
Sign up to save your podcasts
Or


Merhaba,
Son mektubumu yarım bırakmamın sebebi, yazmanın bana çok zor gelmesiydi
Yalnız başıma kalmak istediğim,
Acılarımı kimseyle paylaşmak zorunda olmadan,
Üzülüp kederlenmeyi tercih ettiğim zamanlar oluyor
Geçmişi düşünürken, açıklanamaz şeyler geliyor aklıma
Hayatımda karşılaştığım en ufak şey bile, baNa geçmişte yaşadığım benzer olayları hatırlatıyor
Her şey içimde bir kaynama noktasına doğru ilerliyordu
Bugün hava güzel
Açık ve bulutsuz
Bu mevsimde nadiren böyle güzel günler görüyoruz bu şehirde
Doğa sonbahara dönerken, benim de dünyama sonbahar geldi
Benim mevsimim sonbahar
Sokakların tenhalaşmaya başladığı vakitler...
Tüm yapraklarını kaybetmiş bir sonbahar hüznü var şimdi yüreğimde
Anıların güzel olanları da, kederli olanları da insanı hep hüzünlendirir
Türlü sıkıntı, üzüntü içinde yaşayan insanlar için, kuşların kaygısız, masum mutluluğunu kıskanmamak mümkün değil
İnsan bazen yanı başındaki bir kitapta bütün hayatının yazılı olduğunun farkına bile varmıyor
Çocukluğum hayatımın altın çağıydı
O masumiyet çağına geri dönebilsem bir an olsun durur muydum?
Annemin de dediği gibi, aya değil ama çok daha uzaklara gittim
Zaman girmeye görsün aranıza. Öyle geride kalıyor ki her şey...
Saint Louis’i terk ettim.
Yangın merdivenlerinden son bir defa indim.
Babamın izinden yürüdüm. Çok gezdim. Dolaştım. Kurumuş yapraklar gibi geçti yanımdan...Şehirler, rengarenktiler. Ama dallarından koparılmışlardı bir kere. Bir yerlerde konaklayabilirdim, durabilirdim bir yerlerde. Ama peşimden kovalayan bir şey vardı. Farkında olmadan üzerime geliyor, ansızın yakalıyordu beni. Bildiğim bir türkü belki de...Belki de sırça bir oyuncak… Yabancı bir şehirdeyim mesela. Gece vakti. Yanımda kimseler yok. Rastgele bir sokağa sapıyorum. Derken biri dokunuyor omzuma. Dönüyorum, kız kardeşim....
Bir bira ısmarlıyorum yanımdakine yalnızlığımı giderebilmek için. Madem bugünlerde dünya yıldırımlarla aydınlanıyor, sen de söndür mumlarını kardeşim...Sen de söndür. Bir daha görüşemeyiz belki.
Ne olduğunu bilmiyorum ama içimde sanki dünya bir şeyleri bana çok görmüş gibi bir hisle yaşıyorum.
Ne kadar az yol almışım.
Yolun başındaymışım meğer
Bir yer var, biliyorum;
Bir an önce büyümek için.
Ben bir su damlasıyım...İnatçı bir su damlasıyım. Büyümek için savaşacağım. Mutlu düşleri gerçekleştirmek için savaşacağım.
By HedablidaMerhaba,
Son mektubumu yarım bırakmamın sebebi, yazmanın bana çok zor gelmesiydi
Yalnız başıma kalmak istediğim,
Acılarımı kimseyle paylaşmak zorunda olmadan,
Üzülüp kederlenmeyi tercih ettiğim zamanlar oluyor
Geçmişi düşünürken, açıklanamaz şeyler geliyor aklıma
Hayatımda karşılaştığım en ufak şey bile, baNa geçmişte yaşadığım benzer olayları hatırlatıyor
Her şey içimde bir kaynama noktasına doğru ilerliyordu
Bugün hava güzel
Açık ve bulutsuz
Bu mevsimde nadiren böyle güzel günler görüyoruz bu şehirde
Doğa sonbahara dönerken, benim de dünyama sonbahar geldi
Benim mevsimim sonbahar
Sokakların tenhalaşmaya başladığı vakitler...
Tüm yapraklarını kaybetmiş bir sonbahar hüznü var şimdi yüreğimde
Anıların güzel olanları da, kederli olanları da insanı hep hüzünlendirir
Türlü sıkıntı, üzüntü içinde yaşayan insanlar için, kuşların kaygısız, masum mutluluğunu kıskanmamak mümkün değil
İnsan bazen yanı başındaki bir kitapta bütün hayatının yazılı olduğunun farkına bile varmıyor
Çocukluğum hayatımın altın çağıydı
O masumiyet çağına geri dönebilsem bir an olsun durur muydum?
Annemin de dediği gibi, aya değil ama çok daha uzaklara gittim
Zaman girmeye görsün aranıza. Öyle geride kalıyor ki her şey...
Saint Louis’i terk ettim.
Yangın merdivenlerinden son bir defa indim.
Babamın izinden yürüdüm. Çok gezdim. Dolaştım. Kurumuş yapraklar gibi geçti yanımdan...Şehirler, rengarenktiler. Ama dallarından koparılmışlardı bir kere. Bir yerlerde konaklayabilirdim, durabilirdim bir yerlerde. Ama peşimden kovalayan bir şey vardı. Farkında olmadan üzerime geliyor, ansızın yakalıyordu beni. Bildiğim bir türkü belki de...Belki de sırça bir oyuncak… Yabancı bir şehirdeyim mesela. Gece vakti. Yanımda kimseler yok. Rastgele bir sokağa sapıyorum. Derken biri dokunuyor omzuma. Dönüyorum, kız kardeşim....
Bir bira ısmarlıyorum yanımdakine yalnızlığımı giderebilmek için. Madem bugünlerde dünya yıldırımlarla aydınlanıyor, sen de söndür mumlarını kardeşim...Sen de söndür. Bir daha görüşemeyiz belki.
Ne olduğunu bilmiyorum ama içimde sanki dünya bir şeyleri bana çok görmüş gibi bir hisle yaşıyorum.
Ne kadar az yol almışım.
Yolun başındaymışım meğer
Bir yer var, biliyorum;
Bir an önce büyümek için.
Ben bir su damlasıyım...İnatçı bir su damlasıyım. Büyümek için savaşacağım. Mutlu düşleri gerçekleştirmek için savaşacağım.