
Sign up to save your podcasts
Or


Sen iki ters bir düz kırgınlıklar örerken beş numara şişle
Yumuşacık kakaolu kekler yapardı karşı evin annesi
İmrenirdim
Mutfağındaki eksik malzemeden bihaber
Tepeleme dolu kızgınlıklar yüklerdim dişlerimin arasına
Bilmezdim anne
Karşı evin babasında bitermiş iş,
Bunu görmezdim
Hep başın ağrırdı
Başın, hep ağrırdı
Sırf bu yüzden bile bazı zamanlar Seni sevmezdim
Küçüktüm anne
Bilseydim evinde su faturası ödenmemiş
Çeşmeden akmayan suya İsyan etmezdim
Sen iki kere ikinin dört ettiğini ekmek hesabından bilirken
Mis kokulu çamaşırlar asardı karşı evin annesi
Özenirdim
Ellerindeki çamaşır suyu kokusundan rahatsız,
Çocukça bir küskünlük eklerdim gecelerime
Oysa ellerin ruhuma akarmış saçlarımdan
Ömrümü tararmış titreyen parmakların
Bilmezdim anne...
Büyümek denen illet dayanıncaya dek kapıma
Ellerinin ne muhteşem olduğunu bilmezdim...Küçüktüm anne
Yoksa,
Gün aşırı patlayan sarı ampulü,
Mumla yamayacak yüce gönlünü Ezecek kadar ezilmezdim
Sen çalı süpürgesiyle süpürürken dış kapının ağzını
Çok yeni anladım anne
Ağaran her saç telinden, üstüme düşen payımı
Çocuktum anne...
Bir bisikletim olsa bütün mutluluklar benimdi
Babam eve sarhoş gelmiş, geç gelmiş
Hepsi sabah sokağa çıktığımda biterdi,
Bilmezdim anne
Ruhuna azap olur akarmış
Bilmezdim benim annem, gözünün yaşıyla her bayram arifesi
Vitrinlere bakarmış
Yak deseler, yakacağım o dakika dünyayı
Yık deseler,
Ne şu eski divan kalacak,
Ne çiçekli perdeler...
Şimdiki aklımla ah bir sorsalar bana
Desem
Oğlum nefes nefese yararak ortalığı girdi içeri
Yumuşacık kakaolu kekler yapmış dedi karşı evin annesi
Çok geç anlıyor insan anne...
İlle de kendi annesi
İlle de kendi annesi
By HedablidaSen iki ters bir düz kırgınlıklar örerken beş numara şişle
Yumuşacık kakaolu kekler yapardı karşı evin annesi
İmrenirdim
Mutfağındaki eksik malzemeden bihaber
Tepeleme dolu kızgınlıklar yüklerdim dişlerimin arasına
Bilmezdim anne
Karşı evin babasında bitermiş iş,
Bunu görmezdim
Hep başın ağrırdı
Başın, hep ağrırdı
Sırf bu yüzden bile bazı zamanlar Seni sevmezdim
Küçüktüm anne
Bilseydim evinde su faturası ödenmemiş
Çeşmeden akmayan suya İsyan etmezdim
Sen iki kere ikinin dört ettiğini ekmek hesabından bilirken
Mis kokulu çamaşırlar asardı karşı evin annesi
Özenirdim
Ellerindeki çamaşır suyu kokusundan rahatsız,
Çocukça bir küskünlük eklerdim gecelerime
Oysa ellerin ruhuma akarmış saçlarımdan
Ömrümü tararmış titreyen parmakların
Bilmezdim anne...
Büyümek denen illet dayanıncaya dek kapıma
Ellerinin ne muhteşem olduğunu bilmezdim...Küçüktüm anne
Yoksa,
Gün aşırı patlayan sarı ampulü,
Mumla yamayacak yüce gönlünü Ezecek kadar ezilmezdim
Sen çalı süpürgesiyle süpürürken dış kapının ağzını
Çok yeni anladım anne
Ağaran her saç telinden, üstüme düşen payımı
Çocuktum anne...
Bir bisikletim olsa bütün mutluluklar benimdi
Babam eve sarhoş gelmiş, geç gelmiş
Hepsi sabah sokağa çıktığımda biterdi,
Bilmezdim anne
Ruhuna azap olur akarmış
Bilmezdim benim annem, gözünün yaşıyla her bayram arifesi
Vitrinlere bakarmış
Yak deseler, yakacağım o dakika dünyayı
Yık deseler,
Ne şu eski divan kalacak,
Ne çiçekli perdeler...
Şimdiki aklımla ah bir sorsalar bana
Desem
Oğlum nefes nefese yararak ortalığı girdi içeri
Yumuşacık kakaolu kekler yapmış dedi karşı evin annesi
Çok geç anlıyor insan anne...
İlle de kendi annesi
İlle de kendi annesi