Hakikatın temel anlatısı, sonsuza giden ve sürekli yarılanan bir yolculuğa dayanır. Birçok insan hakikati farklı şekilde tanımlamış ve işin sonunda sonuca vardıramamıştır. Platon'a göre episteme. Nietsche'ye göre eskimiş bir metaforik bir anlatı olarak kabul gören hakikat, özünde çok farklı saiklere ve temellere dayanmaktafdır. Aristoteles'in betimlediği gibi "eudomania" temelinde hakikat, hakikat kavramına bir öznellik getirmişken her şeyden önce hoş bir diyalektik kazandırmıştır. Sokrates'in "Kendini bil" ifadesi, cevabı dışarıda değil, içeride aramaya sevk etmiştir.