Merhaba çok değerli izleyicilerimiz... ''Yakında Tüm Tüm Dünya İslamiyete Girecek İşte İspatı'' isimli videomuzu sizlerle paylaşmak istedik..
Videoyu beğendiyseniz ve daha fazla içerik görmek istiyorsanız lütfen kanalımıza abone olmayı unutmayın. Yorumlarınızı ve geri bildirimlerinizi bizimle paylaşarak, bize destek olabilirsiniz.
Facebook▶️ https://www.facebook.com/hisarkapisi/
YouTube ▶️ https://www.youtube.com/c/HisarKapısı
Instagram▶️ https://instagram.com/hisarkapisi?igs...
Twitter ▶️ https://twitter.com/hisarkapisi
Said Şaşmaz Youtube Kanalı; @saidsasmaz
Bize Ulaşın;
0536 566 40 90
0507 076 69 56
OKUNAN BÖLÜM: Mektubat - Yirmi Dokuzuncu Mektup - Yedinci Kısım
ÜÇÜNCÜ İŞARET
Ehl-i bid’a diyorlar ki: “Bu taassub-u dinî bizi geri bıraktı. Bu asırda yaşamak, taassubu bırakmakla olur. Avrupa taassubu bıraktıktan sonra terakki etti.”
Elcevap: Yanlışsınız ve aldanmışsınız! Veya aldatıyorsunuz. Çünkü Avrupa, dinine mutaassıptır. Hattâ bir âdi Bulgara veya bir nefer-i İngilize veya bir serseri Fransıza, “Sarık sar. Sarmazsan hapse atılacaksın” denilse, taassupları muktezasınca diyecek: “Hapse değil, öldürseniz bile dinime ve milliyetime bu hakareti yapmayacağım.”
Hem tarih şahittir ki, ehl-i İslâm ne vakit dinine tam temessük etmişse, o zamana nisbeten terakki etmiş; ne vakit salâbeti terk etmişse, tedennî etmiş. Hıristiyanlık ise bilâkistir. Bu da mühim bir fark-ı esasîden neş’et etmiş.
Hem İslâmiyet sair dinlere kıyas edilmez. Bir Müslüman, İslâmiyetten çıksa ve dinini terk etse, daha hiçbir peygamberi kabul edemez. Belki Cenâb-ı Hakkı dahi ikrar edemez ve belki hiçbir mukaddes şeyi tanımaz; belki kendinde kemâlâta medar olacak bir vicdan bulunmaz, tefessüh eder. Onun için, İslâmiyet nazarında harbî kâfirin hakk-ı hayatı var. Hariçte olsa, musalâha etse; dahilde olsa, cizye verse İslâmiyetçe hayatı mahfuzdur.
Fakat mürtedin hakk-ı hayatı yoktur. Çünkü vicdanı tefessüh eder, hayat-ı içtimaiyeye bir zehir hükmüne geçer. Halbuki, Hıristiyanın bir dinsizi, yine hayat-ı içtimaiyeye nâfi bir vaziyette kalabilir. Bazı mukaddesâtı kabul eder ve bazı peygamberlere inanabilir ve Cenâb-ı Hakkı bir cihette tasdik edebilir.
Acaba, bu ehl-i bid’a ve doğrusu ehl-i ilhâd, bu dinsizlikte hangi menfaati buluyorlar? Eğer idare ve âsâyişi düşünüyorlarsa, Allah’ı bilmeyen dinsiz on serserinin idaresi ve şerlerini def etmesi, bin ehl-i diyanetin idaresinden daha müşküldür. Eğer terakkiyi düşünüyorlarsa, öyle dinsizler idare-i hükûmete muzır oldukları gibi, terakkiye dahi mânidirler; terakki ve ticaretin esası olan emniyet ve âsâyişi kırıyorlar. Doğrusu, onlar meslekçe tahribatçıdırlar. Dünyada en büyük ahmak odur ki, böyle dinsiz serserilerden terakki ve saadet-i hayatiyeyi beklesin.
00:00 Fragman
00:57 Armatörün müthiş sorusu
02:16 Müslümanlar neden mağlup oluyor?
05:14 İslamiyet mi bizi geri bıraktı?
10:42 Ecdad servet için nasıl dua ederdi?
11:23 Hem tarih şahittir ki...
13:16 Avrupa anayasasındaki şaşırtıcı bilgi
15:36 İslamiyet neden diğer dinlerle kıyas edilmez?
21:40 Avrupanın gençlik için medeniyet olarak sunduğu vahim çözüm
#hisarkapısı #saidşaşmaz #bediuzzaman #risaleinur #saidnursi