
Sign up to save your podcasts
Or


Hey günahsız arayıcı! Kara gözlerin seni aldatıyor!
Sen, hiçbir zaman beni çevremdeki karanlıklarda bulamayacaksın.
Çünkü bakışlarında istek ateşi yok.
Beni daha aydınlık istiyorsun
İstekle, benim karşımda daha alevli yan
Yoksa binlerce gözün aldatacak seni
İstek çıran daha alevli olsun
Söylenmemiş sözlerle doluyum
Tanınmamış düşüncelerle
Üstünde düşünmediğim şiirlerle
Gözyaşı ukdem dolu, dopdolu bir derttir geride kalan
Söylenmemiş sözler bir suskunluk değil; bir inilti
Şimdi ağlama zamanı. Yalnız ağlamak mümkünse yahut
Eteğindeki bir sırdaşlığa güvenmek mümkünse
Veya hiç olmazsa yüzüne açılma ihtimali olan kapılara...
Bütün bunlara rağmen, benim zindanıma gel
Tek penceresi tımarhanenin hayatına açılıyor.
Ama nasıl,
Sahiden nasıl böyle yıldızsız bir gecenin derinliğinde,
Şarkısız, sessiz kalmış zindanımı tekrar tanıyabilirsin?
Biz, karanlıktayız
Kimse aşkımıza yanmadığı için
Biz, yalnızız
Çünkü kimse bizi yanına çağırmıyor
Biz, suskunuz
Çünkü bir daha asla size geri dönmeyeceğiz
Ve başımız dik
Çünkü hiçbir şeye yok itimadımız, itimatsızlığı sevmediğimiz hâlde.
Kırık havuzun kenarında baharsız bir ağaç, kendi gömülmüş özsuyunun gücüyle çürüyor
Ve kirlilik, yavaş yavaş köklerinin parlamasına engel oluyor
Benim kölesiz, şefkatli Tanrı'm zorba ve korkunç değil
Ben ve o, umutsuz inzivâ sınırlarına sürüldük.
Ey gök!
Şeytanın yeryüzündeki ortak yazgılısı!
Senin yalnızlığın,
Ve günahsızlık ebediliği Tanrı'nın toprağında yeni bitmiş bir bitki değil
Bir arzulu göz, sizin avareliğinize asla ağlamayacak
Bu kuşatılmış gökyüzünde hiçbir yıldız görünmeyecek
Ve sizin yabancıları asla himayesine almayacak
Çünkü kalpler, artık aşikâr bir aldatmacadan başka şey değil
Ve son sığınakta kuşlar kanatlarını açmış
Umut bizi terkettiğinde,
Kavlanır kanımız
Örter patikayı su birikintileri,
Eşeler gecelerimizi bir çift açık göz
Umut bizi terkettiğinde,
İyilik kaçtığında bizden,
Körleşir ağaç kabuğu gibi yüzlerimiz
Oturaksız bir kayık gibi bulutlu gecede, karanlık denizde
Son girdaba doğru yol alıyorum
Selam umudu yok
Okşama umudu yok
Rüzgârda âsi körsem
Vurun!
By HedablidaHey günahsız arayıcı! Kara gözlerin seni aldatıyor!
Sen, hiçbir zaman beni çevremdeki karanlıklarda bulamayacaksın.
Çünkü bakışlarında istek ateşi yok.
Beni daha aydınlık istiyorsun
İstekle, benim karşımda daha alevli yan
Yoksa binlerce gözün aldatacak seni
İstek çıran daha alevli olsun
Söylenmemiş sözlerle doluyum
Tanınmamış düşüncelerle
Üstünde düşünmediğim şiirlerle
Gözyaşı ukdem dolu, dopdolu bir derttir geride kalan
Söylenmemiş sözler bir suskunluk değil; bir inilti
Şimdi ağlama zamanı. Yalnız ağlamak mümkünse yahut
Eteğindeki bir sırdaşlığa güvenmek mümkünse
Veya hiç olmazsa yüzüne açılma ihtimali olan kapılara...
Bütün bunlara rağmen, benim zindanıma gel
Tek penceresi tımarhanenin hayatına açılıyor.
Ama nasıl,
Sahiden nasıl böyle yıldızsız bir gecenin derinliğinde,
Şarkısız, sessiz kalmış zindanımı tekrar tanıyabilirsin?
Biz, karanlıktayız
Kimse aşkımıza yanmadığı için
Biz, yalnızız
Çünkü kimse bizi yanına çağırmıyor
Biz, suskunuz
Çünkü bir daha asla size geri dönmeyeceğiz
Ve başımız dik
Çünkü hiçbir şeye yok itimadımız, itimatsızlığı sevmediğimiz hâlde.
Kırık havuzun kenarında baharsız bir ağaç, kendi gömülmüş özsuyunun gücüyle çürüyor
Ve kirlilik, yavaş yavaş köklerinin parlamasına engel oluyor
Benim kölesiz, şefkatli Tanrı'm zorba ve korkunç değil
Ben ve o, umutsuz inzivâ sınırlarına sürüldük.
Ey gök!
Şeytanın yeryüzündeki ortak yazgılısı!
Senin yalnızlığın,
Ve günahsızlık ebediliği Tanrı'nın toprağında yeni bitmiş bir bitki değil
Bir arzulu göz, sizin avareliğinize asla ağlamayacak
Bu kuşatılmış gökyüzünde hiçbir yıldız görünmeyecek
Ve sizin yabancıları asla himayesine almayacak
Çünkü kalpler, artık aşikâr bir aldatmacadan başka şey değil
Ve son sığınakta kuşlar kanatlarını açmış
Umut bizi terkettiğinde,
Kavlanır kanımız
Örter patikayı su birikintileri,
Eşeler gecelerimizi bir çift açık göz
Umut bizi terkettiğinde,
İyilik kaçtığında bizden,
Körleşir ağaç kabuğu gibi yüzlerimiz
Oturaksız bir kayık gibi bulutlu gecede, karanlık denizde
Son girdaba doğru yol alıyorum
Selam umudu yok
Okşama umudu yok
Rüzgârda âsi körsem
Vurun!