
Sign up to save your podcasts
Or


Bana memleket, bana su, bana tat
Bana uyku, bana rüzgâr gibi gelen sevgilim
Gülüşünü küçük bir çocuktan alan,
Yastıkta başının bıraktığı ize kurban olduğum...
Eser durursun hafızamda
Ve orada hiçbir şey yok
Son hayalim,
Ne güzel şey seni sevmek
Elleri küçük sevgilim...Ne güzel şey seni hatırlamak
Etimde soğuk, kara, saplı bir bıçak gibi değil
Hasret ateşiyle dövülmüş sımsıcak bir demir gibi ne güzel şey düşünmek seni
Bunca kalabalıkta ve bunca yorgunluklarımın içinde son hasretim,
Sana olan hudutsuz sevdamı manolya kokulu başını kollarımın arasına alıp,
Senin o memleket gözlerine saatlerce bakmalıyım ki, anlatabileyim
Senin yanı başında ve şefkat dolu göğsünde uyumalıyım
Çünkü ben senin, her yanı çiçek açmış
Yemişlerle dolu fidana benzeyen güzel yüzüne hasret yaşayamam
Keşke bu gece, bir gelincik çiçeği takabilseydim yakana Karadeniz’in bahçelerinden
En güzel bestelerimi yalnız sana söyleyebilseydim bu gece
Mehtap uyanmadan, güne merhaba diyebilseydim
Okyanus kalbinde bir yelkenli gibi sarhoş olup, sahillere vurabilseydim
Açmaya duran çiçeğim, işitiyor musun beni?
Ustamın deyimiyle şu kâinat denen nesnenin içinde,
En çok sevdiğim yürek üzerine, en çok titrediğim insan kalbi senin göğsünün içine takılı olanıdır
Bana gururlu şeyler söyle;
Mutlu hikayeler,
Huzurlu güzellikler...
Bilirsin işte, öyle şeyler,
Umudu anlat,
İnancı..
Annesi bana bir oğlan doğurdu
Kaşsız, sarı bir oğlan
Masmavi kundağında yatan
Benim oğlan dünyaya geldiği zaman, Çocuklar doğdu Kore’de
Sarı ay çiçeğine benziyorlardı
Benim oğlan dünyaya geldiği zaman,
Çocuklar doğdu zindanlarda
Babaları kurşuna dizilmiş, bu dünyada birinci görülecek şey diye
Demir parmaklığı gördüler
Benim oğlan dünyaya geldiği zaman,
Çocuklar doğdu Anadolu’mda
Mavi gözlü, kara gözlü, elâ gözlü bebeklerdi
Benim oğlan, benim yaşıma bastığı zaman
Ben bu dünyada olmayacağım, evet...
Ama harikulâde bir beşik olacak dünya
Siyah, beyaz, sarı
Bütün çocukları sallayan mavi atlas döşeli bir beşik
Son hayalim, son hasretim, son sözüm
Nar tanem, yutkunuşum, uyanışlarımın en güzeli
İzin ver, o gözleri seveyim
Ruhumda küçük bir damla aşk var...
Bunun senin okyanusunda dağılmasına izin ver.
Kadınım benim… Kadınım…Kadınım
Kadınım benim
By HedablidaBana memleket, bana su, bana tat
Bana uyku, bana rüzgâr gibi gelen sevgilim
Gülüşünü küçük bir çocuktan alan,
Yastıkta başının bıraktığı ize kurban olduğum...
Eser durursun hafızamda
Ve orada hiçbir şey yok
Son hayalim,
Ne güzel şey seni sevmek
Elleri küçük sevgilim...Ne güzel şey seni hatırlamak
Etimde soğuk, kara, saplı bir bıçak gibi değil
Hasret ateşiyle dövülmüş sımsıcak bir demir gibi ne güzel şey düşünmek seni
Bunca kalabalıkta ve bunca yorgunluklarımın içinde son hasretim,
Sana olan hudutsuz sevdamı manolya kokulu başını kollarımın arasına alıp,
Senin o memleket gözlerine saatlerce bakmalıyım ki, anlatabileyim
Senin yanı başında ve şefkat dolu göğsünde uyumalıyım
Çünkü ben senin, her yanı çiçek açmış
Yemişlerle dolu fidana benzeyen güzel yüzüne hasret yaşayamam
Keşke bu gece, bir gelincik çiçeği takabilseydim yakana Karadeniz’in bahçelerinden
En güzel bestelerimi yalnız sana söyleyebilseydim bu gece
Mehtap uyanmadan, güne merhaba diyebilseydim
Okyanus kalbinde bir yelkenli gibi sarhoş olup, sahillere vurabilseydim
Açmaya duran çiçeğim, işitiyor musun beni?
Ustamın deyimiyle şu kâinat denen nesnenin içinde,
En çok sevdiğim yürek üzerine, en çok titrediğim insan kalbi senin göğsünün içine takılı olanıdır
Bana gururlu şeyler söyle;
Mutlu hikayeler,
Huzurlu güzellikler...
Bilirsin işte, öyle şeyler,
Umudu anlat,
İnancı..
Annesi bana bir oğlan doğurdu
Kaşsız, sarı bir oğlan
Masmavi kundağında yatan
Benim oğlan dünyaya geldiği zaman, Çocuklar doğdu Kore’de
Sarı ay çiçeğine benziyorlardı
Benim oğlan dünyaya geldiği zaman,
Çocuklar doğdu zindanlarda
Babaları kurşuna dizilmiş, bu dünyada birinci görülecek şey diye
Demir parmaklığı gördüler
Benim oğlan dünyaya geldiği zaman,
Çocuklar doğdu Anadolu’mda
Mavi gözlü, kara gözlü, elâ gözlü bebeklerdi
Benim oğlan, benim yaşıma bastığı zaman
Ben bu dünyada olmayacağım, evet...
Ama harikulâde bir beşik olacak dünya
Siyah, beyaz, sarı
Bütün çocukları sallayan mavi atlas döşeli bir beşik
Son hayalim, son hasretim, son sözüm
Nar tanem, yutkunuşum, uyanışlarımın en güzeli
İzin ver, o gözleri seveyim
Ruhumda küçük bir damla aşk var...
Bunun senin okyanusunda dağılmasına izin ver.
Kadınım benim… Kadınım…Kadınım
Kadınım benim