Şiirlenelim

Harry Potter- J. K. Rowling


Listen Later

''Son yok edilecek düşman, ölümdür.''


Öğleden sonra yağmur çiselemeye başlamıştı. Ateşin yanında oturup damlaların penceredeki yumuşak pıtırtısını dinlemek, insanda bir rahatlık duygusu uyandırıyordu. Sadece sağ olup güneşin pırıl pırıl karlı tepenin üzerinde yükselişini izlemek bile dünyadaki en büyük hazine olmalıydı. Teni dalga dalga ürperdi. Geceye doğru bağırmak istiyordu. Durdurulmak, gerisin geri sürüklenmek, eve gönderilmek istiyordu. Her yerde terör var. Panik...Kargaşa...Böyle günlerdi işte. İşte böyle günler bazı insanların en iyi, bazılarının da en kötü taraflarını ortaya çıkarır...

Orada zaten kendisine ömür boyu yetecek kadar kötü tecrübe yaşamıştı. Sanki haftalardır, aylardır, hatta belki yıllardır hızla bu noktaya doğru savrulmuştu. Ama şimdi aniden durmuştu, yol bitmişti. Vakit daralıyor ve biz gerçeği bilenler bir arada durmazsak, hiçbirimiz için umut kalmadı demekti. 

Eğer insanın içinde bir çürüme varsa, kimsenin elinden bir şey gelmez.

Sonuçta, ölmek öyle kolay iş değildi. Nefes aldığı her dakika, otların kokusu, yüzüne vuran serin hava öyle kıymetliydi ki. İnsanların uzun yılları, ziyan edecek zamanları, bir türlü geçmek bilmeyecek kadar çok zamanları olduğunu düşündü. Oysa kendisi her saniyeye sarılıyordu şimdi...Tuhaftır, eğer bir şeyden korkuyorsanız ve zamanı yavaşlatmak için her şeyi vermeye hazırsanız, zaman, hızlanmak gibi tatsız bir alışkanlık edinir. Ama o yıl acı bir şekilde öğrendiği gibi, ileride tatsız bir şey varsa, zaman yavaşlamıyordu. İleride tatsız bir şey varsa,zaman yavaşlamıyordu.

Aniden içinde büyük bir boşluk duygusu hissetti, sanki merdivenlerden inerken bir basamağı atlamış gibi. Sanki bir daha neşelenemeyecekmiş gibi…Beynin ve kalbin çalışmayı sürdürdükçe, ruhsuz da varlığını sürdürebilirsin. Ama artık hiçbir benlik duygun, hafızan...Hiçbir şeyin olmaz. Düzelme şansın sıfırdır. Sadece- var olursun. Boş bir kabuk gibi. Ve ruhun da ebediyen gider...kaybolur. 

Bir süre sonra kim olduğunu hatırlamıyorsun. Ve yaşamanın anlamı kalmıyor. Ben hep uykumda ölsem diye ümit ederdim...Beni bıraktıklarında yeniden doğmuş gibiydim. 

Bu karmakarışık, duygusal dünyada mükemmel bir cevap asla yoktu. Mükemmeliyet, insanlığın erişeme­yeceği, sihrin erişemeyeceği bir yerdedir. Her pırıl pırıl mutluluk anının içinde o zehir damlası vardır: Acının tek­rar geleceğini bilmek...


-''Bazı yaraların şifa bulamayacak kadar derin olduğunu unuttum. Bazen zihnime çok fazla düşünce ve anının tıkıştırılmış olduğunu hissediyorum."


Düşünceler hemen hemen her şeyden daha derin yara izleri bırakabilir.  Acıyı bir süreliğine uyuşturmak, sonunda onu hissettiğinde daha da büyük acı çekmene yol açar. Anlamak kabul etmenin ilk adımıdır ve iyileşme ancak kabulle gelir. Düşler dünyasına dalıp gerçek dünyayı,  yaşamayı unutmak doğru değildir, unutma bunu. Böylesine yürekten sevilmek, seven insan gitse bile, bizi sonsuza kadar korur. Sevdiklerine karşı dürüst ol, acını göster. Istırap çekmek, nefes almak kadar insanidir. Onun anlayamacağı bir şey varsa, o da sevgidir...Güzelliklerle yaratılmış birine dokunmak onun gibilere acı verir. Ölülere acıma. Yaşayanlara acı,en çokta sevgisiz yaşayanlara. Böylesine yürekten sevilmek, seven insan gitse bile, bizi sonsuza kadar korur.  Kayıtsızlık ve ihmal, düpedüz sevmemekten daha fazla hasar yaratır çoğu kez...

Sen ölümün gerçek efendisisin, çünkü gerçek efendi Ölüm’den kaçmanın yolunu aramaz. Ölmesi gerektiğini kabul eder ve yaşayanların dünyasında, ölmekten çok ama çok daha kötü şeyler olduğunu anlar. Bir cesedin korkulacak hiçbir tarafı yoktur. Tıpkı karanlığın korkulacak hiçbir tarafı olmadığı gibi. ... Ölüme ve karanlığa baktığımızda korktuğumuz şey bilinmezliktir, başka bir şey değil.

Her zaman umduğumuz bir biçimde olmasa da, kaybettiğimiz şeyler bir şekilde bize geri döner. Geri gelirler, sonunda hep gelirler.


...more
View all episodesView all episodes
Download on the App Store

ŞiirlenelimBy Hedablida