
Sign up to save your podcasts
Or


Merhaba Uyanış Labirenti yolcuları!
Bu bölümde Alman psikoterapist Bert Hellinger'ın "Kabul Etmenin Özgürlüğü" kitabından yola çıkarak, aile sistemlerinin görünmez düzenini ve gerçek özgürlüğün nereden başladığını konuşuyoruz. Hellinger'a göre, hepimiz bir aile sisteminin içine doğarız. Bu sistemin kendine özgü bir düzeni, sadakati ve görünmez kuralları vardır. İsyan etmek, reddetmek, görmezden gelmek bizi özgürleştirmez. Tam tersine, bizi o sisteme daha çok bağlar.
Bert Hellinger der ki:
"Kabul etmek, boyun eğmek değildir. Kabul etmek, olanı olduğu gibi görmek ve ona yer açmaktır. Anneni olduğu gibi kabul ettiğinde, babanı olduğu gibi kabul ettiğinde, geçmişini olduğu gibi kabul ettiğinde... İşte o anda omuzlarındaki yük hafifler. Çünkü artık savaşmıyorsun. Sadece var olana 'evet' diyorsun."
⚡ Günlük Pratikler
Sabah:
Gözlerini kapat ve anneni düşün. Onun iyi yanlarını, zor yanlarını, sana verdiği ve veremediği her şeyiyle. İçinden şunu söyle:
"Seni olduğun gibi kabul ediyorum. Hayatı senden aldım, bu yeterli. Gerisi benim yolum."
Aynısını baban için de yap.
Gün içinde:
Bir aile üyesiyle ilgili olumsuz bir düşünce geldiğinde dur. Sor:
"Bu düşünceyi nereden aldım? Onu yargılamak bana ne kazandırıyor? Bugün bu yargıyı bırakabilir miyim?"
Akşam:
Günün sonunda defterine şunları yaz:
Bugün hangi aile üyesini yargıladım?
O yargının altında ne yatıyor? (Hayal kırıklığı, özlem, incinme?)
Onu olduğu gibi kabul etseydim, içim nasıl olurdu?
Labirent yolcusunun notu:
"Babamla aramda hep bir mesafe vardı. Onu suçlardım, yeterince ilgilenmediği için. Hellinger'ın 'kabul etmek' dediği şeyi duyunca çok kızdım. 'Nasıl yani, onu kabul mü edeyim?' Ama bir gece oturdum. Onun da bir çocuk olduğunu, onun da alamadığını gördüm. 'Seni olduğun gibi kabul ediyorum' dedim. İlk kez o gece gözyaşlarım sel oldu. Ama aynı gece, omuzlarımdan bir şey indi. Onu affetmek zorunda değildim. Sadece kabul ettim. Bu bile yetti."
Hellinger'dan Dört Çözücü Cümle:
"Sen benim annemsin/babamsın. Ben senin çocuğunum."
"Senden hayatı aldım, bu yeterli. Gerisini ben hallederim."
"Senin kaderini taşımıyorum. Kendi kaderimi yaşıyorum."
"Olduğun gibi kabul ediyorum seni. Artık savaşmıyorum."
🎙️ Sen de katıl!
Bir aile üyesini olduğu gibi kabul ettiğin anı, omuzlarından inen bir yük hissini veya Hellinger'ın bir cümlesini hayatına uyguladığında yaşadığın değişimi bizimle paylaşabilirsin!
📩 [email protected]
📌 Bu bölümdeki pratik öneriler, Bert Hellinger'ın "Kabul Etmenin Özgürlüğü" kitabındaki temel kavramlardan ilham alınarak hazırlanmıştır ve podcast formatına uyarlanmıştır.
#BertHellinger #KabulEtmeninÖzgürlüğü #AileDizimi #ÇözücüCümleler #UyanışLabirenti
By İçindeki UstaMerhaba Uyanış Labirenti yolcuları!
Bu bölümde Alman psikoterapist Bert Hellinger'ın "Kabul Etmenin Özgürlüğü" kitabından yola çıkarak, aile sistemlerinin görünmez düzenini ve gerçek özgürlüğün nereden başladığını konuşuyoruz. Hellinger'a göre, hepimiz bir aile sisteminin içine doğarız. Bu sistemin kendine özgü bir düzeni, sadakati ve görünmez kuralları vardır. İsyan etmek, reddetmek, görmezden gelmek bizi özgürleştirmez. Tam tersine, bizi o sisteme daha çok bağlar.
Bert Hellinger der ki:
"Kabul etmek, boyun eğmek değildir. Kabul etmek, olanı olduğu gibi görmek ve ona yer açmaktır. Anneni olduğu gibi kabul ettiğinde, babanı olduğu gibi kabul ettiğinde, geçmişini olduğu gibi kabul ettiğinde... İşte o anda omuzlarındaki yük hafifler. Çünkü artık savaşmıyorsun. Sadece var olana 'evet' diyorsun."
⚡ Günlük Pratikler
Sabah:
Gözlerini kapat ve anneni düşün. Onun iyi yanlarını, zor yanlarını, sana verdiği ve veremediği her şeyiyle. İçinden şunu söyle:
"Seni olduğun gibi kabul ediyorum. Hayatı senden aldım, bu yeterli. Gerisi benim yolum."
Aynısını baban için de yap.
Gün içinde:
Bir aile üyesiyle ilgili olumsuz bir düşünce geldiğinde dur. Sor:
"Bu düşünceyi nereden aldım? Onu yargılamak bana ne kazandırıyor? Bugün bu yargıyı bırakabilir miyim?"
Akşam:
Günün sonunda defterine şunları yaz:
Bugün hangi aile üyesini yargıladım?
O yargının altında ne yatıyor? (Hayal kırıklığı, özlem, incinme?)
Onu olduğu gibi kabul etseydim, içim nasıl olurdu?
Labirent yolcusunun notu:
"Babamla aramda hep bir mesafe vardı. Onu suçlardım, yeterince ilgilenmediği için. Hellinger'ın 'kabul etmek' dediği şeyi duyunca çok kızdım. 'Nasıl yani, onu kabul mü edeyim?' Ama bir gece oturdum. Onun da bir çocuk olduğunu, onun da alamadığını gördüm. 'Seni olduğun gibi kabul ediyorum' dedim. İlk kez o gece gözyaşlarım sel oldu. Ama aynı gece, omuzlarımdan bir şey indi. Onu affetmek zorunda değildim. Sadece kabul ettim. Bu bile yetti."
Hellinger'dan Dört Çözücü Cümle:
"Sen benim annemsin/babamsın. Ben senin çocuğunum."
"Senden hayatı aldım, bu yeterli. Gerisini ben hallederim."
"Senin kaderini taşımıyorum. Kendi kaderimi yaşıyorum."
"Olduğun gibi kabul ediyorum seni. Artık savaşmıyorum."
🎙️ Sen de katıl!
Bir aile üyesini olduğu gibi kabul ettiğin anı, omuzlarından inen bir yük hissini veya Hellinger'ın bir cümlesini hayatına uyguladığında yaşadığın değişimi bizimle paylaşabilirsin!
📩 [email protected]
📌 Bu bölümdeki pratik öneriler, Bert Hellinger'ın "Kabul Etmenin Özgürlüğü" kitabındaki temel kavramlardan ilham alınarak hazırlanmıştır ve podcast formatına uyarlanmıştır.
#BertHellinger #KabulEtmeninÖzgürlüğü #AileDizimi #ÇözücüCümleler #UyanışLabirenti