Günümüzde Covid salgını gibi gündem olmasa da, tarihten bu yana klinik içinde semptom salgınları vardır. Çağın söylemine göre değişen bu semptomlar, daha önce nadir vakalarda görülürken, birdenbire kliniği doldurmaya başladı. İstisnai konumları birdenbire değişti. Bu konumlardan biri de yeme bozuklukları.
Anoreksiya sadece Batı toplumlarında değil, Amerika ve Japonya’ya kadar uzanan bir hatta görülür. Bu durum bu patolojinin sadece belirli bir kültüre ya da etnik gruba özgü olmadığı gerçeğini bize gösterir. Yani her dönemde ortaya çıkan yeni semptom dizisi bize ortaya konan yapıları (nevroz, psikoz, sapkın) olumsuzlayan yeni bir yapı türünü değil, tam da bu yapıların semptom görüngülerinin baskın söylem karşısında nasıl şekil aldığıyla ilgili olduğunu gösterir. Bu çalışmamızda derinlemesine olmasa da zamanımız yettiğince, anoreksiya tarihinden ve onun kliniğe etkilerinden konuşacağız.