Fluent Fiction - Turkish

From Bazaar to Bold: A Tale of Tradition and Triumph


Listen Later

Fluent Fiction - Turkish: From Bazaar to Bold: A Tale of Tradition and Triumph
Find the full episode transcript, vocabulary words, and more:
fluentfiction.com/tr/episode/2025-01-05-08-38-19-tr

Story Transcript:

Tr: Soğuk bir kış günü, Kapalıçarşı'nın dar sokakları telaş ve heyecanla doluydu.
En: On a cold winter's day, the narrow streets of the Kapalıçarşı were filled with hustle and excitement.

Tr: Derya, abisi Emre ile birlikte dükkanını yılın ilk açılış gününe hazırlıyordu.
En: Derya was preparing her shop for the first opening day of the year with her brother Emre.

Tr: Renkli kumaşlar dükkânın raflarında yerini alırken, sıcak çay kokusu tüm çarşıyı sarıyordu.
En: As colorful fabrics took their place on the shop shelves, the aroma of hot tea enveloped the entire bazaar.

Tr: Ayşegül ise elinde bir desen çizimiyle yanlarına yaklaştı, cesaretle Derya'ya yeni fikrini gösterdi.
En: Meanwhile, Ayşegül approached them with a design sketch in hand and boldly showed her new idea to Derya.

Tr: Derya'nın aklında büyük bir plan vardı.
En: Derya had a big plan in mind.

Tr: Prestijli bir otelle anlaşarak kumaşlarını daha geniş bir kitleye ulaştırmak istiyordu.
En: She wanted to reach a wider audience by partnering with a prestigious hotel.

Tr: Ancak Emre çekingen davranıyordu.
En: However, Emre was hesitant.

Tr: "Derya, ailemizin işi hep burada, çarşıda güzel gidiyor," dedi.
En: "Our family's business has always done well here in the bazaar," he said.

Tr: "Büyük değişiklikler risklidir."
En: "Big changes are risky."

Tr: Ayşegül ise kafası karışmıştı.
En: Ayşegül was confused.

Tr: Yeni bir tekstil firmasından bağımsız bir tasarım sözleşmesi teklifi almıştı. Ama Derya'ya olan bağlılığı onu düşündürüyordu.
En: She had received an offer for an independent design contract from a new textile company, but her loyalty to Derya made her ponder.

Tr: Günler geçti, Derya cesurca otel müdürüyle görüşmek üzere hazırlık yaptı.
En: Days passed, and Derya bravely prepared to meet with the hotel manager.

Tr: Ayşegül ise, ondan destek isteyip istemeyeceğine karar vermeliydi.
En: Ayşegül, on the other hand, had to decide whether to ask for support from her.

Tr: Sonunda, Derya'nın yanında olmaya karar verdi; birlikte otel yönetimine koleksiyonlarını sundular.
En: In the end, she decided to stand by Derya; together they presented their collection to the hotel management.

Tr: O an, Emre bile heyecanlandı; kız kardeşinin cesaretine gıptayla baktı.
En: At that moment, even Emre was excited and looked at his sister's courage with admiration.

Tr: Otel müdürü, Derya’nın kumaşlarını beğendi.
En: The hotel manager liked Derya's fabrics.

Tr: "Öncelikle küçük bir siparişle başlayalım," dedi.
En: "Let's start with a small order," he said.

Tr: Bu, Derya'nın istediği bir fırsattı.
En: This was the opportunity Derya had been hoping for.

Tr: Emre, içten bir gülümsemeyle onayladı.
En: Emre gave an approving smile.

Tr: "Gurur duyuyorum, Derya," dedi.
En: "I am proud of you, Derya," he said.

Tr: Bu destek, Ayşegül’ün kendi tasarımlarını Derya’nın çerçevesinde paylaşması için de cesaret verdi.
En: This support also gave Ayşegül the courage to share her designs within Derya's framework.

Tr: Şimdi, Derya işlerini genişletebilecekti.
En: Now, Derya could expand her business.

Tr: Ayşegül, zanaatını burada sergileyebilecekti.
En: Ayşegül could showcase her craft here.

Tr: Emre ise gelenek ve yenilik arasında bir denge bulmuştu.
En: Meanwhile, Emre found a balance between tradition and innovation.

Tr: Böylece, Kapalıçarşı’nın eski duvarları, yeni bir hikâyeye ev sahipliği yaptı.
En: Thus, the old walls of the Kapalıçarşı hosted a new story.

Tr: Herkes için yeni bir başlangıç, büyük bir başarıya dönüştü.
En: For everyone, a new beginning turned into a great success.


Vocabulary Words:
  • narrow: dar
  • hustle: telaş
  • excitement: heyecan
  • preparing: hazırlıyordu
  • aroma: koku
  • enveloped: sarılmak
  • sketch: çizim
  • boldly: cesaretle
  • prestigious: prestijli
  • hesitant: çekingen
  • loyalty: bağlılık
  • ponder: düşünmek
  • bravely: cesurca
  • manager: müdür
  • admiration: gıpta
  • opportunity: fırsat
  • approving: onaylayan
  • courage: cesaret
  • expanding: genişletmek
  • showcase: sergilemek
  • balance: denge
  • tradition: gelenek
  • innovation: yenilik
  • beginning: başlangıç
  • success: başarı
  • independent: bağımsız
  • contract: sözleşme
  • presented: sundu
  • framework: çerçeve
  • hosted: ev sahipliği yaptı
...more
View all episodesView all episodes
Download on the App Store

Fluent Fiction - TurkishBy FluentFiction.org