
Sign up to save your podcasts
Or


Tertemiz zatıma,
Padişahlık güneşime and olsun, seni sana bırakmam ben
Lûtuflarla, keremlerle yüceltir dururum
Lûtfum seni onarmak, seni iyileştirmek için belini bağlamıştır. Zaten onarıp iyileştirme, kavuşturup buluşturma bereketlerinin kaynağım ben.
Görmüyor musunuz ? Gül, ötelerden kokular getirdi, güzel renkler getirdi; bahçede gelişini kutlamak istiyor!
Diken, beraber yaşayacağı güler yüzlü efendisinin yüzünü seyretmek için süslendi, güzelleşti!
Ey selvi ağacı! Kulak ver de dinle ki; süsen seni övmek, senin boyunu posunu anlatmak için ırmak kıyısına gitti.
Ölmüş tohum dirildi, tekrar hayata kavuştu! Böylece, şu kara toprağın gizlediği sır, şimdi meydana çıktı, kendini gösterdi!
Madde aleminde böyle olduğu gibi, mana aleminde de can ağaçları böyle olur! İyi ağaç, ağaç belli olur, meydana çıkar, manevî meyveler verir;
Kötü ağaç da, verimsiz, bahtsız, zavallı bir halde kalır!
İnsan sadece kaştan, gözden, gövdeden mi ibaret?
Mühim olan bu vücudun içini görebilmek
Kalbin aynasında ne var ona ulaşabilmek.
Ey canım! Senin içinde varlığın ötesinde akıl gibi, düşünce gibi, daima seninle beraberim.
Zevk aldığın, neşelendiğin, sıkıntılara düştüğün, bunaldığın zamanlarda da senin içindeyim
Senden ayrı değilim!
Ey canım! Benim canım, çıkardığı feryatlarla, yediği darbelerle tanbura döndü! Gönlümün halini, tanburun tellerinden çıkan feryatlardan anla!
Hangi tarafa bakarsan bak, hep beni görürsün! İster kendine bak, ister birbirleri ile savaşanların çıkardığı gürültülere,
İster yeryüzünde karınca gibi kaynaşan insan kalabalığına bak; hep beni görürsün!
Eğer sen benden incinirsen, ben, kendi canımdan incinirim, bıkarım, usanırım!
Ey her şeyi güzel olan sevgili! bana can da, gönül de sana kurban etmek için verildi!
Sen, gönlünün incindiğini söylemiyorsun...Ama ben, o incinişi canımın içinden duyuyorum!
Benim baharım geçer gider, gönlümdeki gül bahçesi de dikenlerle dolarsa,
Ben, bunu nasıl olur da bilmem?
Senin yolunda toprak olmayan beden, yılancı sepeti olsun
Senin yolunda toprak olmayan can da, yılan kesilsin!
Ey Sevgili!
By HedablidaTertemiz zatıma,
Padişahlık güneşime and olsun, seni sana bırakmam ben
Lûtuflarla, keremlerle yüceltir dururum
Lûtfum seni onarmak, seni iyileştirmek için belini bağlamıştır. Zaten onarıp iyileştirme, kavuşturup buluşturma bereketlerinin kaynağım ben.
Görmüyor musunuz ? Gül, ötelerden kokular getirdi, güzel renkler getirdi; bahçede gelişini kutlamak istiyor!
Diken, beraber yaşayacağı güler yüzlü efendisinin yüzünü seyretmek için süslendi, güzelleşti!
Ey selvi ağacı! Kulak ver de dinle ki; süsen seni övmek, senin boyunu posunu anlatmak için ırmak kıyısına gitti.
Ölmüş tohum dirildi, tekrar hayata kavuştu! Böylece, şu kara toprağın gizlediği sır, şimdi meydana çıktı, kendini gösterdi!
Madde aleminde böyle olduğu gibi, mana aleminde de can ağaçları böyle olur! İyi ağaç, ağaç belli olur, meydana çıkar, manevî meyveler verir;
Kötü ağaç da, verimsiz, bahtsız, zavallı bir halde kalır!
İnsan sadece kaştan, gözden, gövdeden mi ibaret?
Mühim olan bu vücudun içini görebilmek
Kalbin aynasında ne var ona ulaşabilmek.
Ey canım! Senin içinde varlığın ötesinde akıl gibi, düşünce gibi, daima seninle beraberim.
Zevk aldığın, neşelendiğin, sıkıntılara düştüğün, bunaldığın zamanlarda da senin içindeyim
Senden ayrı değilim!
Ey canım! Benim canım, çıkardığı feryatlarla, yediği darbelerle tanbura döndü! Gönlümün halini, tanburun tellerinden çıkan feryatlardan anla!
Hangi tarafa bakarsan bak, hep beni görürsün! İster kendine bak, ister birbirleri ile savaşanların çıkardığı gürültülere,
İster yeryüzünde karınca gibi kaynaşan insan kalabalığına bak; hep beni görürsün!
Eğer sen benden incinirsen, ben, kendi canımdan incinirim, bıkarım, usanırım!
Ey her şeyi güzel olan sevgili! bana can da, gönül de sana kurban etmek için verildi!
Sen, gönlünün incindiğini söylemiyorsun...Ama ben, o incinişi canımın içinden duyuyorum!
Benim baharım geçer gider, gönlümdeki gül bahçesi de dikenlerle dolarsa,
Ben, bunu nasıl olur da bilmem?
Senin yolunda toprak olmayan beden, yılancı sepeti olsun
Senin yolunda toprak olmayan can da, yılan kesilsin!
Ey Sevgili!