Haberton Podcast

Haberton Podcast

By Haberton
Download on the App Store

Haberton Podcast episodes

  • ABD Meksika sınırında insanlık dramı
    ABD Meksika sınırında, 3 ile 5 yaşlarındaki iki kız çocuğu insan kaçakçıları tarafından metrelerce yükseklikteki duvardan Amerikan sınırına atıldı. 
    Yaşanan dram termal kameralara yansıdı
    Amerika Birleşik Devletleri'ne (ABD) iltica hakkı edinme umuduyla El Paso sınırında yaşanan mültecilerin dramı sürüyor. El Paso kentinde Meksikalı insan kaçakçıları tarafından yaşları 5 ve 3 olan iki küçük kız çocuğu 4.5 metrelik duvardan Amerikan sınırına attı. Termal kameralara yansıyan görüntülerde, kaçakçıların çocukları metrelerce yükseklikteki duvardan attıktan sonra bölgeden hızla uzaklaştıkları görüldü.
    "TERMAL KAMERA OLMASAYDI ÖLÜM TEHLİKESİ YAŞAYABİLİRLERDİ"
    ABD Meksika sınırında insanlık dramı
    El Paso Sınır Güvenliği Şefi Gloria Chavez, “Bu kaçakçıların masum çocukları dün gece 4.5 metrelik sınır bariyerinden acımasızca atmaları beni şaşkına uğrattı. Eğer termal kameralar olmasaydı, çocuklar tespit edilemeyecekti. Ve iki kardeş ölüm tehlikesi yaşayabilirdi." dedi. Öte yandan, Amerika-Meksika sınırı teller, duvarlar, güvenlik kameraları, termal kameralar ve binlerce sınır devriyesi çalışanı tarafından 24 saat gözleniyor.
    0 min
  • Microsoft’un ABD ordusu ile 21.3 milyar dolarlık anlaşması
    Microsoft'un ABD ordusu ile 10 yıl içinde 21.3 milyar dolarlık "Artırılmış Gerçeklik" teknolojisiyle üretilmiş gözlük satacağı duyuruldu.
    Teknoloji devi Microsoft ile Amerikan ordusu arasında 21.3 milyar dolarlık anlaşma imzalanacak.  Amerikan medyasında yayınlanan habere göre, teknoloki devinin,  ABD ordusuna 10 yıl içinde 21.3 milyar dolarlık 'Artırılmış Gerçeklik' teknolojisiyle üretilmiş gözlük satacağı bildirildi. Söz konusu anlaşma kapsamında Microsoft'un ABD ordusu için 120 binden fazla HoloLens gözlük üreteceği kaydedildi. Anlaşma kapsamında, kullanıcıların gerçek ortamlara bindirilmiş hologram görmesini sağlayan özel gözlüklerin ABD'de üretileceği ifade edildi.
    ARTIRILMIŞ GERÇEKLİK TEKNOLOJİSİ
    Artırılmış Gerçeklik (AR), teknolojide sanal gerçeklikteki gibi var olmayan bir ortam oluşturulmuyor. Bunun yerine gerçek ortamların üzerine grafikler tasarlanıyor. Tasarlanan özel gözlükler işletmelerin yazılım uygulamalarına entegre edilerek kullanılıyor. Gözlüklerin kullanıcıları arasında Amerikan Havacılık ve Uzay Kurumu (NASA) da yer alıyor.
    0 min
  • Antikorun gelişmemesi korumadığı anlamına gelmez
    Çelen, "Antikorun gelişmemesi olması, korumadığı anlamına gelmemektedir. Bu konuyla ilgili farklı çalışmalar var" dedi.
    Dicle Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı ve İl Pandemi Kurulu üyesi Prof. Dr. Mustafa Kemal Çelen, aşılarını yaptırmış olmalarına rağmen antikor gelişmeyenlerde 'Acaba aşı etkisiz mi?' soru işaretinin oluştuğunu belirtti. 
    Çelen, "Antikorun gelişmemiş olması, korumadığı anlamına gelmemektedir. Bu konuyla ilgili farklı çalışmalar var. Aşı antikor titresi gelişmemiş kişilerin dahi hücresel düzeyde bağışıklık geliştirebileceğini gösteren çalışmalar var. Toplumun antikor titresinin yüksekliğiyle veya gelişip gelişmediği noktasıyla aşıdan korunmadığı şeklinde yanlış hipotez oluşturmamasını öneriyoruz" dedi.
    Antikorun gelişmemesi korumadığı anlamına gelmez
    Türkiye'de, 15 Eylül 2020'de Faz-3 çalışmalarına başlanan Çin menşeli Covid-19 aşısı, sağlık çalışanlarından sonra gönüllüler üzerinde de uygulanmaya başlandı. Bu kapsamda 10 binin üzerinde gönüllüye 17 bin 700 doz aşı uygulandı. Dicle Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı ve İl Pandemi Kurulu üyesi Prof. Dr. Mustafa Kemal Çelen, aşı çalışmalarının Faz-3 sonuçlarına göre, aşılama programını tamamlayıp üzerinden 15 gün geçtikten sonra koronavirüse yakalanan kimse olmadığını açıkladı.
    'AŞI PROGRAMINI TAMAMLAYAN GÖNÜLLÜLER KORONAVİRÜSE YAKALANMADI'
    Sinovac aşısının etkin ve güvenilir olduğunu anlatan Prof. Dr. Çelen, "Son 1 yıldır Covid-19 pandemisiyle iç içeyiz ve eylül sonu itibarıyla Sinovac aşı çalışması Türkiye ayağıyla da gündemimize girmiştir. İlk etapta sağlık gönüllüleri üzerinde sonra da toplum gönüllüleri üzerinde yapılan aşı çalışmalarının Faz- 3 sonuçları açıklandı. Burada önemli olan nokta şu, 'Aşılanmasına rağmen Covid-19 enfeksiyonunu geçiren oldu mu?' Bizim kendi bölgemizde bu süreçte aşı programını tamamlamış olup üzerinden 15 gün geçtikten sonraki süreçte enfekte olan herhangi bir bireyimiz olmadı. Burada Sinovac aşısının aslında son derece etkin ve güvenilir olduğunu görmekteyiz" diye konuştu.
    'ANTİKOR OLUŞMAMIŞ KİŞİLER TEDİRGİNLİK YAŞAMAMALI'
    Aşılarını yaptırmış olmasına rağmen antikor oluşmamış kişilerin tedirginlik yaşadığına ve akıllarında soru işaretleri olduğuna dikkat çeken Prof. Çelen, "Antikor titresinin gelişmemiş olması, korumadığı anlamına gelmemektedir" diyerek şöyle konuştu:
    "Akılda çok sayıda soru işareti var. Özellikle aşılarını yaptırmasına rağmen biliyorsunuz toplum bu konuda çok hassas ve 15 gün sonra kendisi antikoruna baktırıyor, antikoru negatif olan gönüllülerimiz biraz tedirgin oldu. Fakat bu hasta gurubunda da bu gönüllü gurubunda henüz Covid-19 geçiren hiçbir bireyimiz Diyarbakır çalışmasında oluşmamıştır. Önemli olan bu hastaların izlenmesidir; yani 'Aşılarını yaptırmış olmasına rağmen antikoru gelişmeyen kişilerde Covid-19 enfeksiyonu gelişecek mi' bunu izlemektir.
    Burada şunu söyleyebiliriz; aslında antikor titresinin gelişmemiş olması, korumadığı anlamına gelmemektedir çünkü toplumda, 'Antikor titresi ne kadar yüksekse koruyuculuk o kadar yüksektir' şeklinde bir algı var. Halbuki bu çalışmalarda ya da aşılama işlemine geçtikten sonra aşısını yaptırmasına rağmen antikor titresi negatif olan bireyler var, bunların korunmadığını söylememiz çok da doğru değil."
    Çelen, "Antikorun gelişmemesi olması, korumadığı anlamına gelmemektedir. Bu konuyla ilgili farklı çalışmalar var" dedi.
    'ANTİKOR GELİŞMEMİŞLERDE DE HÜCRESEL DÜZEYDE BAĞIŞIKLIK OLUYOR'
    Konuyla ilgili yapılan farklı çalışmalarda, antikor titresi gelişmemiş kişilerin hücresel düzeyde bağışıklık oluşabildiğinin görüldüğünü kaydeden Prof. Dr. Çelen, "Bu konuyla ilgili farklı çalışmalar var. Aşı antikor titresi gelişmemiş kişilerin dahi hücresel düzeyde bağışıklık geliştirebileceğini gösteren çalışmalar var.
    Bu anlamda şunu söyleyebiliriz; toplumun antikor titresinin yüksekliğiyle veya gelişip gelişmediği noktasıyla aşıdan korunmadığı şeklinde yanlış hipotez oluşturmamasını öneriyoruz. Şöyle öneride de bulunmak istiyorum; bakanlığın yapmış olduğu aşılamadan sonra da benim önerim insanların antikor titrelerine bakmalarının gereksiz olduğudur. Aşınızı yaptıysanız güvenle tabi yine tedbirinizi her zaman alarak, hayatınızı idame ettirmelisiniz" dedi.
    0 min
  • A Milli Takım ve Avrupa hayallerim var
    A Milli Takım ve Avrupa hayalleriyle ilgili konuşan İrfan Can, "Benim hayallerim var. Ancak önceliğim Göztepe " dedi.
    Spor Toto Süper Lig ekiplerinden Göztepe'nin genç kalecisi İrfan Can Eğribayat, hedeflerini, hayallerini ve sergilediği performansı değerlendirdi.
    İrfan Can, en büyük isteğinin Göztepe oyuncusu olarak A Milli Takım'a yükselmek olduğunu söyledi. Spor Toto 1'inci Lig ekibi Adanaspor'dan sezon başında sarı-kırmızılılara imza atıp Macar file bekçisi Megyeri'nin önünde 22 yaşında Süper Lig'de takımın birinci kalecisi olmayı başaran İrfan Can, "Bir alt ligden Göztepe'ye geldim. Tam olarak henüz kendimi yeterli görmesem de tüm maçlarda oynadım" diye konuştu. 
    A Milli Takım ve Avrupa hayallerim var
    "Geçen sezonun devre arasında Göztepe'ye transferim olacaktı" diyen İrfan, "Adanaspor'daki şartlardan dolayı o dönem transferim gerçekleşmedi ve eylül ayına kadar bekledim. Ardından 7 ay boyunca sistemli bir çalışma yaptım ve Göztepe'ye geldim. Adanaspor'daki kaleci antrenörü hocam Ali Hıdır Kurt'un bende çok etkisi vardır.
    Benimle her açıdan çok ilgilendi ve kendisiyle saha içinde çok güzel idmanlar yaptık. Ağlayarak çalıştım, ağustos ayı geldiğinde, 'Hocam transfer olmayacak gibi, maçlar başlayacak' dedim. Kalbimi temiz tuttum ve Allah da bir şekilde insanın yolunu açıyor. Buraya gelmemde emeği geçen Başkanımız Mehmet Sepil'e ve yönetim kuruluna teşekkür ediyorum" dedi.
    "İLHAN PALUT BENİ ÇOK İSTEDİ"
    Göztepe'nin eski teknik direktörü İlhan Palut ve ekibinin de kendisini çok istediğini anlatan 22 yaşındaki eldiven, "Buraya geldiğimde Denizlispor maçının başlamasına 6 gün vardı. 6 gün olmasına rağmen beni korkmadan kaleye koydular, alt ligden gelmemi ve yaşımın genç olmasını düşünmeden bana güvendiler. Hata yaptığım zaman beni yedeğe dahi çekmediler. Bu benim için çok önemliydi. Genç bir oyuncunun arkasında durdular. Ben de buna performansımla karşılık verdim ve bu yüzden çok mutluyum" diye konuştu.
    Palut'un ekibindeki kaleci antrenörü Bekir Arpacı'nın da kendisinde büyük emeği olduğunu anlatan İrfan Can, "Buraya geldiğim zaman direkt eksiklerle ilgili analiz yaptık. Maçlardan sonra da analizlerimizi yapıyorduk. Nitekim, çok şükür şu an Göztepe'nin birinci kalecisi pozisyonundayım. İnşallah her şey çok daha güzel olacak" yorumunu yaptı.
    "MUSLERA'YA TEŞEKKÜR EDERİM"
    A Milli Takım ve Avrupa hayalleriyle ilgili konuşan İrfan Can, "Benim hayallerim var. Ancak önceliğim Göztepe " dedi.
    Galatasaray'ın kalecisi Fernando Muslera'nın kendisini öven sözleriyle gurur duyduğunu söyleyen İrfan Can, "Muslera'ya çok teşekkür ediyorum. 10 sene boyunca Galatasaray'ın kalesini korudu, kendisi zaten dünya çapında bir kaleci. Röportajında benim adımı söylemesi beni çok mutlu etti, gururlandırdı. Kendisiyle de sosyal medya üzerinden konuştuk. Teşekkürlerimi ilettim. O da bana, 'Bildiğin yolda devam et, çok güzel gidiyorsun' dedi.
    Uğurcan, Altay ve Ersin de çok iyi kaleciler. Uğurcan'la çok sohbetimiz olmasa da tanışıklığımız oldu. Altay ve Ersin'le ise milli takımdan arkadaştık, hep beraberdik. Hepsi çok karakterli insanlar. Bu işte çok çalışıp, karakterli olunca başarılı oluyorsunuz. Hocalarımız da arkamızda durduğu sürece her şey çok daha iyi olacak. Onların da arkalarında duran hocaları var, benim de. Böyle olduğu sürece çok daha fazla kaleci ülkemizde çıkacaktır" şeklinde konuştu.
    "GÖZTEPE'YE BORCUM VAR"
    A Milli Takım ve Avrupa hayalleriyle ilgili konuşan İrfan Can, "Benim hayallerim var. Ancak önceliğim Göztepe. Kulübüm beni alt ligden aldı ve şu an Süper Lig'de oynuyorum. Hem kulübe hem de taraftarımıza bir borcum olduğunu düşünüyorum. Önce burada görevimi tam olarak yaptıktan sonra Avrupa hayalim olur. Dediğim gibi önce Göztepe'nin başarısı için çalışıyorum, çalışmaya da devam edeceğim.
    A Milli Takım olayına gelirsek de tabii ki her Türk genç futbolcunun hayalidir. Benim de A Milli Takım hedefim var. Kadronun kararını hocalarımız veriyor. Seçerlerse gururla giderim, Göztepe'yi temsil ederim. Beni sevenleri de gururlandırmış olurum. Eğer seçilmezsem de hiç sorun değil, çalışmaya devam edeceğim. Kendime inanıyorum, ben elbet bir gün A Milli Takım forması giyeceğim" dedi.
    "TARAFTARIMIZ MUHTEŞEM"
    Dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgını yüzünden maçların seyircisiz oynandığını hatırlatan sarı-kırmızılıların file bekçisi sözlerini şu şekilde sürdürdü:
    "Ben Göztepe taraftarını daha önceden takip ediyordum. Adanaspor'da oynarken, İzmir'de Göztepe takımıyla karşılaştık. Ben tribünde oturuyordum. O maçta taraftarımızı ilk defa tanımıştım. Kendi kendime, 'Bunlar neymiş böyle' tarzında konuşmam oldu, çok etkilendim. Daha sonra videolarını izledim. Çok güzel bir taraftar grubumuz var. Stada gelemeseler de desteklerini hissediyorum. Bana sosyal medya üzerinden çok güzel mesajlar atıyorlar. Arkamda olduklarını biliyorum. Onlara çok teşekkür ediyorum, buluşacağım günü sabırsızlıkla bekliyorum." 
    Spor Toto Süper Lig ekiplerinden Göztepe'nin genç kalecisi İrfan Can Eğribayat, hedeflerini, hayallerini ve sergilediği performansı değerlendirdi.
    STEGEN'İ ÖRNEK ALIYOR
    İrfan Can son olarak örnek aldığı kalecinin Barcelona'dan Ter Stegen olduğunu söyledi. Ter Stegen'in dünya çapında bir kaleci olduğunu belirten İrfan Can, "Ayak tekniği çok iyi bir kaleci. Ben de onu örnek alıyorum, onun gibi olmak istiyorum. Türkiye'de ise Muslera ve Mert Günok'u beğeniyorum. Benimle birlikte Altay ve Uğurcan iyi kaleciler" cümlelerini kurdu.
    0 min
  • 100 bin liralık maket otomobil koleksiyonu
    Erzurum'da, otomobil firmasında satış danışmanı olarak çalışan Murat Ergün, 100 bin lira harcayarak, maket otomobil koleksiyonu oluşturdu.
    Koleksiyonuna 5 yıl önce klasik otomobille başlayan Ergün, Türkiye'nin dört bir yanından maket araçlar aldı. Evinin bir odasına, topladığı maket otomobiller için özel vitrin yaptıran Ergün, ayda en az 1 model belirleyerek, sipariş verdiğini söyledi. Ergün, kullandığı 2 aracın maketine de koleksiyonunda yer verdiğini belirtti.
    100 bin liralık maket otomobil koleksiyonu
    Merkez Palandöken ilçesinde yaşayan Murat Ergün, Atatürk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nden mezun olduktan sonra pazarlama alanında yüksek lisans yaptı. Ergün, çocukluğundan gelen otomobil merakı dolayısıyla bu sektörde işe başladı. Kentte bir firmada satış danışmanı olarak çalışan Ergün, 5 yıl önce otomobil maket koleksiyonu oluşturmaya başladı. İlk modeli 5 yıl önce satın alan Ergün, daha sonra fırsat buldukça değişik markalarda maket otomobil modelleri satın aldı. Yaklaşık 100 bin lira harcayarak, 5 yılda 66 maket otomobil sahibi olan Ergün, evinde de özel bölüm yaptırdı.
    Erzurum'da, otomobil firmasında satış danışmanı olarak çalışan Murat Ergün, 100 bin lira harcayarak, maket otomobil koleksiyonu oluşturdu.
    Kendi kullandığı otomobilin maketine de koleksiyonunda yer veren Murat Ergün, "Otomobil tutkusu bende çocukluktan beri var. 90 model aracımız vardı. Arada bir anahtarını alır, gider, içinde otururdum, sürmek isterdim ama ayaklarım yetişmezdi. Babam bazen kucağında direksiyon dersi verirdi. İçimdeki tutku sebebiyle okul hayatı sonrası meslek olarak da otomotiv sektörünü seçtim. Çalıştıkça otomobillere ilgim daha çok arttı.
    Koleksiyonuna 5 yıl önce klasik otomobille başlayan Ergün, Türkiye'nin dört bir yanından maket araçlar aldı. Evinin bir odasına, topladığı maket otomobiller için özel vitrin yaptıran Ergün, ayda en az 1 model belirleyerek, sipariş verdiğini söyledi.
    Ben de 5 yıl önce koleksiyona başladım. İlk otomobil modelimi 5 yıl önce satın aldım. Ayda en az 1 maket araç siparişi veriyorum. Şu anda vitrinde 66 maket araç mevcut. Bu vitrini dizmek bana 100 bin TL'ye mal oldu. Koleksiyonumda özellikle kendini kanıtlamış markaların ilgimi çeken modellerine yer verdim. Bunlar daha çok lüks segment diyebileceğimiz markalar ve modelleri. Ayrıca bazı özel seri modeller var. Onların tüm serilerine buldukça yer vermeye çalışıyorum" diye konuştu. 
    Otomobil maket koleksiyonu yapanlarla sosyal medya üzerinden takipleştiklerini de dile getiren Ergün, aralarına yeni koleksiyoncuların katıldığını kaydetti.
    0 min
  • Sanat merkezi önünde uzun kuyruk
    Medya sanatçısı Refik Anadol'un kişisel sergisi 'Makine Hatıraları: Uzay'a yoğun ilgi gösteren sanatseverler, sanat merkezi önünde uzun kuyruk oluşturdu.
    Koronavirüs tedbirleri kapsamında içeriye belirli sayıda ziyaretçi alınması nedeniyle soğuk havaya rağmen dışarıda saatlerce bekleyen sanatseverler, HES kodları kontrol edilip, ateşleri ölçülerek içeri alındı. Oluşan metrelerce uzunluktaki kuyruk havadan da görüntülendi.
    Medya sanatçısı Refik Anadol'un, daha önce sergilenmemiş son dönem çalışmalarının yer aldığı kişisel sergisi 'Makine Hatıraları: Uzay', 19 Mart'tan itibaren Pilevneli Gallery'de sergilenmeye başladı. 'Hatıralar' ve 'Düşler' başlıklı iki bölümden oluşan sergi sanatseverler tarafından da yoğun ilgi gördü.
    Sanat merkezi önünde uzun kuyruk
    Sergiyi gezmek isteyenler, koronavirüs tedbirleri kapsamında içeriye en fazla 70 kişi alınabilmesi nedeniyle, sanat merkezi önünde uzun kuyruk oluşturdu. Soğuğa rağmen saatlerce dışarıda bekleyen sanatseverler, sıranın kendilerine gelmesinin ardından HES kodları kontrol edilip, ateşleri ölçülerek içeri girdi. 
    SAATLERCE KUYRUKTA BEKLEDİLER
    Kuyrukta 1 saat 45 dakikadır beklediğini belirten Hamza Tan "Sergiye geldik. Sadece burası için değil, sürekli gidip gezmeyi seviyoruz. Koronavirüsten dolayı olduğunu düşünüyorum, yoğunluğun. Yoksa bu kadar uzun kuyruk duracağını sanmam. Kız arkadaşım çok istiyordu, gelmek. Ben de ona eşlik etmek için geldim. Biraz araştırdım yeni nesle uygun gözüktüğünü düşünüyorum serginin. O yüzden geldik bir görelim dedik" dedi.
    Medya sanatçısı Refik Anadol'un kişisel sergisi 'Makine Hatıraları: Uzay'a yoğun ilgi gösteren sanatseverler, sanat merkezi önünde uzun kuyruk oluşturdu.
    KUYRUKTA BEKLEMEYE DEĞER 
    Oyuncu ve youtuber Cemal Caner Yavuz serginin kuyrukta beklemeye değdiğini belirterek "15 dakikadır kuyruktayım. Kuyrukta beklemeye değer mi? Çıkınca karar vereceğim. Bence değer, değmeyecek olsa bu kadar insan beklemez. Bir de uzaktan gelmez. Uzaktan gelen insanlar da var. Ben karşıdan geldim. Kozyatağı'ndan geldim. Daha da uzaktan gelinirdi bence, çünkü gördüğüm görseller çok heyecan verici ve daha önce rastlamadığım bir şey var burada" diye konuştu.
    25 NİSAN'A KADAR 19.00'A KADAR GEZİLEBİLECEK
    Pilevneli Gallery'nin iletişim sorumlusu Aslı Pamir, serginin 25 Nisan tarihine kadar ücretsiz olarak gezilebileceğini hatırlatarak şunları söyledi:
    Normalde pazartesi ve cumartesi günleri arası her gün açıktı. Fakat yeni düzenlemeler gereğince sadece hafta içi açığız. Sanatseverler gezebilsinler diye, 09.00'dan 19.00'a kadar açık olacağız. Bu yoğun ilgilinin birçok sebebi olduğunu düşünüyorum. Sırada 2 saat, 3 saat, 5 saat bekleyenler bile olabiliyor.
    Koronavirüs tedbirleri kapsamında içeriye belirli sayıda ziyaretçi alınması nedeniyle soğuk havaya rağmen dışarıda saatlerce bekleyen sanatseverler, HES kodları kontrol edilip, ateşleri ölçülerek içeri alındı.
    Böyle güzel sanatseverlerin olması çok değerli. Bir süre koronavirüs nedeniyle çok bir şey yapılamadı, bir tarafı o. Esas bence önemli olan, Refik Anadol'un sergisi olması. Her kesimden, her yaştan herkesin ilgisini çekiyor. Hem sanat, hem teknoloji geleceğin sanatına dair bizlere ipucu verebiliyor. İlgi çeken, aynı zamanda deneyim sağlayan bir sergi olduğu için, yoğunluk bundan dolayıdır diye düşünüyorum.
    Diğer taraftan da koronavirüs nedeniyle belirli sayıda misafir kabul edebiliyoruz. HES kodlarını kontrol ediyoruz. Ateşlerini ölçüyoruz. Ve aynı anda binada maksimum 70 kişi olmasını sağlıyoruz. Bu düzenlemeden dolayı da insanlar biraz beklemek zorunda kalıyorlar.
    0 min
  • 2 kardeş civciv yetiştirip yumurta üretimine başladı
    Eyüp ve Yusuf Gökhan kardeşler, evlerinde zaman geçirmek için hobi amacıyla kuluçka makinesi ile civciv yetiştirip yumurta üretimine başladı.
    Malatya'nın Kale ilçesinde, üniversite öğrencisi Eyüp ve Yusuf Gökhan kardeşler, geçen yıl yüz yüze eğitime ara verilince geldikleri evlerinde zaman geçirmek için hobi amacıyla kuluçka makinesi ile civciv yetiştirip yumurta üretimine başladı. Şu an 70 tavuğa sahip olan Gökhan kardeşler, ürettikleri kuluçkalık yumurtaları satarak geçimlerini sağlıyor.
    kuluçkalık
    Elazığ Fırat Üniversitesi'nde Veterinerlik bölümü öğrencisi Eyüp Gökhan ile Malatya İnönü Üniversitesi'nde Sınıf Öğretmenliği okuyan Yusuf Gökhan kardeşler, koronavirüs tedbirleri kapsamında okulların kapanmasıyla zaman geçirmek için birkaç tavuk ile kuluçka makinesi aldı.
    Kardeşler daha sonra elde ettikleri tavuk yumurtalarından kuluçka makinesiyle civciv yetiştirmeye başladı. Gökhan kardeşler, cinsi farklı olan büyüttükleri yaklaşık 70 tavukla, kuluçkalık yumurta üretti. Ürettikleri yumurtalarla gelir sağlayan Eyüp ve Yusuf Gökhan kardeşler, ürettikleri yumurtaları satarak geçimlerini sağlamaya başladı.
    Pandemi nedeniyle geçen yıl uzaktan eğitme geçilmesiyle ağabeyi Yusuf ile birlikte eve döndüklerini, zaman geçirmek için kuluçka makinesi ve birkaç tavuk aldıklarını belirten Eyüp Gökhan (21), "Zamanla kuluçka makinemizi büyüttük.
    Onlarca kez civciv çıkımı aldık, anaç yaptık. Başta hobi olarak boş zamanımızı değerlendirmek için başladığımız bu işte birkaç ay sonra seri üretime geçtik. Farklı türde kuluçkalık yumurta üretiyoruz. Başta çevremizin büyük çoğunluğu bu işle uğraşamayacağımızı, para kazanamayacağımı söylediler. Ama şu an Türkiye'nin her yerine, hatta yurt dışına da sünger viyolelerle hem doluluk hem de sağlam teslim garantisiyle kuluçkalık yumurtalarımızı gönderiyoruz" diye konuştu.
    Bugüne kadar 2 binin üzerinde kuluçkalık yumurta, 250- 300 civarında da civciv sattıklarını dile getiren Eyüp Gökhan, "Yurt içine kuluçkalık yumurtayı 8 liraya, yurt dışına ise 4- 5 dolara satıyoruz. Neredeyse her gün kuluçkalık yumurta veya civciv gönderimi gerçekleştiriyoruz. Çok küçük çaplı bir iş olarak görülse de geçimimizi sağlıyoruz" dedi.
    Eyüp ve Yusuf Gökhan kardeşler, evlerinde zaman geçirmek için hobi amacıyla kuluçka makinesi ile civciv yetiştirip yumurta üretimine başladı.
    ‘3 CİVCİVLE BAŞLADIK’
    Yusuf Gökhan (23) ise uzaktan eğitime başlayınca kardeşiyle birlikte zaman geçirmek için yumurta üretimine başladıklarını ifade ederek, "İlk başlarda hobi olarak başladığımız bu iş talep görmeye başladı. Farklı ırklarda kuluçkalık yumurta üretiyoruz. İlk başta 3 civciv, birkaç tavuk ve küçük bir kuluçka makinesi ile başladık. Talep görünce kuluçka makinemizi büyüttük" şeklinde konuştu.
    0 min
  • 7 kadın kooperatif kurarak ihracata başladı
    Gaziantep'te İpekyolu Kalkınma Ajansı’nın desteğiyle 7 kadın kooperatif kurarak yaptıkları turşu ve reçelleri ihraç etmeye başladı.
    Kurulan tarım okulunda aldıkları eğitimin ardından kooperatif kurarak ürettikleri organik ürünlerden yaptıkları turşu ve reçelleri iç piyasanın yanı sıra yurt dışına ihraç etmeye başladı.
    7 kadın kooperatif kurarak ihracata başladı
    Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na bağlı İpekyolu Kalkınma Ajansı’nın, Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı kapsamında Gaziantep Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde Oğuzeli ilçesinde Tarım Okulu kuruldu.
    Burada hem teorik hem de pratik eğitim alan 200 kadın, modern tarım yöntemlerini öğrenerek üretim yapmaya başladı. Kadınlardan 7’si daha sonra 'Ezogelin' ismini verdikleri kooperatif kurdu. Serada organik olarak meyve ve sebze yetiştiren kadınlar, turşu, salçaya ve baharat üretmeye başladı. Kadınların ürettiği organik ürünler, yurt içinin yanı sıra gurbetçilerin yoğun olarak yaşadığı Almanya başta olmak üzere birçok ülkeye ihraç ediliyor.
    Gaziantep'te İpekyolu Kalkınma Ajansı’nın desteğiyle 7 kadın kooperatif kurarak yaptıkları turşu ve reçelleri ihraç etmeye başladı.
    'ALMANYA'YA 200 BİN KAVANOZ TURŞU İHRAÇ ETTİK'
    Ezogelin Kadın Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Saadet Toğaç, tarım okulunda aldıkları eğitimin ardından 7 kadın ile kooperatif kurarak üretime başladıklarını söyledi. İlk etapta patlıcan, biber ve domates kurutmalıklarının satışını yaptıklarını anlatan Toğaç, "Kuruttuğumuz sebzeleri sattık. Ardından seramızda tekrar ekimler yaptık. Ürettiğimiz ürünleri ilk defa geçen yıl eylül ayında satışa çıkarttık. Seramızda organik olarak yetiştirdiğimiz sebze ve meyvelerden hazırladığımız 200 bin kavanoz turşu ihracatımızı Almanya'ya gerçekleştirdik" dedi.
    'İLK DEFA KENDİ PARAMI KAZANDIM'
    Kurulan tarım okulunda aldıkları eğitimin ardından kooperatif kurarak ürettikleri organik ürünlerden yaptıkları turşu ve reçelleri iç piyasanın yanı sıra yurt dışına ihraç etmeye başladı.
    Ürettikleri ürünlerin satışından elde ettikleri kazanç ile ilk defa para kazandığını söyleyen kooperatif üyesi kadınlardan Pakize Kut, tüm kadınları üretimin bir parçası olmaya davet etti. Kut, serada üretilen ürünlerden elde edilen turşuları ihraç ettiklerinde çok mutlu olduklarını belirterek, "Bu kooperatif sayesinde ilk defa kendi paramı kazandım. Kendi kazandığım paramı elime alıp harcamak bana çok iyi geldi. Hatta çocuklarıma kazandığım ilk para ile tatlı ısmarladım" diye konuştu.
    'HAYALİM, ÇOCUKLARIMA YENİDEN KAVUŞMAK'
    Eşinden ayrı yaşayan ve maddi durumu olmadığı için çocuklarının velayetini alamadığını söyleyen Tuğba Taşdemir ise üretimlerden elde ettiği gelir ile çocuklarına yeniden kavuşmanın hayalini kuruyor.
    Kadınların ürettiği organik ürünler, yurt içinin yanı sıra gurbetçilerin yoğun olarak yaşadığı Almanya başta olmak üzere birçok ülkeye ihraç ediliyor.
    Taşdemir, kazandığı para çocuklarının velayetini almak için mahkemeye başvuracağını belirterek, "Buraya arkadaşlarım vesilesiyle katıldım. Ben eşimden ayrı yaşıyorum. Maddi durumum olmadığı için çocuklarımın velayetini alamadım. Buraya bir kadın olarak kendi ayaklarım üzerinde sağlam durup çocuklarımı geri alabilmek için geldim. Çalışarak kendi ayaklarımın üzerinde duruyorum. Burası benim ilk işim ve ayakta kalmayı öğrendim. Hedefim daha iyi yerlere gelmek ve velayetini alarak çocuklarıma daha iyi bir gelecek hazırlamak" şeklinde konuştu.
    0 min
  • Trafo yangını metro seferlerini aksattı
    Mecidiyeköy-Mahmutbey metro hattının Yenimahalle durağında trafo yangını metro seferlerini aksattı.
    Yangına itfaiye müdahale ederek kısa sürede söndürdü. Ancak seferlerde aksama yaşanıyor. Seferlerin, Mecidiyeköy-Yenimahalle ve Tekstilkent-Mahmutbey istasyonları arasında yapılması nedeniyle duraklarda yoğunluk oluştu.
    0 min
  • Stopaj indiriminin süresi 31 Mayıs’a uzatıldı
    Mevduat hesabı faizleri ile kar paylarından yapılan stopaj indiriminin süresi 31 Mayıs'a uzatıldı.
    Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlanan Cumhurbaşkanı kararına göre, bugün sona ermesi öngörülen stopaj indiriminin süresi 31 Mayıs'a uzatıldı. Ekim ayında altı aylık süre için alınan karar ile, TL mevduatlarda vadesiz ve ihbarlı hesaplar ile 6 aya kadar vadeli hesaplarda yüzde 15 olan oran yüzde 5'e, 1 yıla kadar vadeli hesaplarda yüzde 12 olan oran yüzde 3'e indirilirken, 1 yıldan uzun vadeli hesaplarda yüzde 10 olan stopaj oranı sıfırlanmıştı.
    Stopaj indiriminin süresi 31 Mayıs'a uzatıldı
    Karar kapsamında, stopaj indirimi; 1 Nisan'dan itibaren açılan veya vadesi yenilenen hesaplar, bu tarihten itibaren iktisap edilen bankalar tarafından ihraç edilen tahvil ve bonolardan elde edilen kazançlar ve fon kullanıcısının bu bankalar olduğu varlık kiralama şirketleri tarafından ihraç edilen kira sertifikalarından elde edilen gelir ve kazançlar ile 1 Nisan'dan itibaren iktisap edilen yatırım fonlarından elde edilen gelir ve kazançlara uygulanmak üzere bugün yürürlüğe girdi.
    0 min

About Haberton Podcast

From the publisher's feed

Türkiye’de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşabileceğiniz yeni mecranız.