Manevi hayatta gelişim kaydetmek isteyen kişinin durumu, kimi zaman uzun süre ıssız ve sıcak bir çölden geçmek zorunda kalan yolcunun haline benzer. Kendini kimsesiz, rehbersiz, yönsüz, sevgisiz, yalnız, verimsiz, değersiz kalmış hissedebilir.
Böyle dönemlerde tedarikli, sabırlı ve umutlu olmak çok önemlidir. Hakikat Yolu'na sadık kaldığı ve elindeki imkanları doğru şekilde kullandığı sürece muhakkak her varlık hedefe ulaşır. Varacağı yerin niteliğini niyet, niyetin akıbetini ise kalbin saflığı belirler.
Yani "Ahde Vefa" göstermek, sözüne sadık kalmak önemlidir. Ağızdan çıkanları kulaklar duyuyor mu bir bakmak gerekir!
Hayatına değerli ve önemli dokunuşlarda bulunan kişileri, rehberleri, öğretmenleri, dostları, sevenleri ve en önemlisi Yaratıcı Hiyerarşi'yi unutup ya da görmezden gelip, onlara sırt çeviren her varlık bu imtihana maruz kalır.
Kimi, çölden geçerken de bereketli bir ruh haliyle, neşeyle yürür, kimi de duyguların engin denizinde susuzluk çeker.
Jüpiter, Satürn ve Neptün bilincini doğru kullanmanın önemi iyi anlaşılmalıdır.