Mevlana Celaleddin Rumi, 1207’de Afganistan’ın Belh şehrinde doğdu. Gençliğinde babası ve müritleriyle birlikte bu coğrafyadan ayrıldı. Bugünkü adlarıyla Türkmenistan, İran, Irak, Suudi Arabistan, Suriye’yi geçtiler ve 8 bin km yol aldıktan sonra son durakları Konya’ya vardılar.
Özcan Yüksek ile Hüseyin Keçe, 2006 yılında bu yolun önemli bir bölümünü kat ettiler. Mevlana’nın geçtiği kervan yollarından geçip kervansaraylarda durakladılar; şehirlerde, köylerde ve çöllerde ondan izler aradılar.
Terk edilince tekrar toprağa geri kavuşan kubbeli kerpiç evlerde kaldılar. Baharda yeşerip yazın kumlaşan çöllerde konakladılar. Rüzgarla yer değişen tepelerde tehlikeler atlattılar. Çöl sıcağında, toprak içinde saklanan kar yığınından damlayan sulardan içtiler. Binlerce yıldır Horasan coğrafyasında kullanılan, serin havayı odalarda dolaştırmayı sağlayan badgirlere; köylerde soğuk su ihtiyacının karşılandığı, piramitleri andıran “yakçal/ yakşir” denilen yapılara tanık oldular.
Bu yolculuğun hikayesini bu haftaki Podcast’imizde Hüseyin Keçe’den dinliyoruz.
Doğa Sohbetleri yayınlarımıza destek olmak ve imecemize katılmak için;
https://fonzip.com/dogadernegi...