
Sign up to save your podcasts
Or


Ve nihayet ikimiz, kaçtığımız aşkların toplamıyız
Sokakta yaralı bir köpek koşturuyor
İki buluşmadır koluma girmiyorsun
Ve birkaç milyon yıldır tutmadın ellerimi
Benimle çıkmıyorsun bu yolculuğa
Ve ben sırf bu yüzden yenilebilirim
Bu resimden çıkıp gidiyorum
Seni isteyen yanım, ölümsüz yanımdır
Bulutsuz da yağan nedir? Şimdi öğreniyorum ki, gözyaşı!
Seni isteyen yanım, aşk yanımdır
Babam romantik bir aşiret savaşçısıydı
Çapraz fişeklik duyardım yüzümde ona sarıldığım zaman
Sonrası jandarmalardı
Ağıt kadınlardı
Mezarlardı
O gün bugündür sayrıyım...
Çünkü insan, öldüğü yaşta kalır
Babam elin eskilerini giyerdi
Ben bu yüzden, ezik olurum bayram sabahlarında
Yani bir sömürgede doğan, kırılgan olur
Çünkü insan öldüğü yaşta..
Sokaktan askeri konvoylar geçiyor
İki buluşmadır koluma girmiyorsun
Ve birkaç milyon yıldır tutmadım ellerini
Ve ben sırf bu yüzden yenilebilirim
Yaşadığım, yitirdiklerim oluyor hep
Oysa tuttuğum elleri bırakmıyorum
Sonra korkuyorlar hasletimden
Ne denli sevgiye değer olduğumu söylüyorlar...
Gidiyorlar sonra
Ve biçimlendiremediklerimiz biçim oluyor bize
Ve sen, haftanın deniz ertesi günleri geliyorsun
Bir çizgi, diyorsun
Bir çizgideyim
Sağım neresi, solum neresi bilmiyorum....
Seni şiir duraklarına bırakıyorum o zaman
Güleç kalıyorsun.
Dudakların kırışıyor kenarlarından...
Zaten yorgunsun
Ben sancıyla kıvranıyorum geceleri sayrı bir yatakta
Terli terli seni içiyorum
Çünkü yüzüme bakınca seni görüyorum.
Çünkü yorgunsun
Parçalı bulutlu şiirler okuyorum sana
Şiir gibi bir çiselti başlıyor sonra
İki buluşmadır koluma girmiyorsun
Ve birkaç milyon yıldır tutmadın ellerimi
Ve ben sırf bu yüzden ezilebilirim
Biz emeklerken sevmeyi öğrenme de...
Ki ölenler, zafere en çok yakışanlardır!
Ki ölenler zafere en çok yaklaşanlardır!
Oturup tekdüze ağıtlar yakıyoruz onlara
Ve söz veriyoruz yarını kurtaracağımıza
Ama yarına ertelemekle, bugünü yitiriyoruz zaten
Ve zaten, yenik sayılırız yaşamakla!
En gizli yerimize çağırıyoruz acıyı
Ve hep yenik düşüyoruz çağırmakla!
Sulara benziyorsun bu yüzden....
Sular ki, dinginliğe gelir ancak
Isınırsa, uçar
Soğursa, kaskatı kesilir teninden
Sulara benziyorsun...Kapılmaya gelmez.
Sokaktan telsiz sesleri geliyor
İki buluşmadır koluma girmiyorsun
Ve birkaç milyon yıldır tutmadım ellerini
Ve ben sırf bu yüzden kaybedilebilirim
İhmal edilmeyen telefonlar bekliyorsun
Dakik
Ve ilgi dolu
Anne oluyorsun bütün aşıklarına
Ve çocukların oluyorlar bilmeden
Ve bu resimde kalmayı bu denli çok isterken, çekip.. çıkıp gitmeli diyorum
İnsanlar çoğalıyor etrafımda
Sen yoksun
Issızlığımdan anlıyorum
Çook uzakta oluyorum onlar konuşurken
Derken gece başlıyor
Çayları ödüyorlar
Ve bir parçamı alıyorlar karşılığında
Ve sen haftanın deniz ertesi günleri geliyorsun
Her aşk, yaşayamadıklarımızın özetidir, diyorum
Gülüyorsun
Seni daha önce öpmüş olmalıyım
Yoksa nasıl bulurum yüzünde gülen ağzının yerini?
Sokakta ölümsüz bir yanından yaralıyorlar birini
İki buluşmadır koluma girmiyorsun
Ve birkaç milyon yıldır tutmadın ellerimi...
By HedablidaVe nihayet ikimiz, kaçtığımız aşkların toplamıyız
Sokakta yaralı bir köpek koşturuyor
İki buluşmadır koluma girmiyorsun
Ve birkaç milyon yıldır tutmadın ellerimi
Benimle çıkmıyorsun bu yolculuğa
Ve ben sırf bu yüzden yenilebilirim
Bu resimden çıkıp gidiyorum
Seni isteyen yanım, ölümsüz yanımdır
Bulutsuz da yağan nedir? Şimdi öğreniyorum ki, gözyaşı!
Seni isteyen yanım, aşk yanımdır
Babam romantik bir aşiret savaşçısıydı
Çapraz fişeklik duyardım yüzümde ona sarıldığım zaman
Sonrası jandarmalardı
Ağıt kadınlardı
Mezarlardı
O gün bugündür sayrıyım...
Çünkü insan, öldüğü yaşta kalır
Babam elin eskilerini giyerdi
Ben bu yüzden, ezik olurum bayram sabahlarında
Yani bir sömürgede doğan, kırılgan olur
Çünkü insan öldüğü yaşta..
Sokaktan askeri konvoylar geçiyor
İki buluşmadır koluma girmiyorsun
Ve birkaç milyon yıldır tutmadım ellerini
Ve ben sırf bu yüzden yenilebilirim
Yaşadığım, yitirdiklerim oluyor hep
Oysa tuttuğum elleri bırakmıyorum
Sonra korkuyorlar hasletimden
Ne denli sevgiye değer olduğumu söylüyorlar...
Gidiyorlar sonra
Ve biçimlendiremediklerimiz biçim oluyor bize
Ve sen, haftanın deniz ertesi günleri geliyorsun
Bir çizgi, diyorsun
Bir çizgideyim
Sağım neresi, solum neresi bilmiyorum....
Seni şiir duraklarına bırakıyorum o zaman
Güleç kalıyorsun.
Dudakların kırışıyor kenarlarından...
Zaten yorgunsun
Ben sancıyla kıvranıyorum geceleri sayrı bir yatakta
Terli terli seni içiyorum
Çünkü yüzüme bakınca seni görüyorum.
Çünkü yorgunsun
Parçalı bulutlu şiirler okuyorum sana
Şiir gibi bir çiselti başlıyor sonra
İki buluşmadır koluma girmiyorsun
Ve birkaç milyon yıldır tutmadın ellerimi
Ve ben sırf bu yüzden ezilebilirim
Biz emeklerken sevmeyi öğrenme de...
Ki ölenler, zafere en çok yakışanlardır!
Ki ölenler zafere en çok yaklaşanlardır!
Oturup tekdüze ağıtlar yakıyoruz onlara
Ve söz veriyoruz yarını kurtaracağımıza
Ama yarına ertelemekle, bugünü yitiriyoruz zaten
Ve zaten, yenik sayılırız yaşamakla!
En gizli yerimize çağırıyoruz acıyı
Ve hep yenik düşüyoruz çağırmakla!
Sulara benziyorsun bu yüzden....
Sular ki, dinginliğe gelir ancak
Isınırsa, uçar
Soğursa, kaskatı kesilir teninden
Sulara benziyorsun...Kapılmaya gelmez.
Sokaktan telsiz sesleri geliyor
İki buluşmadır koluma girmiyorsun
Ve birkaç milyon yıldır tutmadım ellerini
Ve ben sırf bu yüzden kaybedilebilirim
İhmal edilmeyen telefonlar bekliyorsun
Dakik
Ve ilgi dolu
Anne oluyorsun bütün aşıklarına
Ve çocukların oluyorlar bilmeden
Ve bu resimde kalmayı bu denli çok isterken, çekip.. çıkıp gitmeli diyorum
İnsanlar çoğalıyor etrafımda
Sen yoksun
Issızlığımdan anlıyorum
Çook uzakta oluyorum onlar konuşurken
Derken gece başlıyor
Çayları ödüyorlar
Ve bir parçamı alıyorlar karşılığında
Ve sen haftanın deniz ertesi günleri geliyorsun
Her aşk, yaşayamadıklarımızın özetidir, diyorum
Gülüyorsun
Seni daha önce öpmüş olmalıyım
Yoksa nasıl bulurum yüzünde gülen ağzının yerini?
Sokakta ölümsüz bir yanından yaralıyorlar birini
İki buluşmadır koluma girmiyorsun
Ve birkaç milyon yıldır tutmadın ellerimi...