
Sign up to save your podcasts
Or


İki kalp arasında en kısa yol:
Birbirine uzanmış ve zaman zaman
Ancak parmak uçlarıyla değebilen
İki kol.
Merdivenlerin oraya koşuyorum,
Beklemek gövde gösterisi zamanın;
Çok erken gelmişim, seni bulamıyorum
Bir şeyin provası yapılıyor sanki.
Kuşlar toplanmış göçüyorlar,
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.
Eşdeğeriyle yan yana yürürken
Cehennem sokağında birey olmak,
Ve en inceldikten sonra, ilkel sözcüklerle konuşmak seninle.
Yalnızlığı soruyorlar
Yalnızlık, bir ovanın düz oluşu gibi bir şey.
Hiçbir şeyim yok akıp giden sokaktan başka
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.
Tanrım, siz şu uzun Anadolu'yu
Çocukluk günlerinizde mi yarattınız?
Senaryocu bayanla bir bankta oturuyoruz
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.
İlkokulu bitirdiği gün Cumhuriyet şairi,
Saçında kurdelesi Lozan gibi...
Sonra her yıl öldürüldü,
Öldürüldükçe de hemeninden göğe huthutler çizildi.
Gelecek zaman, oldu şimdiki zaman
Irmak aşağı inen güz parçası,
Çok süslü bir halkın arasından,
Benimsin!
İyi anlarında sesin kalınlaşıyor
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni
Afyon garındaki küçük kızı anımsa,
Hani,
Trene binerken pabuçlarını çıkarmıştı;
Tanrım gerçekten çocukluk günlerinizde mi?
Eşiklere oturmuş bir dolu insan
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.
Fazıl Hüsnü diyor ki,
Ne diyor Fazıl Hüsnü?
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.
Küçük anne,
Bir şey söyle bana,
Bana bir laf et ki binlerce,
On binlerce görüntü anlatamasın.
Genceli Nizami'nin dediği gibi
''Taşı onunla yıkasalar
Üzerinde akik biter,
Bakışların ki...
İkinci bir parıltı var senin bakışlarında
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.''
Olur mu anımsamamak On altıncı Louis'yi?
14 Temmuz 1789 akşamı, Louis,
Şöyle yazmamış mıydı defterine:
"Bugün kayda değer bir şey yok.."
"Kehanet" adlı kısacık bir şiir buldum
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.
Mutsuzluk gülümseyerek gelir,
Adıyla süslenmiştir;
O ipekböceği sesli kadın;
Birinin Grönland'ı olmaya hazırlanıyordu.
Bir çiçek duruyordu, orda, bir yerde,
Bir yanlışı düzeltircesine açmış;
Gelmiş ta ağzımın kenarında
Konuşur durur.
Bir gemi bembeyaz teniyle açıklarda,
Güverteleri uçtan uca orman;
Aldım çiçeğimi şurama bastım,
Bastım ki, yalnızlığımmış.
Bir başına arşınlıyor bir adam mavi treni
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.
Bol dökümlü gömleğinin içinde
Sırtını ve karnını dolanan
Ve sonunda sincap olan
O kuş.
Seni o kadar yakından görünce,
Keşke keşke yalnız bunun için sevseydim seni...
By Hedablidaİki kalp arasında en kısa yol:
Birbirine uzanmış ve zaman zaman
Ancak parmak uçlarıyla değebilen
İki kol.
Merdivenlerin oraya koşuyorum,
Beklemek gövde gösterisi zamanın;
Çok erken gelmişim, seni bulamıyorum
Bir şeyin provası yapılıyor sanki.
Kuşlar toplanmış göçüyorlar,
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.
Eşdeğeriyle yan yana yürürken
Cehennem sokağında birey olmak,
Ve en inceldikten sonra, ilkel sözcüklerle konuşmak seninle.
Yalnızlığı soruyorlar
Yalnızlık, bir ovanın düz oluşu gibi bir şey.
Hiçbir şeyim yok akıp giden sokaktan başka
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.
Tanrım, siz şu uzun Anadolu'yu
Çocukluk günlerinizde mi yarattınız?
Senaryocu bayanla bir bankta oturuyoruz
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.
İlkokulu bitirdiği gün Cumhuriyet şairi,
Saçında kurdelesi Lozan gibi...
Sonra her yıl öldürüldü,
Öldürüldükçe de hemeninden göğe huthutler çizildi.
Gelecek zaman, oldu şimdiki zaman
Irmak aşağı inen güz parçası,
Çok süslü bir halkın arasından,
Benimsin!
İyi anlarında sesin kalınlaşıyor
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni
Afyon garındaki küçük kızı anımsa,
Hani,
Trene binerken pabuçlarını çıkarmıştı;
Tanrım gerçekten çocukluk günlerinizde mi?
Eşiklere oturmuş bir dolu insan
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.
Fazıl Hüsnü diyor ki,
Ne diyor Fazıl Hüsnü?
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.
Küçük anne,
Bir şey söyle bana,
Bana bir laf et ki binlerce,
On binlerce görüntü anlatamasın.
Genceli Nizami'nin dediği gibi
''Taşı onunla yıkasalar
Üzerinde akik biter,
Bakışların ki...
İkinci bir parıltı var senin bakışlarında
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.''
Olur mu anımsamamak On altıncı Louis'yi?
14 Temmuz 1789 akşamı, Louis,
Şöyle yazmamış mıydı defterine:
"Bugün kayda değer bir şey yok.."
"Kehanet" adlı kısacık bir şiir buldum
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.
Mutsuzluk gülümseyerek gelir,
Adıyla süslenmiştir;
O ipekböceği sesli kadın;
Birinin Grönland'ı olmaya hazırlanıyordu.
Bir çiçek duruyordu, orda, bir yerde,
Bir yanlışı düzeltircesine açmış;
Gelmiş ta ağzımın kenarında
Konuşur durur.
Bir gemi bembeyaz teniyle açıklarda,
Güverteleri uçtan uca orman;
Aldım çiçeğimi şurama bastım,
Bastım ki, yalnızlığımmış.
Bir başına arşınlıyor bir adam mavi treni
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.
Bol dökümlü gömleğinin içinde
Sırtını ve karnını dolanan
Ve sonunda sincap olan
O kuş.
Seni o kadar yakından görünce,
Keşke keşke yalnız bunun için sevseydim seni...