UFUK TURU

Geleceğe Dönüş 14. Program: Marksizmde parti ve öncülük


Listen Later

Programın konuğu Marksist tarihçi Erdoğan Aydın’dı.

Erdoğan Aydın ve H. Selim Açan, 1917 Ekim Devrimi sonrası Sovyetler Birliği deneyiminde proletarya partisinin pratiği ve bu deneyimden çıkarılması gereken dersler üzerinde durmaya geçmeden önce Marksizmde parti ve öncülük anlayışının tarihsel evrimine göz atarak konuya girmeyi tercih ettiler.

J. Molyneux’un Marksizm ve Parti kitabında, “Lenin’in parti anlayışı konusunda Marx’ı da aşarak Marksizmi ileri noktaya taşıdığı” tezini hatırlatan H. Selim Açan, bunun karşı kutbunda ise Lenin’in tam da bu nedenle gerçekte Marksizmden uzaklaştığını iddia edenlerin bulunduğunu belirttikten sonra Erdoğan Aydın’a bu konuda ne düşündüğünü sorarak sohbeti başlattı.

Erdoğan Aydın, sözlerine Molyneux’un tezine özde katıldığını fakat resmi Sovyet yazımının Lenin’in bu konuda Marx’ı takip ettiği iddiasını da doğru görmediğini, aralarında büyük farklılıklar bulunduğunu vurgulayarak başladı. Çünkü dönemlerin farklı olduğunun altını çizdi. Marx ve Engels’in bilimsel sosyalizm öğretisinin temellerini atarlarken proletaryanın ve proletarya hareketinin kapitalizmin gelişimine paralel gelişme özelliklerinden hareketle işçi sınıfının burjuvaziye karşı sendikal mücadele sürecinde “kendisi için bir sınıf” bilincine ulaşacak bir yetenek ve kapasiteye sahip olduğu görüşünü esas aldıkları görüşünü dile getirdi.

Onların parti ve öncülük anlayışının da bu ön kabul temelinde şekillendiğini ifade etti. Sınıf bilincinin edinilmesi gibi partiyi de sınıfın doğrudan kendisinin yaratacağı bir örgütlenme olarak gördüklerini belirtti. Lenin’in farkının bu noktada ortaya çıktığına dikkat çekti. Aradaki bu farkın da kapitalizmin gelişme düzeyi ve tarihsel koşullardaki farklılıktan kaynaklandığının altını bir kez daha çizdi.

Bu tespitlerin devamı olarak Lenin’in parti ve öncülük anlayışını –ister olumlu isterse olumsuz anlamda yorumlansın- “Marksizmde devrim-devrimde devrim” niteliğinde bir sıçrama olarak tanımladı.

Lenin’in devrimci bir sıçramayı temsil ettiği tespitine katıldığını söyleyen H. Selim Açan, bunun temelde onun emperyalizm tahlilinin devrimci karakterinden kaynaklandığını ve sadece parti anlayışıyla da sınırlı olmayıp ona da yol gösteren bir devrim anlayışının ifadesi olduğuna dikkat çekti. Parti ve öncülük anlayışı konusunda Lenin’in farkının da zaten bu devrim ve devrimcilik anlayışının farkından kaynaklandığını vurguladı. 

Alman Sosyal Demokrat Partisi örneğinden hareketle sendikal ve parlamenter mücadele alanlarında büyük başarılar elde etmenin yanında sınıfın geniş kitlelerini kucaklayan değişik tipte toplumsal örgütlenmeler ağı yaratmanın hiç de kendiliğinden devrimci bir sınıf bilinci yaratmadığına, tersine partiyi ve sınıfı nasıl içten içe çürütüp düzene bağladığına işaret etti. Leninist parti anlayışına sahip partilerde ilerleyen yıllarda ortaya çıkan bürokratizm ve yozlaşma örnekleri görülürken Alman SPD örneğini de görmek ve bundan da ders almak gerektiğine dikkat çekti. 

...more
View all episodesView all episodes
Download on the App Store

UFUK TURUBy H. Selim Açan