Fluent Fiction - Turkish:
Finding Warmth and Success in İstanbul's Bazaar Find the full episode transcript, vocabulary words, and more:
fluentfiction.com/tr/episode/2024-12-30-08-38-19-tr
Story Transcript:
Tr: İstanbul'un kalbinde, kışın soğuk rüzgarı Boğaz'dan eserken, Kapalıçarşı'nın renkli tezgahları göz kamaştırıyordu.
En: In the heart of İstanbul, as the cold winter wind blew from the Boğaz, the colorful stalls of the Kapalıçarşı were dazzling.
Tr: Emir, babası hastalandığından beri ailesine destek olmanın yollarını arıyordu.
En: Emir was looking for ways to support his family since his father had fallen ill.
Tr: El becerisini kullanarak dokuduğu şalları satmak için çarşının köşesindeki tezgahını kurdu.
En: He set up his stall at the corner of the bazaar to sell the shawls he had woven, using his hand skills.
Tr: Emir, sevdiklerini mutlu etmek için çalışmalıydı.
En: Emir had to work to make his loved ones happy.
Tr: Yeni Yıl arifesiydi ve kar yağıyordu.
En: It was New Year's Eve and it was snowing.
Tr: Dükkanların üzerini beyaz bir örtü kaplamıştı.
En: A white cover blanketed the shops.
Tr: Emir'in içi umut ve sorumlulukla doluydu.
En: Emir's heart was filled with hope and responsibility.
Tr: Ancak tezgahının hemen yanındaki Yusuf, Emir'in işlerini zorlaştırıyordu.
En: However, Yusuf next to his stall was making things difficult for Emir.
Tr: Yusuf, daha ucuz fiyatlarla müşteri çekiyordu.
En: Yusuf was attracting customers with lower prices.
Tr: Emir, bu duruma bir çözüm bulmalıydı.
En: Emir had to find a solution to this situation.
Tr: Çarşının içi mis gibi baharat kokarken Emir, kaybeden olmak istemedi.
En: While the inside of the bazaar was fragrant with spices, Emir did not want to be the loser.
Tr: Düşündü ve bir fikir geldi aklına.
En: He thought and an idea came to his mind.
Tr: Sıcak, taze demlenmiş çay!
En: Hot, freshly brewed tea!
Tr: Emir, her şal alan müşterisine bedava sıcak çay sunmaya karar verdi.
En: Emir decided to offer free hot tea to every customer who bought a shawl.
Tr: Bu, fazladan maliyet demekti ama başka çaresi yoktu.
En: This meant extra cost, but he had no other choice.
Tr: Kar taneleri hızlandıkça, sokaklar giderek ıssızlaştı.
En: As the snowflakes picked up, the streets became increasingly deserted.
Tr: Ancak beklenmedik bir şekilde, bir turist grubu çarşıya girdi.
En: However, unexpectedly, a group of tourists entered the bazaar.
Tr: Herkes soğuktan korunmak için sıcak bir şeyler arıyordu.
En: Everyone was looking for something warm to escape the cold.
Tr: Emir, bu fırsatı kaçırmadı.
En: Emir did not miss this opportunity.
Tr: Şallarının yumuşak dokusunu ve estetik desenlerini gösterdi.
En: He showcased the soft texture and aesthetic patterns of his shawls.
Tr: Yanlarında sunduğu sıcak çay ise müşteri çekiyordu.
En: The hot tea he offered alongside attracted customers.
Tr: Soğuğa rağmen Emir'in tezgahında hareketliliği görünce Yusuf şaşırdı.
En: Seeing the activity at Emir's stall despite the cold, Yusuf was surprised.
Tr: Emir, inovasyonu ve sıcak kalbi sayesinde tüm şallarını sattı.
En: Thanks to his innovation and warm heart, Emir sold all his shawls.
Tr: Bu onun zaferiydi.
En: This was his victory.
Tr: Dükkanlar bir bir kapanırken, Emir son müşterisini uğurladı.
En: As the shops closed one by one, Emir bid farewell to his last customer.
Tr: Yeni Yıl gecesi, Emir ailesine sıcak bir yemek getirdi ve babasının ilaçlarını alabileceği kadar kazandı.
En: On New Year's Eve, Emir brought a hot meal to his family and earned enough to buy his father's medicines.
Tr: Emir, kendi potansiyelini keşfetmişti.
En: Emir discovered his own potential.
Tr: Zorluklar karşısında yaratıcı olup, sıcakkanlılıkla karşılık verdi.
En: He responded with creativity and warmth in the face of difficulties.
Tr: Ailesine destek olmanın gururuyla doluydu ve hayatının en önemli derslerinden birini aldı: Kendi yolunu bulmak, bazen sadece biraz cesaret ve yaratıcılık gerektirir.
En: He was filled with the pride of supporting his family and learned one of the most important lessons of his life: Finding your own path sometimes only requires a little courage and creativity.
Vocabulary Words:
- heart: kalbi
- stalls: tezgahları
- dazzling: göz kamaştırıyordu
- support: destek
- woven: dokuduğu
- responsibility: sorumluluk
- attracting: çekiyordu
- fragrant: mis gibi
- spices: baharat
- loser: kaybeden
- freshly brewed: taze demlenmiş
- tea: çay
- extra cost: fazladan maliyet
- deserted: ıssızlaştı
- opportunity: fırsatı
- showcased: gösterdi
- soft texture: yumuşak dokusu
- aesthetic patterns: estetik desenlerini
- innovation: inovasyonu
- victory: zaferiydi
- bid farewell: uğurladı
- potential: potansiyelini
- creativity: yaratıcılık
- warmth: sıcakkanlılıkla
- courage: cesaret
- pride: gururuyla
- blanketed: örtü kaplamıştı
- unexpectedly: beklenmedik bir şekilde
- response: karşılık
- shawls: şalları