Bir şeyleri gerçekten istediğimiz için mi yapıyoruz, yoksa sadece kaçırmamak için mi?
Bu bölümde modern çağın en tanıdık ama en az konuşulan duygularından birini ele alıyoruz: FOMO — kaçırma korkusu.
Sürekli bir şeylere yetişmeye çalışmak… Bir yerde olmazsak bir şeylerin eksik kalacağını hissetmek… Başkalarının hayatına bakarken kendi hayatımızı gecikmiş gibi görmek.
Peki gerçekten bir şeyleri mi kaçırıyoruz?
Bu soruyu düşünürken Kierkegaard’la kendilik ve kaygıyı,
Bergson’la zamanı nasıl yaşadığımızı,
Heidegger’le “herkes”in temposunda yaşama meselesini,
Byung-Chul Han’la ise modern dünyanın hız ve performans baskısını konuşuyoruz.
Belki de mesele bir yere yetişmek değil. Belki mesele kimin zamanında yaşadığımızı fark etmek.