Yeni Fikirler

İlk Seans Heyecanı


Listen Later

Yeni bir sayfaya ilk cümleyi yazmak her zaman biraz heyecanlıdır.

Tıpkı terapi sürecinde olduğu gibi…

Bugün bu blogdaki ilk yazımla sizlerle buluşuyorum ve tam da bu başlangıç heyecanıyla örtüşen bir konudan söz etmek istiyorum: İlk seans heyecanı…

Birçok kişi için terapiye başlamak oldukça cesaret isteyen bir adımdır. Hele ki ilk seans…

“Ne anlatacağım?”, “Ya ağlarsam?”, “Terapist beni yargılar mı?”, “Çok mu saçma şeyler söylerim?” gibi düşünceler zihni meşgul edebilir.

Bu yazıda size, bir terapistle ilk buluşmada nelerle karşılaşabileceğinizi, hangi duyguların normal olduğunu ve bu süreci nasıl daha sağlıklı karşılayabileceğinizi sade bir dille aktarmak istiyorum.

İlk Seans: Zor Olan Başlamaktır

Terapiye başvurma kararı, çoğu zaman bir kırılma noktasından sonra gelir.

Kimi zaman bir ilişkide yaşanan zorlanmalar, kimi zaman tükenmişlik hissi, bazen de “ne olduğunu ben de bilmiyorum ama iyi değilim” duygusu…

İlk seans, tüm bu duyguların konuşulabildiği güvenli bir alanın kapısını aralar.

İlk Seansta Neler Konuşulur?

İlk görüşme, genellikle tanışma ve değerlendirme odaklıdır.

Terapistiniz size bazı temel sorular yöneltebilir:

  • “Bu sürece başvurma kararını nasıl aldınız?”
  • “Şu an sizi en çok zorlayan şey ne?”
  • “Hayatınızda neyin değişmesini istersiniz?”
  • Bu, bir sorgulama süreci değil; sizi anlamaya çalışan bir dinleme sürecidir. Anlattıklarınızın doğru ya da eksiksiz olması gerekmez. Çünkü terapide “doğru” olan, sizin hissettiklerinizdir.

    Heyecan, Gerginlik, Belirsizlik… Bunlar Normal

    İlk seans öncesi yaşanan gerginlik aslında çok insani bir durumdur.

    Bilinmeyene dair endişe duymak, bir yabancıya özel konuları açacak olmak, kendinizle ilk defa bu kadar dürüstçe yüzleşecek olmanız; elbette heyecan vericidir.

    Ancak şunu bilmelisiniz: Terapistiniz sizi yargılamak için değil, anlamak için orada.

    Güvende hissetmeniz için gereken alanı sağlamak onun sorumluluğudur.

    İlk Seansın En Güçlü Tarafı: Kendinize Dair Bir Adım Atmak

    Bu görüşme; bir çözüm bulma seansı değil, bir başlangıçtır.

    Bazen sadece biri tarafından dikkatle dinlenmek bile, yıllardır taşınan bir duygunun hafiflemesine yol açabilir.

    Kimi zaman gözler dolabilir, kimi zaman kelimeler dökülmez. Ve bu da normaldir. Çünkü ilk seans, bir “performans” değil; bir “temas” anıdır.

    Terapist Size Uygun mu? Siz Terapiste Hazır mısınız?

    İlk seans aynı zamanda terapistle karşılıklı olarak birbirinize uygun olup olmadığınızı hissettiğiniz bir zamandır.

    Unutmayın, terapist seçimi duygusal bir uyum işidir. Kendinizi rahat hissetmeniz, terapötik sürecin ilerlemesi açısından büyük önem taşır.

    İlk görüşmeden sonra “Bu kişi bana iyi geldi” ya da “Biraz daha düşünmeliyim” demek tamamen doğaldır.

    Başlamak, En Büyük Cesarettir!

    Eğer terapiye başlamayı düşünüyorsanız, ilk seansın mükemmel geçmesi gerekmez.

    Aslında terapi, bazen kendinizi anlatamadığınız yerden bile başlar.

    Ve unutmayın:

    Kendiniz için attığınız her küçük adım, büyük bir dönüşümün ilk adımı olabilir.

    Bugün bu yazıyla yeni bir blog serisinin ilk satırlarını paylaşmış oldum. Belki bu yazı da birilerinin içindeki o “başlama” cesaretine küçük bir dokunuş olur.

    Siz ilk seansınızı hatırlıyor musunuz? Ya da terapiye başlamakla ilgili kafanızda soru işaretleri mi var? Yorumlarda paylaşabilirsiniz.

    ...more
    View all episodesView all episodes
    Download on the App Store

    Yeni FikirlerBy Yeni Fikirler