
Sign up to save your podcasts
Or


Gökyüzünde yıldız yok bu gece
Oysa Helios, o tek yıldızın
Hani o benim yıldızımın Üzerine arabasını sürünce,
Hangi eskimo dayanabilirdi artık?
''Gece uyurken söylenen şiirlere...'' Diye başlamıştım bu geceye
Aslında anlama da fazla takılmamalı
Nasılsa kafiye desen var
Yıldız yok ama,
Ay, son dördün, Ayın ilk dördünündeki gibi güzel
Hayallerimdeki kadar zeki,
Ve hep gülen kahkahalarla...
Çok sey mi istiyorum Anna?
Her deniz, kendi çocuğunu doğurur
Benimkinin adı Franza,
Olabildiğince küstah, olabildiğince kaba
Ama sadece işi bittikten sonra...
Ağlıyorum, bilmiyor musun Franza?
Düşüyorum, görmüyor musun?
Anlamıyorum, yaşıyor musun hala?
Her okyanus kendi Goliath'ını doğurur
Her nehir kendi kızını
Ben Franza'yı doğurdum sadece
Lilith arabasını sürebilsin diye üstüne
Baş kaldıryordu insanoğlu Lilith'e
Başkaldırıyordu güneş, penguenlere
Uzaklarda, çok uzaklarda eskimolar Sildiler beyinlerinden penguenleri
İmparatorları, televizyonda gördüklerini,
Ve başladılar göçe güneye
Keşke ben olsaydım sevgilin Anna
Keşke ben taksaydım saçlarına o yıldızı
Ama yıldız yok bu gece
Sadece ay, kırık bir tabak gibi
Harcanmış olduğunu mu düşünüyorsun Kırık bir tabak gibi?
Yoksa olmamayı mı tercih ederdin?
Yıldızlar, tanrılar, insanlar gibi
Ya bu hayattan sonrası?
Ayıracak mısın gerçekten kızıldenizi?
Öldürecek misin o küçük kızı
Yakacak mısın benim için hayatını?
Seviyorum ama? kimi?
Göğü yaracak birisini
Aptallar erken ölür ama,
Yeter artık, daha fazla saçmalama
Gece, ıssız sokaklar...
Hiç yıldız yok ama
O dünkü tek yıldız bile,
O dünkü tek nefes bile...
Gerek yok, şehir ışıkları yanıyor
Gerek yok, şehirde insanlar yaşıyor
Farklı şehirlerde farklı kalpler atıyor
Yaz yağmuru gibi, belki dalgalı
''Her yağmur kendi Cleopatrasını doğurur...'' Derlerdi ama inanmazdım
Nereye kadar devam edecek bu şiir?
-Dur artık, yalvarırım yazma
Başka bir silahım yok ki ama
Amayı çok kullanmadın mı bugün?
Boşver, okuyacak yok nasılsa...
Hem çok var daha sabaha
Baldıranı içtiğinde, Sokrat
Hata yaptığını nihayet anladı
Ama haliyle çok geç kalmıştı
O yüzden istifini hiç bozmadı
Dünyaya bırakacağımız ne kaldı Düzgün bir duruştan başka?
Ben bu yüzden seni sevdim Anna
Ay, hani kırık olan
8 derece sağa kaymış
Gözlerim seni arıyor doğalda
Doğayı sevmeyen, insanı da sevmez
İnsanı sevmeyen, doğayı da
He ikisi birbirini sevmez
Her ikisi delice sevişir
Sevmek delilerin işi zaten
Ben deliyim biliyor musun Anna?
Saymıyorum artık kaçar kaçar aldığımı
Anılarımı, nefeslerimi,intiharlarımı
Ben senin için öldüm Anna
Senin için öldürdüm tüm şiirlerimi
Saymıyorum artık kaçar kaçar yazdığımı
Kaçar kaçar içtiğimi
Çağırıyor şeytan cehnneminden beni
Bir gülümseme görsem, kalcağım belki
Kim iyileştirecek beni Anna?
Uzun şiirler yazamıyorum ben
Bitecek elbet bu da
Hem yıldız da yok bir tane bile
Akşam rüzgarı ve benimle birlikte Duy artık sesimi Anna
Duy artık bu çalan şarkıyı geceyarısı!
Biliyorum... sevmezsin aslında hayatı
Olsun : ) ama bitiyor artık
Bu son kalan gece Benimle
ve kırık ayla birlikte
Hadi Anna artık gülümse
By HedablidaGökyüzünde yıldız yok bu gece
Oysa Helios, o tek yıldızın
Hani o benim yıldızımın Üzerine arabasını sürünce,
Hangi eskimo dayanabilirdi artık?
''Gece uyurken söylenen şiirlere...'' Diye başlamıştım bu geceye
Aslında anlama da fazla takılmamalı
Nasılsa kafiye desen var
Yıldız yok ama,
Ay, son dördün, Ayın ilk dördünündeki gibi güzel
Hayallerimdeki kadar zeki,
Ve hep gülen kahkahalarla...
Çok sey mi istiyorum Anna?
Her deniz, kendi çocuğunu doğurur
Benimkinin adı Franza,
Olabildiğince küstah, olabildiğince kaba
Ama sadece işi bittikten sonra...
Ağlıyorum, bilmiyor musun Franza?
Düşüyorum, görmüyor musun?
Anlamıyorum, yaşıyor musun hala?
Her okyanus kendi Goliath'ını doğurur
Her nehir kendi kızını
Ben Franza'yı doğurdum sadece
Lilith arabasını sürebilsin diye üstüne
Baş kaldıryordu insanoğlu Lilith'e
Başkaldırıyordu güneş, penguenlere
Uzaklarda, çok uzaklarda eskimolar Sildiler beyinlerinden penguenleri
İmparatorları, televizyonda gördüklerini,
Ve başladılar göçe güneye
Keşke ben olsaydım sevgilin Anna
Keşke ben taksaydım saçlarına o yıldızı
Ama yıldız yok bu gece
Sadece ay, kırık bir tabak gibi
Harcanmış olduğunu mu düşünüyorsun Kırık bir tabak gibi?
Yoksa olmamayı mı tercih ederdin?
Yıldızlar, tanrılar, insanlar gibi
Ya bu hayattan sonrası?
Ayıracak mısın gerçekten kızıldenizi?
Öldürecek misin o küçük kızı
Yakacak mısın benim için hayatını?
Seviyorum ama? kimi?
Göğü yaracak birisini
Aptallar erken ölür ama,
Yeter artık, daha fazla saçmalama
Gece, ıssız sokaklar...
Hiç yıldız yok ama
O dünkü tek yıldız bile,
O dünkü tek nefes bile...
Gerek yok, şehir ışıkları yanıyor
Gerek yok, şehirde insanlar yaşıyor
Farklı şehirlerde farklı kalpler atıyor
Yaz yağmuru gibi, belki dalgalı
''Her yağmur kendi Cleopatrasını doğurur...'' Derlerdi ama inanmazdım
Nereye kadar devam edecek bu şiir?
-Dur artık, yalvarırım yazma
Başka bir silahım yok ki ama
Amayı çok kullanmadın mı bugün?
Boşver, okuyacak yok nasılsa...
Hem çok var daha sabaha
Baldıranı içtiğinde, Sokrat
Hata yaptığını nihayet anladı
Ama haliyle çok geç kalmıştı
O yüzden istifini hiç bozmadı
Dünyaya bırakacağımız ne kaldı Düzgün bir duruştan başka?
Ben bu yüzden seni sevdim Anna
Ay, hani kırık olan
8 derece sağa kaymış
Gözlerim seni arıyor doğalda
Doğayı sevmeyen, insanı da sevmez
İnsanı sevmeyen, doğayı da
He ikisi birbirini sevmez
Her ikisi delice sevişir
Sevmek delilerin işi zaten
Ben deliyim biliyor musun Anna?
Saymıyorum artık kaçar kaçar aldığımı
Anılarımı, nefeslerimi,intiharlarımı
Ben senin için öldüm Anna
Senin için öldürdüm tüm şiirlerimi
Saymıyorum artık kaçar kaçar yazdığımı
Kaçar kaçar içtiğimi
Çağırıyor şeytan cehnneminden beni
Bir gülümseme görsem, kalcağım belki
Kim iyileştirecek beni Anna?
Uzun şiirler yazamıyorum ben
Bitecek elbet bu da
Hem yıldız da yok bir tane bile
Akşam rüzgarı ve benimle birlikte Duy artık sesimi Anna
Duy artık bu çalan şarkıyı geceyarısı!
Biliyorum... sevmezsin aslında hayatı
Olsun : ) ama bitiyor artık
Bu son kalan gece Benimle
ve kırık ayla birlikte
Hadi Anna artık gülümse