
Sign up to save your podcasts
Or


''Benim dünyayı ve insanları bu sokaklardan ibaret bulduğum zamanlarım vardır. Bir gece, bir lokantadaki kadın hatırımdadır. Ben o zamanlar dehşetli hassastım. Bu sokağın bir kızı vardır, düşünürüm. Bu gelip geçenlere gülen kadın artık hiç kimseyi beklemediği için neşeli. Bu en çok aşktan korkar. Bu sıkıntıyı sevmez başını alıp gider. Sen çiçekli beyaz sabahlığınla hatırıma gelirsin. Ağır bir çay kokusu dağılır saçlarından. İki yanında çok defa aşksız garip insanlar oturur. Ben onlar kadar dünyayı sevenlere rastlamadım. Benim onlar için yazdığım şiirlerim vardır. Gökyüzünden kalkan bir yıldızın nereye düştüğünü onlara sorun, söylesinler. Ben bu sokakların ağır bir öğle güneşi altında gerindiklerini bilirim. Göğün sonuna kadar alçalışını, gökyüzünün büyük ve aziz oluşunu ben bu sokaklarda seyrettim. İşleri için sabahla evlerini terk eden insanlar gördüm. Ben insana en yakın sıkıntıyı, neşeyi bu sokaklarda gördüm. Hepsi iyi şeylere hasretler. Hepsi güzel günlere inanmışlar. Mutlaka bir rahatlık olan denizi ve gökyüzünü görmeye çıkmışlar. Denizde ve gökyüzünde, hürriyetsiz hiçbir şeyin yaşandığı görülmemiştir. Bilirim, hiçbir şeyi dünyada olmaya değişmezsin...Hiçbir şey, dünyada olmak kadar güzel değildir. Benimle ol. Gökyüzü birdenbire düşüverecek... Köprü’nün açılışını, sabahla işlerine giden insanları birlikte seyredeceğiz.''
By Hedablida''Benim dünyayı ve insanları bu sokaklardan ibaret bulduğum zamanlarım vardır. Bir gece, bir lokantadaki kadın hatırımdadır. Ben o zamanlar dehşetli hassastım. Bu sokağın bir kızı vardır, düşünürüm. Bu gelip geçenlere gülen kadın artık hiç kimseyi beklemediği için neşeli. Bu en çok aşktan korkar. Bu sıkıntıyı sevmez başını alıp gider. Sen çiçekli beyaz sabahlığınla hatırıma gelirsin. Ağır bir çay kokusu dağılır saçlarından. İki yanında çok defa aşksız garip insanlar oturur. Ben onlar kadar dünyayı sevenlere rastlamadım. Benim onlar için yazdığım şiirlerim vardır. Gökyüzünden kalkan bir yıldızın nereye düştüğünü onlara sorun, söylesinler. Ben bu sokakların ağır bir öğle güneşi altında gerindiklerini bilirim. Göğün sonuna kadar alçalışını, gökyüzünün büyük ve aziz oluşunu ben bu sokaklarda seyrettim. İşleri için sabahla evlerini terk eden insanlar gördüm. Ben insana en yakın sıkıntıyı, neşeyi bu sokaklarda gördüm. Hepsi iyi şeylere hasretler. Hepsi güzel günlere inanmışlar. Mutlaka bir rahatlık olan denizi ve gökyüzünü görmeye çıkmışlar. Denizde ve gökyüzünde, hürriyetsiz hiçbir şeyin yaşandığı görülmemiştir. Bilirim, hiçbir şeyi dünyada olmaya değişmezsin...Hiçbir şey, dünyada olmak kadar güzel değildir. Benimle ol. Gökyüzü birdenbire düşüverecek... Köprü’nün açılışını, sabahla işlerine giden insanları birlikte seyredeceğiz.''