
Sign up to save your podcasts
Or


Dostum benim, dostum benim,
Hastayım, ama çok hastayım.
Bilmiyorum nerden kaptım bu ağrıyı.
Rüzgâr mı bu ıslık çalan?
Yoksa çiseler gibi eylülde bir ormana
Serpilen beynime alkol mü?
Kara adam
Kara, kara
Kara adam
Yerleşiyor yatağımın kenarına
Kara adam
Uyku vermiyor gece boyunca.
Kara adam
bir kitapta gezdiriyor parmağını
Ve yüzüme mırıldanıyor burnundan
Bildiriyor bana yaşamını
Kara adam,
Kara, kara!
"Kulak ver, dinle - diyor,
Solumayla mırıldanıyor yüzüme -
Olağanüstü düşünceler ve
Planlarla dolu kitap.
En ağulu türden (yavaşla)
Yağmacıların ve şarlatanların Ülkesinde yaşadı Bu adam.
Bu ülke aralık ayında
Bu adam bir macerasever,
İnce o, sevecen,
Ve üstelik şair,
Çok az da olsa
Çevik, atılgan gücü,
Mutluluk - der -
Usun ve ellerin uzluğudur.
Çirkin ruhlar bütün Biçilmiştir bahtıkaralara.
Zararı yok,
Varsın sayısız acı Doğursun kırık
Ve yalan davranışları.
Fırtınalarda, tipilerde,
Buzlu ayazında günlük yaşamın,
En ağır kayıplarda...
Kara adam
Yüzümde bakışlarını donduruyor.
Ve uçuk bir mavilikte Kısıyor gözlerini
Hatırlamak istiyor sanki Bir hırsız ve düzenbaz olduğumu,
Dostum benim, dostum benim,
Hastayım, ama çok hastayım.
Bilmiyorum nerden kaptım bu ağrıyı,
Rüzgâr mı bu ıslık çalan?
Ve işte bu kara adam
Yerleşiyor benim koltuğuma,
Hafiften kaldırıyor silindir şapkasını
"Kulak ver, dinle! -
Homurdanıyor, dikiyor bakışlarını,
Eğiliyor gövdesiyle
Hırıldıyor daha yakından.
Ben görmedim hiçbir zaman,
Hergeleler arasında,
Böyle aşırı ve sersemce Acı çeken birini uykusuzluktan.
Diyelim, ah ben yanıldım!
Bugün ayışığı var ne olsa.
Daha ne gerekiyor bu dünyaya?
Kalçalarıyla salınıp gelse o kadın,
Okur muydun sen
Süzgün ve mahmur liriklerini?
Kara adam!
Sen iğrenç bir konuksun.
Uzun süredir yaygın Bu ünün senin.
...Ay öldü,
Mavileniyor pencerede tan.
Ah, sen, gece!
Ne diye,
gece, her şeyi yıktın!
Ayaktayım, başımda silindir şapkam.
Yanımda yok kimse.
Yalnızım.
Ve kırık ayna.
By HedablidaDostum benim, dostum benim,
Hastayım, ama çok hastayım.
Bilmiyorum nerden kaptım bu ağrıyı.
Rüzgâr mı bu ıslık çalan?
Yoksa çiseler gibi eylülde bir ormana
Serpilen beynime alkol mü?
Kara adam
Kara, kara
Kara adam
Yerleşiyor yatağımın kenarına
Kara adam
Uyku vermiyor gece boyunca.
Kara adam
bir kitapta gezdiriyor parmağını
Ve yüzüme mırıldanıyor burnundan
Bildiriyor bana yaşamını
Kara adam,
Kara, kara!
"Kulak ver, dinle - diyor,
Solumayla mırıldanıyor yüzüme -
Olağanüstü düşünceler ve
Planlarla dolu kitap.
En ağulu türden (yavaşla)
Yağmacıların ve şarlatanların Ülkesinde yaşadı Bu adam.
Bu ülke aralık ayında
Bu adam bir macerasever,
İnce o, sevecen,
Ve üstelik şair,
Çok az da olsa
Çevik, atılgan gücü,
Mutluluk - der -
Usun ve ellerin uzluğudur.
Çirkin ruhlar bütün Biçilmiştir bahtıkaralara.
Zararı yok,
Varsın sayısız acı Doğursun kırık
Ve yalan davranışları.
Fırtınalarda, tipilerde,
Buzlu ayazında günlük yaşamın,
En ağır kayıplarda...
Kara adam
Yüzümde bakışlarını donduruyor.
Ve uçuk bir mavilikte Kısıyor gözlerini
Hatırlamak istiyor sanki Bir hırsız ve düzenbaz olduğumu,
Dostum benim, dostum benim,
Hastayım, ama çok hastayım.
Bilmiyorum nerden kaptım bu ağrıyı,
Rüzgâr mı bu ıslık çalan?
Ve işte bu kara adam
Yerleşiyor benim koltuğuma,
Hafiften kaldırıyor silindir şapkasını
"Kulak ver, dinle! -
Homurdanıyor, dikiyor bakışlarını,
Eğiliyor gövdesiyle
Hırıldıyor daha yakından.
Ben görmedim hiçbir zaman,
Hergeleler arasında,
Böyle aşırı ve sersemce Acı çeken birini uykusuzluktan.
Diyelim, ah ben yanıldım!
Bugün ayışığı var ne olsa.
Daha ne gerekiyor bu dünyaya?
Kalçalarıyla salınıp gelse o kadın,
Okur muydun sen
Süzgün ve mahmur liriklerini?
Kara adam!
Sen iğrenç bir konuksun.
Uzun süredir yaygın Bu ünün senin.
...Ay öldü,
Mavileniyor pencerede tan.
Ah, sen, gece!
Ne diye,
gece, her şeyi yıktın!
Ayaktayım, başımda silindir şapkam.
Yanımda yok kimse.
Yalnızım.
Ve kırık ayna.