Haberton Podcast

Haberton Podcast

By Haberton
Download on the App Store

Haberton Podcast episodes

  • 55 yaş üzerindeki Ankaralılar aşı sırasına girdi
    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın, aşılama sırasının 55 yaş üzeri vatandaşlara geldiğini duyurmasıyla Ankaralılar aşı sırasına girdi.
    Ankara'daki çeşitli hastanelerde aşı sırası yoğunluğu yaşandı.
    Bakan Koca, koronavirüs ile mücadelede uygulanan aşılama çalışmalarında sıranın 55 yaş üzeri vatandaşlara geldiğini duyurdu. Koca'nın açıklamasının ardından Ankara'da aşı olmak isteyen 55 yaş üstü çok sayıda kişi, çeşitli hastanelere başvuruda bulundu.
    55 yaş üzerindeki Ankaralılar aşı sırasına girdi
    Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden randevu alan vatandaşlar, akşam saatleri olmasına rağmen, kentteki hastanelere akın etti. Bu nedenle, iftar sonrası hastanelerde aşı yoğunluğu oluştu. Aşı olmak için hastanelere başvuran kişiler, hastanelerin dışında uzun kuyruklara neden oldu.
    0 min
  • 341 can kaybı, 55 bin 149 yeni vaka
    Sağlık Bakanlığı günlük koronavirüs tablosuna açıkladı, tabloya göre son 24 saatte 341 can kaybı, 55 bin 149 yeni vaka tespit edildi.
    Sağlık Bakanlığı koronavirüs tablosuna göre bugün toplam 318 bin 869 test yapıldı. Semptom gösteren 2 bin 862 kişiyle birlikte toplam 55 bin 149 yeni vaka tespit edildi.
    Son 24 saatte yapılan 318 bin 869 testte, 55 bin 149 vaka ile 2 bin 862 koronavirüs hastası tespit edildi. Bugün yaşamını yitiren 341 kişi ile toplam can kaybı da 36 bin 267'ye yükseldi.
    Sağlık Bakanlığı'nca duyurulan 'Türkiye Covid- 19 Hasta Tablosu'na göre; son 24 saatte yapılan 318 bin 869 testte 55 bin 149 vaka, 2 bin 862 koronavirüs hastası tespit edildi. Virüs nedeniyle 341 kişi hayatını kaybederken, 48 bin 947 kişinin de tedavisi ve karantinası sona erdi. Bugünkü verilerle toplam test sayısı 44 milyon 87 bin 628, toplam vaka sayısı 4 milyon 323 bin 596, toplam vefat sayısı 36 bin 267, toplam ağır hasta sayısı 3 bin 319, toplam iyileşen sayısı ise 3 milyon 736 bin 537 oldu.
    Tabloda haftalık oranlar ise hastalarda zatürre oranı yüzde 2,9, yatak doluluk oranı yüzde 56,3, erişkin yoğun bakım doluluk oranı yüzde 69,1, solunum cihazına bağlı (ventilatör) doluluk oranı yüzde 35,7 ortalama temaslı tespit süresi 9 saat, filyasyon oranı yüzde 99,9 şeklinde yer aldı.
    0 min
  • NASA’dan tarihi adım
    Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi NASA'dan tarihi adım, Mars'a ilk helikopter 'Ingenuity' ile bir uçuş Türkiye saatiyle 10.30’da gerçekleştirildi.
    NASA'dan tarihi adım
    Dünyanın nefesini tutarak izlediği Mars'taki helikopter uçuşu başarıyla gerçekleştirildi. Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi'nin (NASA) Mars programı kapsamında 30 Temmuz 2020’de fırlatılan ve 18 Şubat 2021’de Kızıl Gezegen’deki Jezero kraterine iniş yapan Perseverance uzay aracına bağlı olan Ingenuity adlı helikopter, tarihi uçuş denemesinde yüzeyden 3 metre yükselerek başarılı şekilde iniş yaptı. NASA'dan yapılan açıklamada, uçuşun başarılı olduğu duyuruldu. Test uçuşu, dünyadan 173 milyon mil uzakta, Jezero Krateri adlı geniş bir Mars havzasının zemininde gerçekleşti. Tarihi anlar, NASA tarafından canlı yayınlandı.
    VERİLER DÜNYAYA 3 SAAT SONRA ULAŞTI
    Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi NASA'dan tarihi adım, Mars'a ilk helikopter 'Ingenuity' ile bir uçuş Türkiye saatiyle 10.30’da gerçekleştirildi.
    Mars’taki ilk uçuş Türkiye saatiyle 10.30’da gerçekleşti. İnişe ilişkin verilerin ise 3 saat sonra dünyaya ulaştığı bildirildi. NASA çalışanları, uçuşun başarılı olduğuna ilişkin verileri aldı. Yaşanan sevinç anları saniye saniye kameralara yansıdı.
    0 min
  • Mutant virüs ve kalabalıkta vaka artışı kaçınılmaz
    Sağlık Bakanlığı Toplum Bilimleri Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mustafa Necmi İlhan, mutant virüs ve kalabalık bir araya gelince vaka artışı kaçınılmaz oluyor dedi.
    Prof. Dr. Mustafa Necmi İlhan, "Türkiye'deki tüm vakaların yüzde 85'inin İngiliz mutasyonu olduğunu düşündüğümüzde mutant virüs ve kalabalık bir araya gelince vaka artışı kaçınılmaz oluyor" dedi.
    Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı, Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı ve Sağlık Bakanlığı Toplum Bilimleri Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mustafa Necmi İlhan, ülke genelinde koronavirüste vaka artışlarına dikkat çekti. İlhan, "Yüzde 85 mutant virüs, nüfus hareketliliği, dolaşımın artmasıyla beraber bu vakalardaki artışı açıklamak mümkün. İstanbul'da artış çok daha fazla katken, Samsun'daki artış 3 kat kadar.
    Bu yüzden karşılaştırma yaptığımızda kalabalık illerimizde özellikle vatandaşların kurallara uymakta imtina etmeleri, kalabalıkta bir araya gelmelerinin etkili olduğunu söylemek mümkün. Bunu örneğin sadece mutant virüse bağlamak mümkün değil. Sürecin başında olsaydı, mutant virüs az sayıda ilimizde olsaydı o zaman derdik ki 'evet mutant virüs buralarda gerçekten etkili oluyor'. Ama şu an Türkiye'deki tüm virüslerin yüzde 85'inin İngiliz mutasyonu olduğunu düşündüğümüzde mutant ve kalabalık bir araya gelince vaka artışı kaçınılmaz oluyor" diye konuştu.
    'KALABALIK AZALTILMALI'
    Prof. Dr. İlhan, kalabalığın azaltılması gerektiğini belirterek, "Örneğin Karadeniz'de artışların çok olmamasının nedeni iki türlü olabilir; hem virüsün bulaşacağı kişi sayısı zaten belli bir doygunluğa gelmiştir, oralarda toplumsal bağışıklığa daha çok yaklaşılmıştır hem de o ilimizdeki virüsün hastalık yapma etkisinin potansiyeli görüldükçe, herkesin çevresinde hasta oldukça vatandaşlar kurallara daha çok uymuş hale gelmiş olabilir" diye konuştu.
    Mutant virüs ve kalabalıkta vaka artışı kaçınılmaz
    Prof. Dr. İlhan, alınabilecek önlemlere ilişkin, "İl yöneticilerimizin örneğin bir mahalleyi karantinaya almaları, kalabalık olan açık alanların, parkların dahi kapanması, market gibi yerlerde sırayla girilmesi, daha ciddi anlamda kısıtlama getirilmesi, kapalı ortamda fazla insanların bir araya gelmesine yönelik önlemleri almak mümkün. Burada kamu ile ilgili çalışanların esnek ve kademeli çalışmaları söz konusu olacak, aynı şeyi açıkçası özel sektörden de beklemek gerekiyor. Evden yapılacak işlerde iş yerine gelme zorunluluğunun olmaması gerekiyor. Evden yapılabilecek, özellikle bilgisayar bazlı işlerin şu an tamamen evden yapılması gerekiyor" ifadesini kullandı.
    0 min
  • Covid-19 aşı sayısı 20 milyonu geçti
    Türkiye'de koronavirüsle mücadele kapsamında yapılan bugün itibarıyla Covid-19 aşı sayısı 20 milyonu geçti.
    Türkiye'de koronavirüs salgınına karşı 14 Ocak'ta başlayan aşılama çalışmaları, yurt genelinde hızla devam ediyor. Aşılama çalışmalarına ilişkin veriler ise Sağlık Bakanlığı tarafından oluşturulan 'https://covid19asi.saglik.gov.tr/' adresinden anlık olarak paylaşılıyor. Buna göre, bugün saat 11.01 itibarıyla 12 milyon 246 bin 585'i ilk doz, 7 milyon 810 bin 198'i ise ikinci doz olmak üzere toplam yapılan aşı sayısı 20 milyon 56 bin 783'e ulaştı. İstanbul'da yapılan toplam aşı sayısı 3 milyon 182 bin 420, Ankara'da 1 milyon 603 bin 727, İzmir'de ise 1 milyon 358 bin 385 olarak kayıtlara geçti.
    BAKAN KOCA: AŞI PROGRAMIMIZ KARARLILIKLA SÜRECEK
    Covid-19 aşı sayısı 20 milyonu geçti
    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca da aşılama çalışmalarıyla ilgili Twitter hesabından açıklama yaparak, "Bugün itibarıyla 20 milyondan fazla doz aşı yaptık. Büyüklerimizi ve kronik hastalığı olan vatandaşlarımızı öncelikle korumaya almaya çalıştık. Aşı programımız tüm güçlüklere rağmen kararlılıkla sürecek" ifadelerini kullandı.
    0 min
  • Erol Mütercimler hakkında savcı mütalaasını verdi
    Katıldığı bir televizyon programında imam lisesi mezunları hakkındaki sözleri nedeniyle yargılanan Erol Mütercimler hakkında savcı mütalaasını verdi.
    Mütalaada Mütercimler'in Halkın bir kesimini sosyal sınıf din, mezhep, cinsiyet ve bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama" suçundan 9 aydan 1 yıl 6 aya kadar hapsi talep edildi.
    Katıldığı bir televizyon programında imam hatip lisesi mezunları hakkındaki sözleri nedeniyle yargılanan Erol Mütercimler, "Halkın bir kesimini sosyal sınıf din, mezhep, cinsiyet ve bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama" suçundan 10 ay hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, Mütercimler hakkında bu cezanın ertelenmesine karar verdi. Mütercimler'in avukatı Ruşen Gültekin kararı İstinaf Mahkemesi'ne taşıyacaklarını  belirterek "Haksız bir ceza. İfade hürriyetinin ortadan kaldırılmasıdır" dedi.
    İstanbul 12. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya tutuksuz sanık Erol Mütercimler katıldı. Duruşmada müştekiler Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmettin Bilal Erdoğan ve Muhammet Emin Demirkan'ın avukatları ile İmam Hatipliler Derneği ve İlim Yayma Cemiyeti avukatları da hazır bulundu. Söz alan müştekilerden Mustafa Taşbaşı, "İmam Hatip mezunuyum. Suçtan zarar gördüm" diyerek katılma talebinde bulundu. Mahkeme, katılma talebini reddetti.
    SAVCI MÜTALAASINI VERDİ
    Duruşma savcısı esas hakkındaki mütalaasında, 7 Eylül 2020'de bir televizyon kanalında yayımlanan programda, sanık Erol Mütercimler'in "Ama sonuca bakın, o imam hatipten mezun olanlar bakın karşımıza ne olarak çıkıyor...." diyerek sözleriyle toplumun belirli ve belirlenebilir bir kesimini teşkil eden eğitim kurumu olan imam hatip okullarından mezun olmuş kimselere karşı yayın yoluyla alenen tahkirde bulunduğu belirtildi. Mütalaada, Mütercimler'in "Halkın bir kesimini sosyal sınıf din, mezhep, cinsiyet ve bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama" suçundan 9 aydan 1 yıl 6 aya kadar hapsini talep edildi.
    "HAKARET VE AŞAĞILAMA KASTI YOK"
    Mütalaaya karşı savunmasını yapan Erol Mütercimler hakkında "42 yıl uluslararası siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler hocasıyım. Kesinlikle medyada benim ağzımdan argo çıkmaz. Bu konuşmada da kimseye hakaret maksatlı konuşmadım. İncitici olmuş olabilir ama hakaret kastı yoktur. Ne hakaret, ne de aşağılama amacıyla o sözü kullandım. Öğretmenim. Bu davaya siyasi bir dava halini aldırılmıştır" dedi. Mütercimler son sözünde ise beraatini istedi.
    10 AY HAPİS VE ERTELEME
    Mahkeme, Erol Mütercimler hakkında "Halkın bir kesimini sosyal sınıf din, mezhep, cinsiyet ve bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama" suçunu işlediği gerekçesiyle 10 ay hapis cezasına çarptırdı. Sanığın rızası olmadığı için hükmün açıklanmasını geri bırakmayan mahkeme, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı mahkum edilmemiş olması, sosyal medyada ve internette açıklamalar yapmasını dikkate alarak tekrar suç işlemeyeceği yönünde kanaat geldiği gerekçesiyle bu cezanın ertelenmesine de karar verdi. Bu hükmün de bir yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildi. Mütercimler'in denetim süresini iyi halli geçirmesi halinde hapis cezasının infaz edilmiş sayılacağı da ihtar edildi.
    "HAKSIZ BİR CEZA"
    Duruşma çıkışında Erol Mütercimler basın mensuplarının sorularını yanıtlamazken, avukatı Ruşen Gültekin, kararın kabul edilebilir olmadığını ve kararı İstinaf Mahkemesi'ne taşıyacaklarını belirterek "Haksız bir ceza. İfade hürriyetinin ortadan kaldırılmasıdır" diye konuştu. Erol Mütercimler'in diğer avukatı Vildan Yirmibeşoğlu ise "Tamamıyla siyasi" dedi.
    0 min
  • Bitcoin’de yastık altı dönemi
    Özgür Serkan Uslu, Bitcoin'de yastık altı dönemi başladı, "Yatırımcılar tamamen uzun vadeli saklama yoluna gidiyor ve erişilebilen BTC sayısı azalıyor" dedi.
    Veriler, 2020 yılında fazladan 1 milyon BTC’nin yani yüzde 78'inin yastık altında tutulduğunu gösteriyor" dedi.
    Kripto paralara olan ilgi tüm dünyada her geçen gün daha da arttığını söyleyen yerli kripto para borsası Paritex’in CEO’su Özgür Serkan Uslu, “En yaygın kullanılan kripto paraların başında ise şüphesiz Bitcoin (BTC) geliyor. Özellikle 2021’in ilk aylarından bu yana kaydettiği yükselişle gözleri üzerine çeken Bitcoin, toplam piyasa hacmini 1 trilyon doların üstüne çıkardı. Bu yükseliş seyrinin altında ise likiditeyi azaltan ciddi bir yastık altı etkisi olduğuna işaret ediliyor. Glassnode tarafından yapılan piyasa analizlerine göre, dolaşımdaki 18,7 milyon BTC’nin yüzde 78’inin erişilebilir olmadığı görülüyor. Buna göre toplamda 14,5 milyon BTC yastık altında dururken, yalnızca 4,2 milyon bitcoin işlem görüyor” diye konuştu. 
    1 YILDA 1 MİLYON BİTCOİN YASTIK ALTINA GİTTİ
    Yatırımcıların saklama yoluna gittığını belirten Uslu, "Erişilebilen Bitcoin sayısı azalıyor. Veriler, 2020 yılında fazladan 1 milyon bitcoinin yastık altına gittiğini gösteriyor. Bu durumu pandeminin yarattığı tereddüt diye okumak mümkün. Ekosisteme finansal okuryazarlığa sahip yatırımcılar kazandırmayı misyon edinen ve soğuk cüzdan sunan kripto para borsalarının da payı büyük. Bitcoin değer kazandıkça, yatırımcıların sahip oldukları varlıkları depolamak için güvenli liman arayışına daha fazla gireceği aşikar” ifadelereini kullandı. 
    Bitcoin'de yastık altı dönemi
    “KURUMSAL YATIRIMCILARIN ETKİSİ BÜYÜK”
    Kurumsal firmaların blok zincir teknolojisine ve kripto paralara yaptığı yatırım ve güven endeksi giderek arttığını belirten Uslu, “Bitcoin'i enflasyona karşı bir koruma olarak görmek için birçok teknik neden bulunmasından dolayı şirket rezervinde bitcoin bulundurmanın çok yakında bir standart haline gelecek.
    Paritex Bilişim Teknolojileri A.Ş olarak kurumsal yatırımcıların kripto paraya yaptıkları yatırımda küresel olarak aracı rol üstlenmekte ve yatırımların güvenliği için teknolojik alt yapı hizmeti sunmaktayız.  Analistler,  kurumsal yatırımcıların aynı hızda BTC satın almayı sürdürmesi halinde daha fazla arz darlığı yaşanabileceğini öngörüyor.  İlk olarak BTC, dolaşımda olan sınırlı bir arza sahip ve bu bakımdan altının değer saklama aracı olmasını taklit ediyor. Dahası, Bitcoin arzını madencilik yoluyla artırmanın herhangi bir yolu bulunmuyor. Büyük kurumsal yatırımcılar ise yüklü miktarda BTC satın alıp soğuk cüzdanlara taşıyarak dolaşımda olan arzı daha da azaltıyor” dedi.
    “MEVDUATIN YÜZDE 95’İ SOĞUK CÜZDANLARDA”
    Yerli bir kripto para borsası olarak dünyanın her yerinden 200 binden fazla kullanıcının güvenini kazanmayı başardıklarını söyleyen Uslu sözlerini şöyle devam etti:
    “Paritex olarak 10 farklı kripto para ve 17 işlem çifti sunuyor, yatırımcıların güvenli ve hızlı işlemler yapabilmesine olanak tanıyoruz. Mevduatların yüzde 95'ini farklı coğrafyalara yayılmış çevrimdışı soğuk cüzdanlarda saklıyoruz. Ayrıca kullanıcıların veri güvenliğini sağlamak için her hesabı, iki faktörlü kimlik doğrulama (2FA) ile koruma altına alıyoruz. Kripto para alanında deneyimli iş ortaklarımızla birlikte borsalarımızda düzenli olarak güvenlik denetimleri gerçekleştiriyoruz.
    Bu sayede altyapımıza yapılan saldırıları da aktif olarak önlüyoruz. Banka seviyesi güvenlik önlemleri ile donattığımız yeni mobil uygulamamızı android ve IOS platformlarında kullanıcılarımızın beğenisine sunduk. Bitcoin ve alt coinlere yatırım yapmanın en güvenilir ve kolay yolunu kullanıcılarımızla buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz.”
    0 min
  • Doğu Karadeniz’de vakalar artıyor
    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 10- 16 Nisan tarihli, illerin nüfusa oranla Covid-19 vaka haritasını açıkladı, Doğu Karadeniz'de vakalar artıyor.
    Buna göre Doğu Karadeniz’den en fazla vaka artışı Bayburt'ta yaşandı, azalan tek şehir ise Samsun oldu.
    Doğu Karadeniz'de vakalar artıyor
    İllere göre haftalık 100 bin kişide görülen koronavirüs vaka sayıları açıklandı. Doğu Karadeniz'de vaka oranında en fazla artışın yaşandığı il bir kez daha Bayburt oldu. Geçen haftaya oranla yüzde 20,41'lik yükselişin yaşandığı Bayburt'ta, güncel verilerde 472,47 olan vaka sayısı oranı 568,92'ye yükseldi.
    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 10- 16 Nisan tarihli, illerin nüfusa oranla Covid-19 vaka haritasını açıkladı, Doğu Karadeniz'de vakalar artıyor.
    Son haftalarda vaka oranlarında ciddi artış gösteren bölgede Trabzon’da vaka oranı 359,28'den 409,90'a, Rize'de 453,31'den 516,03'e, Artvin'de 223,60'tan 230,09'a, Gümüşhane'de 239,23’ten 242,76'ya, Ordu'da 501,71’den 565,14'e, Sinop'ta 398,69'dan 440,73'e, Giresun'da ise 591,01’den 624,22'ye yükseldi. Bölgede vakalarda düşünün gözlendiği tek şehir ise Samsun oldu. Yüzde 6,82'lik düşüş yaşanan Samsun’da 100 binde 645,17 olan vaka oranı 601,14'e geriledi.
    0 min
  • Çay işçisinin göçü başladı, uyarı geldi
    Doğu Karadeniz’de, mayıs ayında başlayacak çay tarımı için hasat döneminde, üreticilerin ve çay işçisinin göçü başladı.
    Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faruk Aydın ülkeye kaçak giren bazı işçilerin denetimlerden kaçarak bölgeye ulaşıp çay tarımına dahil olmaya çalıştıklarını belirterek, “Hukuki sorunların dışında bunların bir sağlık sorunu ile gelebilecekleri ve sağlık açısından risk oluşturabileceklerini unutmamak lazım” dedi.
    Doğu Karadeniz’de, Rize, Trabzon, Artvin ve Giresun illerinde, 830 bin dekar alanda 1 milyon üretici aile tarafından yapılan yaş çay üretiminde hasat dönemi yaklaşıyor. Mayıs ayında başlayacak çay tarımında geçen yıl olduğu gibi büyük kentlerden bölgeye 100 binin üzerinde üretici gelecek. Büyük çoğunluğu İstanbul ve Ankara'da yaşayan üreticiler, gelmeye başladı. Kent ve köylere gelenler, çay bahçelerinin bakımını yapıyor.  Bu yıl da koronavirüs tedbirleri kapsamında, sınır kapılarının kapatılması nedeniyle Gürcistan ve Azerbaycan uyruklu 40 bin işçi ülkeye gelemeyecek.
    Çay işçisinin göçü başladı, uyarı geldi
    KAÇAK İŞÇİLERE İZİN VERİLMİYOR
    Türkiye’de yaşayan, aralarında Afganistan ve Senegal uyrukluların da olduğu işçiler de bölgeye geliyor. Türkiye’ye yasa dışı yollarla girip bölgeye gitmeye çalışan ya da çalışma izni olmayanlara ise izin verilmiyor. Bu kişiler kontrol noktalarında güvenlik güçlerince yakalanıyor. Geçen günlerde Samsun’da, Afganistan uyruklu 9 kaçak göçmen, taksi ile Ankara'dan Trabzon’a çalışmaya giderken yakalandı. Göçmenler, kişi başı 250 lira para verdiklerini belirterek, “Orada çalışacaktık, ne iş olursa yapacaktık” dedi. Samsun’da denetimlerde şüphe üzerine durdurulan bir diğer araçta ise yurda yasadışı yollardan giriş yaptığı ve Rize'ye gittikleri tespit edilen Afganistan uyruklu 7 kaçak göçmen yakalandı.
    ÜRETİCİYE ÇİFTE UYARI
    Doğu Karadeniz'de çay tarımında çalışan işçiler nedeniyle her yıl ortalama 500 milyon lira yurt dışına gidiyor. Bu yıl bölgede günlük çay yevmiyesi 250 kilo çay toplama şartı ile 200 TL olarak belirlendi. Yetkililer, çay tarımının ailece yapılarak işçiye giden yıllık yaklaşık 500 milyon TL'nin aile bütçesinde kalması çağrısında bulunuyor. Uzmanlar ise bölgeye kontrolsüz yabancı işçi girişinin pandemi döneminde sağlık açısından riskine dikkat çekiyor.
    Doğu Karadeniz’de, mayıs ayında başlayacak çay tarımı için hasat döneminde, üreticilerin ve çay işçisinin göçü başladı.
    ‘ÜRETİCİLER, AİLECE BAHÇEYE GİRMELİ’
    Çaykur Genel Müdürü Yusuf Ziya Alim, geçen yıl yaşanan işçi sorunu nedeniyle çay üreticilerinin yıllar önce olduğu gibi çay tarımına ailece sahip çıktıklarını söyledi. Yabancı çay işçilerinin çayda kaliteye zarar verdiğine dikkat çeken Alim, “Yabancı işçiler kilo işi çay topladıkları için odunsu kısma kadar iniyor, filiz çıkamadığı için verim düşüyor, odunsu çaylarla kalitede bozuluyor. Burada yok olan bizim geleceğimiz, onlar çayını toplayıp paralarını alıyor. Çayımızın gelecek nesillere aktarılabilmesi için gençlere, çocuklara nasıl üretildiği ve hasat edildiğini göstermemiz gerekiyor. Bu yıl da ailece herkesin bahçeye girmesini bekliyoruz. Yabancı çay işçileri ile yurt dışına giden 500 milyona yakın bir para da bu sayede üreticinin cebinde kalır” dedi.
    PROF. DR. AYDIN: BÖLGE İÇİN RİSKTİR
    Prof. Dr. Faruk Aydın ülkeye kaçak giren bazı işçilerin denetimlerden kaçarak bölgeye ulaşıp çay tarımına dahil olmaya çalıştıklarını belirterek, “Hukuki sorunların dışında bunların bir sağlık sorunu ile gelebilecekleri ve sağlık açısından risk oluşturabileceklerini unutmamak lazım” dedi.
    Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faruk Aydın da ülkeye kaçak giren bazı işçilerin denetimlerden kaçarak bölgeye ulaşıp çay tarımına dahil olmaya çalıştıklarını söyledi. Prof. Dr. Aydın, “Hukuki sorunların dışında bunların bir sağlık sorunu ile gelebilecekleri ve sağlık açısından risk oluşturabileceklerini unutmamak lazım. Çay tarımı işverenlerinin bu tip işçileri çalıştırması durumunda kendilerinin de risk altında olacaklarını göz önüne alarak en azından bu insanların sağlık kontrollerini resmi yollardan yaptırmaları şarttır. Aksi halde bölge içinde sektör içinde risktir” diye konuştu.
    ‘İŞÇİ ALMAYI DÜŞÜNMÜYORUZ’
    Çay üreticisi Zekiye Aktepe, “Geçen yıl çay sezonunu çok yoğun çalışarak geçirdik. Kendi çayımızı topladık, yorucu geçti ama üstesinden geldik. Şunu gördük gerçekten tembelliğe alışmışız. İnsanlar şimdi kendi çay bahçelerine döndüler, işçi bulma beklentileri ortadan kalktı. Bu yıl da aynı yoğunlukta geçecek, işçi almayı düşünmüyoruz. İşçiler zaten çaylıklarımızı batırdılar, çok derinden topladılar, kalite ve verim kaybına sebep oldular. Pandemi vesilesiyle işçi sorunu ortadan kalktı, vatandaş bahçesine dönüyor” dedi.
    Mehmet Mavi de, “Bu yıl çaylığa üretici kendisi girecek, işçi aramayacak, işçiye verdiği para da kendisine kalacak” ifadesini kullandı.
    Türkiye’de yaşayan, aralarında Afganistan ve Senegal uyrukluların da olduğu işçiler de bölgeye geliyor. Türkiye’ye yasa dışı yollarla girip bölgeye gitmeye çalışan ya da çalışma izni olmayanlara ise izin verilmiyor.
    Yunus Emre Bal adlı çocuk ise, “Geçen yıl ailemle beraber çay bahçesine girdim, çok eğlendim. Çok neşeli geçti. Hem ailemle beraber vakit geçirdim hem de onlara yardım ettim” dedi.
    0 min
  • Uzman Çavuş tabancasıyla intihar etti
    Manisa'nın Akhisar ilçesinde, İlçe Jandarma Komutanlığı'nda görevli Jandarma Uzman Çavuş Harun Albayrak (24), tabancasıyla intihar etti.
    İlçe Jandarma Komutanlığında devriye görevinde bulunan Uzman Çavuş Harun Albayrak'tan haber alamayan arkadaşları Zeytinliova Mahallesi'nde bulunan evine gitti. İçeri giren arkadaşları Albayrak'ı kanlar içerisinde hareketsiz halde bulunca durumu sağlık ve polis ekiplerine bildirdi.
    Olay yerine gelen sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Albayrak'ın hayatını kaybettiğini belirledi. Savcının incelemesinin ardından bekar olduğu öğrenilen Harun Albayrak'ın cesedi otopsi için İzmir Adli Tıp Kurumu'na gönderildi.
    0 min

About Haberton Podcast

From the publisher's feed

Türkiye’de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşabileceğiniz yeni mecranız.