
Sign up to save your podcasts
Or


Demek geldin,
Çoktandır hiçbir yerdeydin,
Ne kadar değişmemişsin,
Ellerin ne kadar kalabalık,
Gözlerin ne kadar ansızın,
Seni böyle değişmemiş görmedim hiç, demek geldin...
Bu kent burada her zamanki ilkesizliğini yaşıyor
Bir çarşı her gün ölüp ölüp diriliyor
Radyoda iyi ayarlanmamış bir istasyon gibi
Demek geldin,
Çoktandır hiçbir yerdeydin
Sen denize bakıyorsun ya,
Ben sana aşkları anlatmak istiyorum, unutulmuş masalları
Unutulmuş masallardaki aşkları anlatmak istiyorum
Sen denize yürüyorsun ya,
Ben sana herkesten önce özgür olmak için, mahkum ranzalarındaki çentiklerden çalıp
Kendi çentiklerime kattıklarımı anlatmak istiyorum
Çarpıp duran bir pencere kanadı gibi çarpan kalbimi...
Sen denize gömülüyorsun ya,
Bir karanfil kalıyor girdabında
Seni yazsam artık,
Belki dinerdi her şey, Uyurdum
Sandıklı bir kız bulurdum
İstemediği izinler kadar kısa, Tutmadığım sözler gibi, aramızda Başlar biterdi günler
Artık seni yazsam, Böyle uzamazdı saçlarım
Dantel bir atlı gibi sandıkları gezerdim
Her iş gelen ellerinden gelip,
Bir terzi gibi keskin, Bütün düşlerimden geçerdim
Bana sorma dünyada mı bütün gezegenler,
Ne bilmek marifet, ne şaşırmak
Seni yazsam, okusam
Bir ben mi eksilir yaşamaktan?
Aynı evin içinde
Üç oda, bir salon kere Ayrıldık birbirimizden
Bir prens bile olamadım
By HedablidaDemek geldin,
Çoktandır hiçbir yerdeydin,
Ne kadar değişmemişsin,
Ellerin ne kadar kalabalık,
Gözlerin ne kadar ansızın,
Seni böyle değişmemiş görmedim hiç, demek geldin...
Bu kent burada her zamanki ilkesizliğini yaşıyor
Bir çarşı her gün ölüp ölüp diriliyor
Radyoda iyi ayarlanmamış bir istasyon gibi
Demek geldin,
Çoktandır hiçbir yerdeydin
Sen denize bakıyorsun ya,
Ben sana aşkları anlatmak istiyorum, unutulmuş masalları
Unutulmuş masallardaki aşkları anlatmak istiyorum
Sen denize yürüyorsun ya,
Ben sana herkesten önce özgür olmak için, mahkum ranzalarındaki çentiklerden çalıp
Kendi çentiklerime kattıklarımı anlatmak istiyorum
Çarpıp duran bir pencere kanadı gibi çarpan kalbimi...
Sen denize gömülüyorsun ya,
Bir karanfil kalıyor girdabında
Seni yazsam artık,
Belki dinerdi her şey, Uyurdum
Sandıklı bir kız bulurdum
İstemediği izinler kadar kısa, Tutmadığım sözler gibi, aramızda Başlar biterdi günler
Artık seni yazsam, Böyle uzamazdı saçlarım
Dantel bir atlı gibi sandıkları gezerdim
Her iş gelen ellerinden gelip,
Bir terzi gibi keskin, Bütün düşlerimden geçerdim
Bana sorma dünyada mı bütün gezegenler,
Ne bilmek marifet, ne şaşırmak
Seni yazsam, okusam
Bir ben mi eksilir yaşamaktan?
Aynı evin içinde
Üç oda, bir salon kere Ayrıldık birbirimizden
Bir prens bile olamadım