mi, yoksa fırtına öncesi sessizliği mi yaşıyoruz?
Nasıl oldu da dünyanın en iyi korunan lideri, yardımcısından sonra tahliye edildi? Bu bir güvenlik zafiyeti mi, yoksa kusursuz işleyen bir protokol mü?
Trump yönetimi İran’a yönelik savaş başlattı. Ancak bu savaşın çok kritik bir detayı var: Kongre’den herhangi bir resmi onay alınmadı. İşte tam bu noktada, Amerika’da Vietnam Savaşı’nın o ağır travmasının hemen ardından çıkarılan "Savaş Yetkileri Yasası" devreye giriyor. Bu yasa, bir başkana Kongre onayı olmadan askeri güç kullanması için sadece ve sadece 60 günlük bir kredi tanıyor.
İkinci Dünya Savaşı'nın yıkıntılarından doğan, anayasasına "savaşı reddetmeyi" kazımış bir ülke, 80 yıl sonra dünyanın en büyük silah tedarikçilerinden biri olmaya karar verirse ne olur?
Abd başkanı Trump’ın Nato karşıtı söylemleri, Hürmüz boğazında yaşanan enerji güvenliği krizleri dünyayı derinden etkiliyor. Ancak bu krizler Türkiye’ye çok kritik fırsatlar da sunuyor.
On yıllardır ABD Kongresi denilince akla gelen tek şey, İsrail'e verilen 'koşulsuz ve sınırsız' destekti. Hangi parti iktidarda olursa olsun, İsrail söz konusu olduğunda Kongre tek bir ses olurdu. Ancak hafta içinde Amerikan Senatosu'nda yaşananlar, bu devrin kapanmakta olduğunun en güçlü sinyalini verdi. Neler oldu, bu kırılmanın arkasında yatan sebepler ne ve Amerikan siyaseti nereye evriliyor?
From the publisher's feed